10. Sınıf Kimya Gıdalar ve Kimya
25
Soru
Zor
Zorluk
25
Dakika
1 / 25
⏱️
25:00
⌨️ Klavye Kısayolları: Şıkları
A, B, C, D veya 1, 2, 3, 4 ile seçebilir, sorular arasında ← ve → tuşlarıyla gezinebilirsiniz.
📱 Dokunmatik Jestler: Sorular arasında geçiş yapmak için soru alanını sağa veya sola kaydırabilirsiniz.Endüstriyel gıda üretiminde, sıvı bitkisel yağların hidrojenle doyurularak yarı katı hale getirilmesiyle margarinler ve trans yağlar elde edilir. Trans yağların hazır gıdalarda (bisküvi, cips, gofret vb.) bu kadar yaygın kullanılmasının nedeni maliyeti düşürmesi ve raf ömrünü uzatmasıdır. Ancak trans yağların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Buna göre, trans yağ tüketiminin artmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudan bir sağlık riski oluşturmaz?
Benzer Testleri Keşfet
Bu kategori için henüz başka test bulunmuyor.
Soru 1
Endüstriyel gıda üretiminde, sıvı bitkisel yağların hidrojenle doyurularak yarı katı hale getirilmesiyle margarinler ve trans yağlar elde edilir. Trans yağların hazır gıdalarda (bisküvi, cips, gofret vb.) bu kadar yaygın kullanılmasının nedeni maliyeti düşürmesi ve raf ömrünü uzatmasıdır. Ancak trans yağların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Buna göre, trans yağ tüketiminin artmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudan bir sağlık riski oluşturmaz?
- Hücre zarlarının esnekliğini bozarak hücresel fonksiyonları olumsuz etkilemesi
- Vücudun su ve elektrolit dengesini doğrudan bozarak anlık dehidrasyona yol açması.
- Damar tıkanıklığı ve koroner kalp hastalıkları riskini tetiklemesi
- Kötü kolesterol (LDL) seviyesini artırırken iyi kolesterol (HDL) seviyesini düşürmesi (Doğru Cevap)
- Vücutta insülin direncini artırarak Tip 2 diyabet riskini yükseltmesi
Soru 2
Evde zeytinyağı, limon suyu ve yumurta sarısını çırparak mayonez yapmaya çalışan Selen, yumurta sarısı eklemediğinde yağ ve limon suyunun hızla birbirinden ayrıldığını, ancak yumurta sarısı eklediğinde pürüzsüz ve homojen bir karışım elde ettiğini gözlemliyor. Yumurta sarısında bulunan lesitinin bu olaydaki rolü göz önüne alındığında, hazır gıdalardaki emülgatörlerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
- Hazır gıdalarda faz ayrışmasını önleyerek ürünün raf ömrü boyunca homojen görünmesini sağlarlar.
- Hazır çikolata, dondurma ve hazır soslarda yaygın olarak kullanılırlar.
- Emülgatörlerin temel görevi gıdaya tat ve koku vererek lezzeti artırmaktır. (Doğru Cevap)
- Emülgatörler, birbirinde çözünmeyen iki fazın bir arada kalmasını sağlar.
- Yapılarında hem hidrofil (suyu seven) hem de hidrofob (suyu sevmeyen) gruplar barındırırlar.
Soru 3
Marketlerde satılan dondurulmuş bezelye, mısır veya çilek paketlerini açtığımızda tanelerin birbirine yapışmadığını, tek tek durduğunu görürüz. Bu durum endüstride uygulanan IQF (Individual Quick Freezing - Bireysel Hızlı Dondurma) yöntemi sayesinde gerçekleşir. IQF yöntemiyle ilgili; I. Gıdalar çok hızlı bir şekilde (yaklaşık -40 °C'de) dondurulduğu için hücre zarlarını yırtacak büyük buz kristalleri oluşmaz, böylece gıdanın dokusu ve besin değeri korunur. II. Hızlı dondurma işlemi gıdadaki tüm su moleküllerini kimyasal olarak parçalayarak buharlaştırır. III. Tanelerin tek tek dondurulması, tüketicinin paketin tamamını çözmek yerine ihtiyacı kadarını alıp kalanını derin dondurucuda saklamasını kolaylaştırır. yargılarından hangileri doğrudur?
- I, II ve III
- II ve III
- I ve II
- I ve III (Doğru Cevap)
- Yalnız I
Soru 4
Sanayi atıklarıyla kirlenmiş denizlerde yaşayan bazı balık türlerinde (özellikle ton balığı, köpek balığı gibi yırtıcı ve uzun yaşayan balıklarda) yüksek oranda cıva ve kurşun gibi ağır metaller birikir. Bu durum besin zinciri yoluyla insanlara aktarılır ve ciddi nörolojik rahatsızlıklara yol açabilir. Ağır metallerin gıdalardaki bu birikim süreci ve etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Balık pişirildiğinde veya kızartıldığında yapısındaki ağır metaller tamamen buharlaşarak uzaklaşır. (Doğru Cevap)
- Ağır metal kirliliği, gıdalardaki kimyasal tehlike sınıfına giren önemli bir unsurdur.
- Ağır metaller vücuttan kolayca atılamadığı için dokularda birikir (biyobirikim).
- Ağır metaller, vücuttaki enzimlerin aktif bölgelerine bağlanarak enzimlerin çalışmasını durdurabilir (inhibisyon).
- Hamilelerin ve çocukların ağır metal birikimi yüksek olan dip balıklarını tüketmekten kaçınması önerilir.
Soru 5
Tereyağı, oda sıcaklığında ve açık havada uzun süre bırakıldığında rengi sararır, kokusu ağırlaşır ve tadı acılaşır. Bu duruma halk arasında 'acılaşma' (rancidite) denir. Kimyasal olarak tereyağında meydana gelen bu bozulmanın temel nedeni aşağıdakilerden hangisi veya hangileridir?
- Yağın içindeki suyun tamamen buharlaşarak katılaşması
- Tereyağının havadan karbondioksit absorbe ederek karbonatlaşması
- Yağdaki proteinlerin soğuk havada kristalleşmesi
- Yağın yapısındaki doymuş yağ asitlerinin doymamış hale gelmesi
- Yağ asitlerinin havadaki oksijen ile yükseltgenmesi (oksidasyon) ve hidroliz olması (Doğru Cevap)
Soru 6
Gıda sanayinde et ürünlerinin (sucuk, salam, sosis) pembe rengini korumak ve 'Clostridium botulinum' gelişimini engellemek amacıyla sodyum nitrit (NaNO2) ve sodyum nitrat (NaNO3) yaygın olarak kullanılır. Ancak bu maddelerin yüksek sıcaklıkta (kızartma sırasında) etteki aminlerle reaksiyona girerek kanserojen olan 'nitrozaminleri' oluşturduğu bilinmektedir. Son yıllarda tüketicilerin doğal ürün talebi üzerine üreticiler, nitrit yerine biberiye özütü ve kereviz tozu gibi doğal antioksidan ve antimikrobiyalleri kullanmaya başlamıştır. Bu durumla ilgili; I. Sentetik koruyucuların tamamı insan sağlığı için her dozda ölümcüldür. II. Doğal koruyucular, sentetik koruyucuların yerini alarak yan etki riskini azaltabilir. III. Gıda katkı maddelerinin seçimi hem teknolojik gereksinimleri hem de sağlık risklerini dengelemelidir. yargılarından hangileri doğrudur?
- Yalnız I
- I, II ve III
- II ve III (Doğru Cevap)
- I ve III
- I ve II
Soru 7
Bir marketten süt almak isteyen Ahmet Bey, raflarda 'Pastörize Günlük Süt' ve 'UHT Süt' olmak üzere iki farklı ürün grubu görüyor. Bu iki süt türünün etiketlerini incelediğinde saklama koşulları ve son tüketim tarihlerinin oldukça farklı olduğunu fark ediyor. Pastörizasyon ve UHT (Ultra High Temperature) yöntemleri karşılaştırıldığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Pastörizasyonda amaç tüm mikroorganizmaları ve sporları yok etmektir. (Doğru Cevap)
- Pastörize sütlerin raf ömrü UHT sütlere göre oldukça kısadır ve buzdolabında saklanmalıdır.
- UHT sütler, oda sıcaklığında kapağı açılmadan aylarca bozulmadan saklanabilir.
- Pastörizasyon işlemi, sütün besin değerini UHT yöntemine göre daha fazla korur.
- UHT işleminde süt, çok yüksek sıcaklıklara (135-150 °C) birkaç saniye gibi kısa bir süre maruz bırakılır.
Soru 8
Bir zeytinyağı üreticisi, sızma zeytinyağına daha ucuz olan kanola ve ayçiçek yağını karıştırarak saf zeytinyağı adı altında piyasaya sürmüştür. Bu durum gıda literatüründe 'tağşiş' (değerli bir gıda maddesinin içine ucuz ve kalitesiz maddeler karıştırılması) olarak adlandırılır. Laboratuvarda bu tağşişi tespit etmek isteyen bir kimyager, aşağıdaki analiz yöntemlerinden hangisini kullanarak yağların yağ asidi kompozisyonunu kesin olarak belirleyebilir?
- Kaynama noktası tayini
- Yoğunluk ölçümü
- Basit süzme yöntemi
- pH kağıdı ile asitlik testi
- Gaz Kromatografisi (GC) analizi (Doğru Cevap)
Soru 9
Sıvı bitkisel yağlar bol miktarda doymamış yağ asidi (çift bağ içeren karbon zincirleri) içerirken, katı hayvansal yağlar doymuş yağ asitleri içerir. Margarin eldesinde, sıvı yağların yapısındaki bu çift bağlar nikel katalizörlüğünde yüksek sıcaklık ve basınç altında hidrojen gazı ile doyurulur. Bu kimyasal süreçle ilgili; I. Doyurma işlemi fiziksel bir değişimdir. II. İşlem sırasında doymamış yağ asitleri doymuş yağ asitlerine dönüşür. III. Kontrolsüz doyurma işlemleri yan ürün olarak zararlı trans yağların oluşumuna yol açabilir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I ve II
- II ve III (Doğru Cevap)
- Yalnız I
- Yalnız II
- I, II ve III
Soru 10
Bir gıda mühendisi, ürettiği domates sosunun raf ömrünü uzatmak ve küflenmesini önlemek amacıyla sosa sodyum benzoat eklemektedir. Ancak sodyum benzoatın asidik ortamlarda daha etkin koruma sağladığını bilmektedir. Sosun pH değerini düşürmek için sosa sitrik asit de ilave eder. Bu gıda üretim süreciyle ilgili; I. Sodyum benzoat antimikrobiyal bir koruyucudur. II. Sitrik asit, asitlik düzenleyici olarak sodyum benzoatın etkinliğini artırmıştır. III. Katkı maddelerinin bilinçsizce fazla kullanımı insan sağlığına zarar verebilir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I, II ve III
- I ve II
- II ve III
- Yalnız I (Doğru Cevap)
- I ve III
Soru 11
Hazır çorbalarda, cipslerde ve et bulyonlarda sıklıkla karşımıza çıkan 'Monosodyum Glutamat (MSG)', gıdalara beşinci temel tat olan 'umami' tadını kazandırır. MSG, beyindeki tat reseptörlerini uyararak gıdanın lezzetini kat kat artırır ve kişide daha fazla yeme isteği uyandırır. MSG kullanımı ve etkileriyle ilgili; I. MSG, doğal olarak domates ve peynir gibi bazı gıdalarda da serbest halde bulunur. II. Aşırı tüketimi, hassas bireylerde baş ağrısı, göğüs sıkışması gibi semptomlara (Çin Restoranı Sendromu) yol açabilir. III. MSG bir koruyucu madde olup gıdaların bozulmasını engeller. yargılarından hangileri doğrudur?
- Yalnız I
- I ve III
- I, II ve III
- II ve III
- I ve II (Doğru Cevap)
Soru 12
Bir paket cipsin arkasındaki besin ögeleri tablosunu inceleyen Can, 100 gram cips tükettiğinde günlük alması gereken doymuş yağ miktarının %70'ini karşıladığını fark ediyor. Gıda ambalajlarındaki besin ögeleri tablosu ve GDA (Günlük Karşılama Miktarı) değerleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Tüketicilerin günlük kalori ve makro besin (karbonhidrat, yağ, protein) ihtiyaçlarını dengeli ayarlamalarına yardımcı olur. (Doğru Cevap)
- Paket üzerindeki tüm GDA yüzdeleri, paketin toplam ağırlığına bakılmaksızın her zaman tek bir porsiyonun değil, tüm paketin değerini gösterir.
- GDA yüzdeleri genellikle ortalama 2000 kalorilik bir yetişkin diyeti baz alınarak hesaplanır.
- Lif (fiber) oranının yüksek olması, gıdanın sindirim sistemi sağlığı açısından olumlu olduğunu gösterir.
- Tablodaki sodyum miktarı, gıdadaki tuz oranı hakkında doğrudan bilgi verir.
Soru 13
Diyabet hastası olan Mehmet Bey, çayına şeker atmak yerine eczaneden aldığı yapay tatlandırıcı tabletlerini kullanmaktadır. Ayrıca marketten alışveriş yaparken üzerinde 'Şekersiz' veya 'Diyet' ibaresi bulunan, aspartam içeren gazlı içecekleri tercih etmektedir. Yapay tatlandırıcılar ve bunların kullanımıyla ilgili; I. Aspartam, sakkarozdan (çay şekeri) yüzlerce kat daha tatlı olmasına rağmen çok az miktarda kullanıldığı için gıdanın kalori değerini neredeyse hiç artırmaz. II. Yapay tatlandırıcılar, yüksek sıcaklıklarda (örneğin fırın yemeklerinde) kararlı yapılarını koruyarak bozulmadan kalırlar. III. Fenilketonüri (PKU) hastaları, aspartam içeren gıdaları tüketmekten kaçınmalıdır çünkü aspartam vücutta fenilalanine dönüşür. yargılarından hangileri doğrudur?
- I, II ve III
- II ve III
- I ve III (Doğru Cevap)
- I ve II
- Yalnız I
Soru 14
Süt tozu, sütün içeriğindeki suyun neredeyse tamamen uzaklaştırılmasıyla elde edilen kuru bir gıda maddesidir. Endüstride süt, önce evaporatörlerde yoğunlaştırılır, ardından püskürtmeli kurutucularda (spray dryer) sıcak hava akımıyla temas ettirilerek saniyeler içinde toz haline getirilir. Bu işlemle ilgili; I. Sütün toz haline getirilmesi kimyasal bir olaydır ve sütün protein yapısını tamamen değiştirir. II. Su uzaklaştırıldığı için mikroorganizmaların üreyebileceği ortam kısıtlanır ve raf ömrü uzar. III. Süt tozunun tekrar suyla karıştırılmasıyla elde edilen süt, taze sütün tüm besinsel ve fiziksel özelliklerine birebir sahiptir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I ve II
- I ve III
- I, II ve III
- Yalnız II (Doğru Cevap)
- II ve III
Soru 15
Patates cipsi paketlerinin içi hava ile dolu gibi görünür. Birçok tüketici bu durumun kendilerini aldatmak için yapıldığını düşünse de aslında paketlerin içine özel bir gaz karışımı (genellikle %99'un üzerinde azot gazı) basılır. Bu işleme 'Modifiye Atmosfer Paketleme (MAP)' denir. Cips paketlerine oksijen yerine azot gazı basılmasının temel kimyasal gerekçesi nedir?
- Paketin içindeki nemi tamamen kurutarak cipsin ağırlığını azaltması
- Oksijeni ortamdan uzaklaştırarak yağların oksitlenmesini (acılaşmasını) ve mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek (Doğru Cevap)
- Azot gazının cipsin içindeki nişastayı glikoza dönüştürerek tatlandırması
- Azot gazının cipslere ekstra çıtırlık ve tuzlu bir tat kazandırması
- Azot gazının paketi şişirerek cipslerin fiziksel olarak kırılmasını tamamen önleyen tek gaz olması
Soru 16
Ayşe Hanım, zeytinyağlı yaprak sarması yaparken 'Sızma Zeytinyağı', patates kızartması yaparken ise yüksek sıcaklığa daha dayanıklı olan 'Rafine Zeytinyağı' veya 'Riviera Zeytinyağı' tercih etmektedir. Ayşe Hanım'ın yemeklerde farklı yağ türlerini tercih etmesinin kimyasal ve fiziksel gerekçeleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- Riviera zeytinyağı, sızma ve rafine zeytinyağlarının belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen bir ara üründür.
- Sızma zeytinyağı yüksek sıcaklıklarda kolayca yanarak zararlı bileşikler oluşturabileceğinden kızartmalarda tercih edilmemelidir.
- Rafine zeytinyağının besleyici değeri ve antioksidan miktarı sızma zeytinyağına göre çok daha fazladır.
- Sızma zeytinyağı, mekanik yöntemlerle elde edildiğinden asitlik derecesi ve besin değeri rafine yağa göre daha yüksektir. (Doğru Cevap)
- Rafine zeytinyağı, asitlik derecesini düşürmek ve kokuyu gidermek için kimyasal işlemlerden geçirildiğinden dumanlaşma noktası daha yüksektir.
Soru 17
Jelibon, lokum, puding ve dondurma gibi gıdaların üretiminde jel kıvamı elde etmek ve akışkanlığı kontrol etmek amacıyla kıvam artırıcılar kullanılır. Bu amaçla kullanılan en yaygın hayvansal kaynaklı protein 'jelatin'dir. Jelatin eldesi ve gıdalardaki kullanımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Jelatinin gıdalarda kullanımı, bazı dini ve etik (vegan/vejetaryen) hassasiyetler nedeniyle tüketiciler tarafından sorgulanmaktadır.
- Jelatin, sıcak suda çözünüp soğutulduğunda üç boyutlu bir ağ yapısı oluşturarak suyu hapseder ve jel yapısını kazandırır.
- Jelatin, hayvanların (özellikle sığır ve domuz) kemik, deri ve bağ dokularında bulunan kolajen proteininin hidroliz edilmesiyle elde edilir.
- Jelatin, yüksek besleyici değeri ve tüm esansiyel amino asitleri dengeli içermesi nedeniyle gıdalara sadece protein takviyesi amacıyla eklenir. (Doğru Cevap)
- Bitkisel kaynaklı alternatif bir kıvam artırıcı olarak deniz yosunlarından elde edilen agar-agar kullanılabilir.
Soru 18
Kış aylarında zeytinyağı veya ayçiçek yağı şişesinin dibinde beyaz tortuların oluştuğu ve yağın bulandığı görülür. Bu durum tüketiciler tarafından yağın bozulduğu şeklinde algılansa da aslında yağın yapısındaki yüksek erime noktalı mumsu maddelerin ve doymuş yağ asitlerinin kristalleşmesinden kaynaklanır. Endüstride bu durumu önlemek amacıyla uygulanan, yağın kademeli olarak soğutulup oluşan kristallerin süzülerek uzaklaştırılması işlemine ne ad verilir?
- Rafinasyon
- Nötralizasyon
- Hidrojenasyon
- Deodorizasyon
- Vinterizasyon (Doğru Cevap)
Soru 19
Konserve gıdaların üretiminde en büyük risklerden biri, oksijensiz ortamda çoğalabilen ve ölümcül bir zehir salgılayan 'Clostridium botulinum' bakterisidir. Gıda mühendisleri, konservelerin pH değerini 4.6'nın altına düşürerek bu bakterinin sporlarının aktifleşmesini ve toksin üretmesini engellerler. Bu amaçla konserve yapımında kullanılan katkı maddesi sınıfı aşağıdakilerden hangisidir?
- Asitlik Düzenleyiciler (Doğru Cevap)
- Tatlandırıcılar
- Emülgatörler
- Taşıyıcılar
- Koruyucular (Antimikrobiyaller)
Soru 20
Plastik su şişelerinin altında veya arkasında üçgen geri dönüşüm sembolü içinde bazı numaralar (1'den 7'ye kadar) yer alır. En yaygın kullanılan PET (Polietilen tereftalat - 1) şişelerin tek kullanımlık olduğu, güneş ışığı altında uzun süre bekletildiğinde veya sıcak suyla doldurulduğunda yapısındaki bazı plastikleştirici ve ağır metallerin (örneğin antimon) suya geçebileceği bilinmektedir. Plastik ambalajların gıdalarla etkileşimi göz önüne alındığında aşağıdaki davranışlardan hangisi sağlık açısından en risklidir?
- Mikrodalga fırında sadece mikrodalgaya uyumlu olduğu belirtilen kaplarda ısıtma yapmak.
- PET şişedeki suyu serin ve karanlık bir yerde muhafaza etmek.
- Gıda saklamak için cam veya porselen kapları tercih etmek.
- Boşalan PET şişeyi defalarca yıkayıp içine sıcak çay veya asitli içecek koyarak tekrar kullanmak. (Doğru Cevap)
- Plastik kapların üzerindeki geri dönüşüm kodlarına dikkat ederek uygun sıcaklıklarda kullanmak.
Soru 21
Aşağıdaki şemada zeytinden zeytinyağı elde edilme süreçleri ve oluşan ürünler gösterilmiştir: [Zeytin] -> (Sıkma) -> [Sızma Zeytinyağı (Asitlik < %0.8)] ve [Yüksek Asitli Ham Yağ] [Yüksek Asitli Ham Yağ] -> (Rafinasyon) -> [Rafine Zeytinyağı (Kokusuz, Tatsız)] [Sızma] + [Rafine] -> [X Yağı] Şemada 'X' ile gösterilen zeytinyağı türü ve özellikleri ile ilgili; I. 'X', Riviera zeytinyağıdır. II. Sızma yağa göre daha hafif bir koku ve tada sahiptir, bu yüzden ağır kokulardan hoşlanmayanlar tercih edebilir. III. Kızartmalarda sızma yağa göre dumanlaşma noktası daha yüksek olduğu için daha güvenle kullanılabilir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I ve III
- I ve II
- Yalnız I (Doğru Cevap)
- II ve III
- I, II ve III
Soru 22
Bir zeytinyağı fabrikasında üretilen yağlar asitlik derecelerine göre sınıflandırılır. Serbest yağ asitliği (oleik asit cinsinden) %0,8'in altında olan yağlar 'Sızma', asitliği yüksek olup fiziksel ve kimyasal işlemlerle asitliği düşürülen ve kokusu giderilen yağlar 'Rafine', bu ikisinin karışımı ise 'Riviera' olarak adlandırılır. Buna göre, asitlik derecesi %2,5 olan ham zeytinyağını doğrudan tüketmek istemeyen bir üretici, bu yağı tüketilebilir hale getirmek için hangi işlemleri sırasıyla uygulamalıdır?
- Yağı dondurup vinterize ettikten sonra süzmelidir.
- Doğrudan şişeleyip sızma olarak satmalıdır.
- Önce rafinasyon işlemiyle asitliği düşürmeli, ardından lezzet katmak için bir miktar sızma yağ ile karıştırarak Riviera yağa dönüştürmelidir. (Doğru Cevap)
- Yağı yüksek sıcaklıkta kaynatarak asitlerin buharlaşmasını sağlamalıdır.
- Yağa sodyum hidroksit ekleyerek sabunlaştırmalı ve sabun olarak değerlendirmelidir.
Soru 23
Bir elma kesilip havayla temas ettiğinde, yapısındaki polifenoller oksijenle reaksiyona girerek kahverengileşmeye başlar. Ancak elma dilimlerinin üzerine limon suyu sıkıldığında bu kahverengileşmenin durduğu veya çok yavaşladığı gözlenir. Limon suyunda bol miktarda bulunan C vitamini (askorbik asit) bu süreçte nasıl bir rol oynamaktadır?
- Oksijenle öncelikli reaksiyona girerek elmadaki bileşiklerin yükseltgenmesini önleyen bir antioksidandır. (Doğru Cevap)
- Elmanın pH değerini yükselterek enzimleri tamamen denatüre eden güçlü bir bazdır.
- Elmanın yüzeyinde koruyucu bir mumsu tabaka oluşturarak oksijen temasını fiziksel olarak keser.
- Elmadaki suyun buharlaşmasını engelleyen bir nem tutucu görevi görür.
- Elmadaki şeker molekülleriyle birleşerek yeni bir tat profilisi oluşturur.
Soru 24
Paketlenmiş keklerin, gofretlerin ve yumuşak kurabiyelerin aylarca rafta kalmasına rağmen ilk günkü gibi yumuşak ve nemli kalması, kurumaması sağlanır. Gıda endüstrisinde bu amaçla kullanılan katkı maddelerine 'nem tutucular' (humektanlar) denir. Aşağıdakilerden hangisi hazır gıdalarda nem tutucu olarak yaygın şekilde kullanılan kimyasal maddelerden biridir?
- Monosodyum glutamat
- Sodyum klorür
- Sodyum benzoat
- Gliserol (Gliserin) (Doğru Cevap)
- Titanyum dioksit
Soru 25
Çocuklar için üretilen renkli şekerlemelerin, jelibonların ve gazlı içeceklerin etiketlerinde sıklıkla 'E102 (Tartrazin)', 'E129 (Allura Red)' gibi kodlar yer alır. Bu maddeler gıdaya çekici bir görünüm kazandırmak için kullanılan sentetik renklendiricilerdir. Yapılan araştırmalar, bazı sentetik gıda boyalarının çocuklarda hiperaktivite, dikkat dağınıklığı ve alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, gıda boyaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Gıdalarda kullanılan renklendiricilerin güvenli kullanım sınırları (ADI) uluslararası kuruluşlarca belirlenir ve denetlenir. (Doğru Cevap)
- Doğal renk veren maddelerin (örneğin pancar kökü kırmızısı) alerjik reaksiyon tetikleme riski sentetik boyalardan her zaman daha fazdır.
- Tüm gıda renklendiricileri tamamen doğal kaynaklardan (meyve ve sebze özleri) elde edilir.
- Sentetik gıda boyaları, gıdanın besin değerini ve vitamin içeriğini artırmak amacıyla eklenir.
- Gıda boyalarının kullanımı sadece estetik amaçlı olup, insan sağlığı üzerinde hiçbir olumsuz etkisi kanıtlanmamıştır.
Rapor Hazırla
Bu test üzerinde bir sorun mu fark ettiniz? Aşağıdaki formu doldurarak bize bildirin.
Endüstriyel gıda üretiminde, sıvı bitkisel yağların hidrojenle doyurularak yarı katı hale getirilmesiyle margarinler ve trans yağlar elde edilir. Trans yağların hazır gıdalarda (bisküvi, cips, gofret vb.) bu kadar yaygın kullanılmasının nedeni maliyeti düşürmesi ve raf ömrünü uzatmasıdır. Ancak trans yağların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Buna göre, trans yağ tüketiminin artmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudan bir sağlık riski oluşturmaz?
- Hücre zarlarının esnekliğini bozarak hücresel fonksiyonları olumsuz etkilemesi
- Vücudun su ve elektrolit dengesini doğrudan bozarak anlık dehidrasyona yol açması.
- Damar tıkanıklığı ve koroner kalp hastalıkları riskini tetiklemesi
- Kötü kolesterol (LDL) seviyesini artırırken iyi kolesterol (HDL) seviyesini düşürmesi
- Vücutta insülin direncini artırarak Tip 2 diyabet riskini yükseltmesi
Doğru Cevap: E) Vücudun su ve elektrolit dengesini doğrudan bozarak anlık dehidrasyona yol açması.
Çözüm: Trans yağların tüketimi koroner kalp hastalıkları, LDL/HDL dengesizliği, diyabet ve hücresel fonksiyon bozuklukları gibi kronik sağlık problemlerine yol açar; ancak vücudun su ve elektrolit dengesini bozarak anlık dehidrasyona (susuz kalmaya) yol açma gibi doğrudan akut bir etkisi yoktur.
Evde zeytinyağı, limon suyu ve yumurta sarısını çırparak mayonez yapmaya çalışan Selen, yumurta sarısı eklemediğinde yağ ve limon suyunun hızla birbirinden ayrıldığını, ancak yumurta sarısı eklediğinde pürüzsüz ve homojen bir karışım elde ettiğini gözlemliyor. Yumurta sarısında bulunan lesitinin bu olaydaki rolü göz önüne alındığında, hazır gıdalardaki emülgatörlerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
- Hazır gıdalarda faz ayrışmasını önleyerek ürünün raf ömrü boyunca homojen görünmesini sağlarlar.
- Hazır çikolata, dondurma ve hazır soslarda yaygın olarak kullanılırlar.
- Emülgatörlerin temel görevi gıdaya tat ve koku vererek lezzeti artırmaktır.
- Emülgatörler, birbirinde çözünmeyen iki fazın bir arada kalmasını sağlar.
- Yapılarında hem hidrofil (suyu seven) hem de hidrofob (suyu sevmeyen) gruplar barındırırlar.
Doğru Cevap: D) Emülgatörlerin temel görevi gıdaya tat ve koku vererek lezzeti artırmaktır.
Çözüm: Emülgatörlerin (lesitin vb.) temel görevi gıdaya lezzet vermek değil, polar (su) ve apolar (yağ) fazların birbirine karışmasını ve faz ayrışmasının önlenmesini sağlamaktır. Bu nedenle D seçeneği yanlıştır.
Marketlerde satılan dondurulmuş bezelye, mısır veya çilek paketlerini açtığımızda tanelerin birbirine yapışmadığını, tek tek durduğunu görürüz. Bu durum endüstride uygulanan IQF (Individual Quick Freezing - Bireysel Hızlı Dondurma) yöntemi sayesinde gerçekleşir. IQF yöntemiyle ilgili; I. Gıdalar çok hızlı bir şekilde (yaklaşık -40 °C'de) dondurulduğu için hücre zarlarını yırtacak büyük buz kristalleri oluşmaz, böylece gıdanın dokusu ve besin değeri korunur. II. Hızlı dondurma işlemi gıdadaki tüm su moleküllerini kimyasal olarak parçalayarak buharlaştırır. III. Tanelerin tek tek dondurulması, tüketicinin paketin tamamını çözmek yerine ihtiyacı kadarını alıp kalanını derin dondurucuda saklamasını kolaylaştırır. yargılarından hangileri doğrudur?
- I, II ve III
- II ve III
- I ve II
- I ve III
- Yalnız I
Doğru Cevap: C) I ve III
Çözüm: Dondurma işlemi fiziksel bir olaydır, su moleküllerini kimyasal olarak parçalamaz veya buharlaştırmaz (II yanlış). IQF yöntemi hızlı dondurma ile hücre zarlarını korur ve porsiyonlamayı kolaylaştırır (I ve III doğru).
Sanayi atıklarıyla kirlenmiş denizlerde yaşayan bazı balık türlerinde (özellikle ton balığı, köpek balığı gibi yırtıcı ve uzun yaşayan balıklarda) yüksek oranda cıva ve kurşun gibi ağır metaller birikir. Bu durum besin zinciri yoluyla insanlara aktarılır ve ciddi nörolojik rahatsızlıklara yol açabilir. Ağır metallerin gıdalardaki bu birikim süreci ve etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Balık pişirildiğinde veya kızartıldığında yapısındaki ağır metaller tamamen buharlaşarak uzaklaşır.
- Ağır metal kirliliği, gıdalardaki kimyasal tehlike sınıfına giren önemli bir unsurdur.
- Ağır metaller vücuttan kolayca atılamadığı için dokularda birikir (biyobirikim).
- Ağır metaller, vücuttaki enzimlerin aktif bölgelerine bağlanarak enzimlerin çalışmasını durdurabilir (inhibisyon).
- Hamilelerin ve çocukların ağır metal birikimi yüksek olan dip balıklarını tüketmekten kaçınması önerilir.
Doğru Cevap: B) Balık pişirildiğinde veya kızartıldığında yapısındaki ağır metaller tamamen buharlaşarak uzaklaşır.
Çözüm: Ağır metaller elementel düzeyde (veya kararlı bileşikler halinde) gıdanın yapısına yerleştiği için pişirme, kızartma veya dondurma gibi fiziksel işlemlerle gıdadan uzaklaştırılamazlar.
Tereyağı, oda sıcaklığında ve açık havada uzun süre bırakıldığında rengi sararır, kokusu ağırlaşır ve tadı acılaşır. Bu duruma halk arasında 'acılaşma' (rancidite) denir. Kimyasal olarak tereyağında meydana gelen bu bozulmanın temel nedeni aşağıdakilerden hangisi veya hangileridir?
- Yağın içindeki suyun tamamen buharlaşarak katılaşması
- Tereyağının havadan karbondioksit absorbe ederek karbonatlaşması
- Yağdaki proteinlerin soğuk havada kristalleşmesi
- Yağın yapısındaki doymuş yağ asitlerinin doymamış hale gelmesi
- Yağ asitlerinin havadaki oksijen ile yükseltgenmesi (oksidasyon) ve hidroliz olması
Doğru Cevap: A) Yağ asitlerinin havadaki oksijen ile yükseltgenmesi (oksidasyon) ve hidroliz olması
Çözüm: Yağların acılaşması (rancidite), doymamış yağ asitlerinin havadaki oksijenle reaksiyona girmesi (otooksidasyon) ve ester bağlarının suyla hidroliz olup serbest kısa zincirli asitlerin açığa çıkması sonucu oluşur.
Gıda sanayinde et ürünlerinin (sucuk, salam, sosis) pembe rengini korumak ve 'Clostridium botulinum' gelişimini engellemek amacıyla sodyum nitrit (NaNO2) ve sodyum nitrat (NaNO3) yaygın olarak kullanılır. Ancak bu maddelerin yüksek sıcaklıkta (kızartma sırasında) etteki aminlerle reaksiyona girerek kanserojen olan 'nitrozaminleri' oluşturduğu bilinmektedir. Son yıllarda tüketicilerin doğal ürün talebi üzerine üreticiler, nitrit yerine biberiye özütü ve kereviz tozu gibi doğal antioksidan ve antimikrobiyalleri kullanmaya başlamıştır. Bu durumla ilgili; I. Sentetik koruyucuların tamamı insan sağlığı için her dozda ölümcüldür. II. Doğal koruyucular, sentetik koruyucuların yerini alarak yan etki riskini azaltabilir. III. Gıda katkı maddelerinin seçimi hem teknolojik gereksinimleri hem de sağlık risklerini dengelemelidir. yargılarından hangileri doğrudur?
- Yalnız I
- I, II ve III
- II ve III
- I ve III
- I ve II
Doğru Cevap: D) II ve III
Çözüm: Sentetik koruyucular kontrollü dozlarda ve yasal limitler dahilinde kullanıldığında akut olarak ölümcül değildir, bu yüzden I. öncül yanlıştır. Doğal alternatifler sağlık risklerini azaltır ve gıda üretiminde teknoloji-sağlık dengesi gözetilmelidir.
Bir marketten süt almak isteyen Ahmet Bey, raflarda 'Pastörize Günlük Süt' ve 'UHT Süt' olmak üzere iki farklı ürün grubu görüyor. Bu iki süt türünün etiketlerini incelediğinde saklama koşulları ve son tüketim tarihlerinin oldukça farklı olduğunu fark ediyor. Pastörizasyon ve UHT (Ultra High Temperature) yöntemleri karşılaştırıldığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Pastörizasyonda amaç tüm mikroorganizmaları ve sporları yok etmektir.
- Pastörize sütlerin raf ömrü UHT sütlere göre oldukça kısadır ve buzdolabında saklanmalıdır.
- UHT sütler, oda sıcaklığında kapağı açılmadan aylarca bozulmadan saklanabilir.
- Pastörizasyon işlemi, sütün besin değerini UHT yöntemine göre daha fazla korur.
- UHT işleminde süt, çok yüksek sıcaklıklara (135-150 °C) birkaç saniye gibi kısa bir süre maruz bırakılır.
Doğru Cevap: C) Pastörizasyonda amaç tüm mikroorganizmaları ve sporları yok etmektir.
Çözüm: Pastörizasyonda amaç sütün besin değerini kaybetmeden sadece hastalık yapıcı (patojen) mikroorganizmaları öldürmektir, tüm sporlar ve faydalı bakteriler yok edilmez. UHT işleminde ise tüm mikroorganizmalar ve sporlar yok edilerek sterilizasyon sağlanır.
Bir zeytinyağı üreticisi, sızma zeytinyağına daha ucuz olan kanola ve ayçiçek yağını karıştırarak saf zeytinyağı adı altında piyasaya sürmüştür. Bu durum gıda literatüründe 'tağşiş' (değerli bir gıda maddesinin içine ucuz ve kalitesiz maddeler karıştırılması) olarak adlandırılır. Laboratuvarda bu tağşişi tespit etmek isteyen bir kimyager, aşağıdaki analiz yöntemlerinden hangisini kullanarak yağların yağ asidi kompozisyonunu kesin olarak belirleyebilir?
- Kaynama noktası tayini
- Yoğunluk ölçümü
- Basit süzme yöntemi
- pH kağıdı ile asitlik testi
- Gaz Kromatografisi (GC) analizi
Doğru Cevap: B) Gaz Kromatografisi (GC) analizi
Çözüm: Zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların kendilerine has yağ asidi dağılımları vardır. Gaz Kromatografisi (GC) analizi ile yağ asitleri tek tek ayrıştırılarak miktarları belirlenir ve tağşiş kesin olarak tespit edilir.
Sıvı bitkisel yağlar bol miktarda doymamış yağ asidi (çift bağ içeren karbon zincirleri) içerirken, katı hayvansal yağlar doymuş yağ asitleri içerir. Margarin eldesinde, sıvı yağların yapısındaki bu çift bağlar nikel katalizörlüğünde yüksek sıcaklık ve basınç altında hidrojen gazı ile doyurulur. Bu kimyasal süreçle ilgili; I. Doyurma işlemi fiziksel bir değişimdir. II. İşlem sırasında doymamış yağ asitleri doymuş yağ asitlerine dönüşür. III. Kontrolsüz doyurma işlemleri yan ürün olarak zararlı trans yağların oluşumuna yol açabilir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I ve II
- II ve III
- Yalnız I
- Yalnız II
- I, II ve III
Doğru Cevap: D) II ve III
Çözüm: Yağların hidrojenle doyurulması (hidrojenasyon) kimyasal bir olaydır (I yanlış). Bu işlemle doymamış bağlar doyurulur ve işlem sırasında tam doyurulmayan bağlar geometrik izomeri değiştirerek trans yağlara dönüşebilir (II ve III doğru).
Bir gıda mühendisi, ürettiği domates sosunun raf ömrünü uzatmak ve küflenmesini önlemek amacıyla sosa sodyum benzoat eklemektedir. Ancak sodyum benzoatın asidik ortamlarda daha etkin koruma sağladığını bilmektedir. Sosun pH değerini düşürmek için sosa sitrik asit de ilave eder. Bu gıda üretim süreciyle ilgili; I. Sodyum benzoat antimikrobiyal bir koruyucudur. II. Sitrik asit, asitlik düzenleyici olarak sodyum benzoatın etkinliğini artırmıştır. III. Katkı maddelerinin bilinçsizce fazla kullanımı insan sağlığına zarar verebilir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I, II ve III
- I ve II
- II ve III
- Yalnız I
- I ve III
Doğru Cevap: E) I, II ve III
Çözüm: Sodyum benzoat mikroorganizmaların çoğalmasını önleyen antimikrobiyal bir koruyucudur. Sitrik asit ortamın pH değerini düşürerek sodyum benzoatın koruyucu etkisini artırır. Gıda katkı maddelerinin aşırı ve bilinçsiz tüketimi sağlık sorunlarına yol açabileceğinden her üç öncül de doğrudur.
Hazır çorbalarda, cipslerde ve et bulyonlarda sıklıkla karşımıza çıkan 'Monosodyum Glutamat (MSG)', gıdalara beşinci temel tat olan 'umami' tadını kazandırır. MSG, beyindeki tat reseptörlerini uyararak gıdanın lezzetini kat kat artırır ve kişide daha fazla yeme isteği uyandırır. MSG kullanımı ve etkileriyle ilgili; I. MSG, doğal olarak domates ve peynir gibi bazı gıdalarda da serbest halde bulunur. II. Aşırı tüketimi, hassas bireylerde baş ağrısı, göğüs sıkışması gibi semptomlara (Çin Restoranı Sendromu) yol açabilir. III. MSG bir koruyucu madde olup gıdaların bozulmasını engeller. yargılarından hangileri doğrudur?
- Yalnız I
- I ve III
- I, II ve III
- II ve III
- I ve II
Doğru Cevap: B) I ve II
Çözüm: MSG bir lezzet artırıcıdır, koruyucu (antimikrobiyal) bir özelliği yoktur (III yanlış). Doğal gıdalarda da serbest glutamat olarak bulunur ve hassas kişilerde geçici yan etkilere yol açabilir (I ve II doğru).
Bir paket cipsin arkasındaki besin ögeleri tablosunu inceleyen Can, 100 gram cips tükettiğinde günlük alması gereken doymuş yağ miktarının %70'ini karşıladığını fark ediyor. Gıda ambalajlarındaki besin ögeleri tablosu ve GDA (Günlük Karşılama Miktarı) değerleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Tüketicilerin günlük kalori ve makro besin (karbonhidrat, yağ, protein) ihtiyaçlarını dengeli ayarlamalarına yardımcı olur.
- Paket üzerindeki tüm GDA yüzdeleri, paketin toplam ağırlığına bakılmaksızın her zaman tek bir porsiyonun değil, tüm paketin değerini gösterir.
- GDA yüzdeleri genellikle ortalama 2000 kalorilik bir yetişkin diyeti baz alınarak hesaplanır.
- Lif (fiber) oranının yüksek olması, gıdanın sindirim sistemi sağlığı açısından olumlu olduğunu gösterir.
- Tablodaki sodyum miktarı, gıdadaki tuz oranı hakkında doğrudan bilgi verir.
Doğru Cevap: E) Paket üzerindeki tüm GDA yüzdeleri, paketin toplam ağırlığına bakılmaksızın her zaman tek bir porsiyonun değil, tüm paketin değerini gösterir.
Çözüm: Besin etiketlerindeki GDA yüzdeleri genellikle '1 porsiyon' (örneğin 30 gram) baz alınarak verilir. Tüketici paketin tamamını yediğinde porsiyon miktarının katları kadar besin öğesi almış olur, bu yüzden E seçeneği yanlıştır.
Diyabet hastası olan Mehmet Bey, çayına şeker atmak yerine eczaneden aldığı yapay tatlandırıcı tabletlerini kullanmaktadır. Ayrıca marketten alışveriş yaparken üzerinde 'Şekersiz' veya 'Diyet' ibaresi bulunan, aspartam içeren gazlı içecekleri tercih etmektedir. Yapay tatlandırıcılar ve bunların kullanımıyla ilgili; I. Aspartam, sakkarozdan (çay şekeri) yüzlerce kat daha tatlı olmasına rağmen çok az miktarda kullanıldığı için gıdanın kalori değerini neredeyse hiç artırmaz. II. Yapay tatlandırıcılar, yüksek sıcaklıklarda (örneğin fırın yemeklerinde) kararlı yapılarını koruyarak bozulmadan kalırlar. III. Fenilketonüri (PKU) hastaları, aspartam içeren gıdaları tüketmekten kaçınmalıdır çünkü aspartam vücutta fenilalanine dönüşür. yargılarından hangileri doğrudur?
- I, II ve III
- II ve III
- I ve III
- I ve II
- Yalnız I
Doğru Cevap: C) I ve III
Çözüm: Aspartam yüksek sıcaklıklarda kararsızdır ve bozunarak tatlılık özelliğini kaybeder, bu yüzden fırınlanmış gıdalarda kullanılamaz (II. öncül yanlıştır). Yapısında fenilalanin bulundurduğu için PKU hastaları için tehlikelidir ve kalori değeri çok düşüktür (I ve III doğrudur).
Süt tozu, sütün içeriğindeki suyun neredeyse tamamen uzaklaştırılmasıyla elde edilen kuru bir gıda maddesidir. Endüstride süt, önce evaporatörlerde yoğunlaştırılır, ardından püskürtmeli kurutucularda (spray dryer) sıcak hava akımıyla temas ettirilerek saniyeler içinde toz haline getirilir. Bu işlemle ilgili; I. Sütün toz haline getirilmesi kimyasal bir olaydır ve sütün protein yapısını tamamen değiştirir. II. Su uzaklaştırıldığı için mikroorganizmaların üreyebileceği ortam kısıtlanır ve raf ömrü uzar. III. Süt tozunun tekrar suyla karıştırılmasıyla elde edilen süt, taze sütün tüm besinsel ve fiziksel özelliklerine birebir sahiptir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I ve II
- I ve III
- I, II ve III
- Yalnız II
- II ve III
Doğru Cevap: A) Yalnız II
Çözüm: Süt tozu üretimi temelde suyun buharlaştırılmasına dayalı fiziksel bir işlemdir (I yanlış). Suyun uzaklaştırılması su aktivitesini düşürerek mikrobiyal bozulmayı önler (II doğru). Isıl işlemler nedeniyle süt tozu taze sütün tüm organoleptik ve besinsel özelliklerini birebir koruyamaz (III yanlış).
Patates cipsi paketlerinin içi hava ile dolu gibi görünür. Birçok tüketici bu durumun kendilerini aldatmak için yapıldığını düşünse de aslında paketlerin içine özel bir gaz karışımı (genellikle %99'un üzerinde azot gazı) basılır. Bu işleme 'Modifiye Atmosfer Paketleme (MAP)' denir. Cips paketlerine oksijen yerine azot gazı basılmasının temel kimyasal gerekçesi nedir?
- Paketin içindeki nemi tamamen kurutarak cipsin ağırlığını azaltması
- Oksijeni ortamdan uzaklaştırarak yağların oksitlenmesini (acılaşmasını) ve mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek
- Azot gazının cipsin içindeki nişastayı glikoza dönüştürerek tatlandırması
- Azot gazının cipslere ekstra çıtırlık ve tuzlu bir tat kazandırması
- Azot gazının paketi şişirerek cipslerin fiziksel olarak kırılmasını tamamen önleyen tek gaz olması
Doğru Cevap: B) Oksijeni ortamdan uzaklaştırarak yağların oksitlenmesini (acılaşmasını) ve mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek
Çözüm: Havadaki oksijen, cipslerdeki yüksek orandaki yağların hızlıca oksitlenmesine ve acılaşmasına yol açar. Oksijensiz, inert bir gaz olan azot (N2) ortamı doldurarak yağların bozulmasını engeller ve raf ömrünü uzatır.
Ayşe Hanım, zeytinyağlı yaprak sarması yaparken 'Sızma Zeytinyağı', patates kızartması yaparken ise yüksek sıcaklığa daha dayanıklı olan 'Rafine Zeytinyağı' veya 'Riviera Zeytinyağı' tercih etmektedir. Ayşe Hanım'ın yemeklerde farklı yağ türlerini tercih etmesinin kimyasal ve fiziksel gerekçeleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- Riviera zeytinyağı, sızma ve rafine zeytinyağlarının belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen bir ara üründür.
- Sızma zeytinyağı yüksek sıcaklıklarda kolayca yanarak zararlı bileşikler oluşturabileceğinden kızartmalarda tercih edilmemelidir.
- Rafine zeytinyağının besleyici değeri ve antioksidan miktarı sızma zeytinyağına göre çok daha fazladır.
- Sızma zeytinyağı, mekanik yöntemlerle elde edildiğinden asitlik derecesi ve besin değeri rafine yağa göre daha yüksektir.
- Rafine zeytinyağı, asitlik derecesini düşürmek ve kokuyu gidermek için kimyasal işlemlerden geçirildiğinden dumanlaşma noktası daha yüksektir.
Doğru Cevap: E) Rafine zeytinyağının besleyici değeri ve antioksidan miktarı sızma zeytinyağına göre çok daha fazladır.
Çözüm: Rafinasyon işlemi sırasında yağa uygulanan yüksek sıcaklık ve ağartma gibi kimyasal işlemler, yağın yapısındaki yararlı antioksidanları ve vitaminleri büyük ölçüde yok eder. Bu nedenle sızma zeytinyağının besleyici değeri rafine yağa göre çok daha yüksektir.
Jelibon, lokum, puding ve dondurma gibi gıdaların üretiminde jel kıvamı elde etmek ve akışkanlığı kontrol etmek amacıyla kıvam artırıcılar kullanılır. Bu amaçla kullanılan en yaygın hayvansal kaynaklı protein 'jelatin'dir. Jelatin eldesi ve gıdalardaki kullanımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Jelatinin gıdalarda kullanımı, bazı dini ve etik (vegan/vejetaryen) hassasiyetler nedeniyle tüketiciler tarafından sorgulanmaktadır.
- Jelatin, sıcak suda çözünüp soğutulduğunda üç boyutlu bir ağ yapısı oluşturarak suyu hapseder ve jel yapısını kazandırır.
- Jelatin, hayvanların (özellikle sığır ve domuz) kemik, deri ve bağ dokularında bulunan kolajen proteininin hidroliz edilmesiyle elde edilir.
- Jelatin, yüksek besleyici değeri ve tüm esansiyel amino asitleri dengeli içermesi nedeniyle gıdalara sadece protein takviyesi amacıyla eklenir.
- Bitkisel kaynaklı alternatif bir kıvam artırıcı olarak deniz yosunlarından elde edilen agar-agar kullanılabilir.
Doğru Cevap: C) Jelatin, yüksek besleyici değeri ve tüm esansiyel amino asitleri dengeli içermesi nedeniyle gıdalara sadece protein takviyesi amacıyla eklenir.
Çözüm: Jelatin gıdalara protein takviyesi amacıyla değil, jelleştirici, kıvam artırıcı ve doku sağlayıcı fiziksel özellikleri nedeniyle eklenir. Ayrıca jelatin tüm esansiyel amino asitleri dengeli içermez (triptofan amino asidi jelatinde bulunmaz).
Kış aylarında zeytinyağı veya ayçiçek yağı şişesinin dibinde beyaz tortuların oluştuğu ve yağın bulandığı görülür. Bu durum tüketiciler tarafından yağın bozulduğu şeklinde algılansa da aslında yağın yapısındaki yüksek erime noktalı mumsu maddelerin ve doymuş yağ asitlerinin kristalleşmesinden kaynaklanır. Endüstride bu durumu önlemek amacıyla uygulanan, yağın kademeli olarak soğutulup oluşan kristallerin süzülerek uzaklaştırılması işlemine ne ad verilir?
- Rafinasyon
- Nötralizasyon
- Hidrojenasyon
- Deodorizasyon
- Vinterizasyon
Doğru Cevap: B) Vinterizasyon
Çözüm: Yağların soğukta bulanıklaşmasını önlemek amacıyla, soğutularak dondurulan mumsu maddelerin süzülerek yağdan uzaklaştırılması işlemine vinterizasyon (kışlatma) denir.
Konserve gıdaların üretiminde en büyük risklerden biri, oksijensiz ortamda çoğalabilen ve ölümcül bir zehir salgılayan 'Clostridium botulinum' bakterisidir. Gıda mühendisleri, konservelerin pH değerini 4.6'nın altına düşürerek bu bakterinin sporlarının aktifleşmesini ve toksin üretmesini engellerler. Bu amaçla konserve yapımında kullanılan katkı maddesi sınıfı aşağıdakilerden hangisidir?
- Asitlik Düzenleyiciler
- Tatlandırıcılar
- Emülgatörler
- Taşıyıcılar
- Koruyucular (Antimikrobiyaller)
Doğru Cevap: C) Asitlik Düzenleyiciler
Çözüm: Gıdaların pH değerini belirli bir sınırda tutmak veya düşürmek için kullanılan maddeler 'Asitlik Düzenleyiciler'dir (örneğin sitrik asit). Bu maddeler mikroorganizmaların yaşayamayacağı asidik ortamı oluşturarak koruyucu etki gösterir.
Plastik su şişelerinin altında veya arkasında üçgen geri dönüşüm sembolü içinde bazı numaralar (1'den 7'ye kadar) yer alır. En yaygın kullanılan PET (Polietilen tereftalat - 1) şişelerin tek kullanımlık olduğu, güneş ışığı altında uzun süre bekletildiğinde veya sıcak suyla doldurulduğunda yapısındaki bazı plastikleştirici ve ağır metallerin (örneğin antimon) suya geçebileceği bilinmektedir. Plastik ambalajların gıdalarla etkileşimi göz önüne alındığında aşağıdaki davranışlardan hangisi sağlık açısından en risklidir?
- Mikrodalga fırında sadece mikrodalgaya uyumlu olduğu belirtilen kaplarda ısıtma yapmak.
- PET şişedeki suyu serin ve karanlık bir yerde muhafaza etmek.
- Gıda saklamak için cam veya porselen kapları tercih etmek.
- Boşalan PET şişeyi defalarca yıkayıp içine sıcak çay veya asitli içecek koyarak tekrar kullanmak.
- Plastik kapların üzerindeki geri dönüşüm kodlarına dikkat ederek uygun sıcaklıklarda kullanmak.
Doğru Cevap: B) Boşalan PET şişeyi defalarca yıkayıp içine sıcak çay veya asitli içecek koyarak tekrar kullanmak.
Çözüm: PET şişeler tek kullanımlık tasarlanmıştır. Sıcak içecekler ve asitli yapılar plastik malzemenin çözünmesini hızlandırarak monomerlerin ve antimon gibi ağır metallerin içeceğe sızmasına yol açar, bu yüzden tekrar kullanımı çok risklidir.
Aşağıdaki şemada zeytinden zeytinyağı elde edilme süreçleri ve oluşan ürünler gösterilmiştir: [Zeytin] -> (Sıkma) -> [Sızma Zeytinyağı (Asitlik < %0.8)] ve [Yüksek Asitli Ham Yağ] [Yüksek Asitli Ham Yağ] -> (Rafinasyon) -> [Rafine Zeytinyağı (Kokusuz, Tatsız)] [Sızma] + [Rafine] -> [X Yağı] Şemada 'X' ile gösterilen zeytinyağı türü ve özellikleri ile ilgili; I. 'X', Riviera zeytinyağıdır. II. Sızma yağa göre daha hafif bir koku ve tada sahiptir, bu yüzden ağır kokulardan hoşlanmayanlar tercih edebilir. III. Kızartmalarda sızma yağa göre dumanlaşma noktası daha yüksek olduğu için daha güvenle kullanılabilir. yargılarından hangileri doğrudur?
- I ve III
- I ve II
- Yalnız I
- II ve III
- I, II ve III
Doğru Cevap: E) I, II ve III
Çözüm: Sızma ve rafine yağın karıştırılmasıyla Riviera zeytinyağı elde edilir. Riviera, sızma yağa göre daha hafif kokuludur ve rafine yağ içeriğinden dolayı dumanlaşma sıcaklığı daha yüksek olduğundan sıcak yemeklerde ve kızartmalarda tercih edilir.
Bir zeytinyağı fabrikasında üretilen yağlar asitlik derecelerine göre sınıflandırılır. Serbest yağ asitliği (oleik asit cinsinden) %0,8'in altında olan yağlar 'Sızma', asitliği yüksek olup fiziksel ve kimyasal işlemlerle asitliği düşürülen ve kokusu giderilen yağlar 'Rafine', bu ikisinin karışımı ise 'Riviera' olarak adlandırılır. Buna göre, asitlik derecesi %2,5 olan ham zeytinyağını doğrudan tüketmek istemeyen bir üretici, bu yağı tüketilebilir hale getirmek için hangi işlemleri sırasıyla uygulamalıdır?
- Yağı dondurup vinterize ettikten sonra süzmelidir.
- Doğrudan şişeleyip sızma olarak satmalıdır.
- Önce rafinasyon işlemiyle asitliği düşürmeli, ardından lezzet katmak için bir miktar sızma yağ ile karıştırarak Riviera yağa dönüştürmelidir.
- Yağı yüksek sıcaklıkta kaynatarak asitlerin buharlaşmasını sağlamalıdır.
- Yağa sodyum hidroksit ekleyerek sabunlaştırmalı ve sabun olarak değerlendirmelidir.
Doğru Cevap: C) Önce rafinasyon işlemiyle asitliği düşürmeli, ardından lezzet katmak için bir miktar sızma yağ ile karıştırarak Riviera yağa dönüştürmelidir.
Çözüm: Asitliği yüksek olan ham yağlar doğrudan tüketime uygun değildir. Bu yağlar önce rafine edilerek asitliği düşürülür, ardından tat ve koku kazandırmak amacıyla sızma yağ ile karıştırılarak Riviera zeytinyağı üretilir.
Bir elma kesilip havayla temas ettiğinde, yapısındaki polifenoller oksijenle reaksiyona girerek kahverengileşmeye başlar. Ancak elma dilimlerinin üzerine limon suyu sıkıldığında bu kahverengileşmenin durduğu veya çok yavaşladığı gözlenir. Limon suyunda bol miktarda bulunan C vitamini (askorbik asit) bu süreçte nasıl bir rol oynamaktadır?
- Oksijenle öncelikli reaksiyona girerek elmadaki bileşiklerin yükseltgenmesini önleyen bir antioksidandır.
- Elmanın pH değerini yükselterek enzimleri tamamen denatüre eden güçlü bir bazdır.
- Elmanın yüzeyinde koruyucu bir mumsu tabaka oluşturarak oksijen temasını fiziksel olarak keser.
- Elmadaki suyun buharlaşmasını engelleyen bir nem tutucu görevi görür.
- Elmadaki şeker molekülleriyle birleşerek yeni bir tat profilisi oluşturur.
Doğru Cevap: B) Oksijenle öncelikli reaksiyona girerek elmadaki bileşiklerin yükseltgenmesini önleyen bir antioksidandır.
Çözüm: C vitamini (askorbik asit) güçlü bir antioksidandır. Oksijenle kendisi reaksiyona girerek elmadaki fenolik bileşiklerin oksitlenmesini (kahverengileşmesini) önler.
Paketlenmiş keklerin, gofretlerin ve yumuşak kurabiyelerin aylarca rafta kalmasına rağmen ilk günkü gibi yumuşak ve nemli kalması, kurumaması sağlanır. Gıda endüstrisinde bu amaçla kullanılan katkı maddelerine 'nem tutucular' (humektanlar) denir. Aşağıdakilerden hangisi hazır gıdalarda nem tutucu olarak yaygın şekilde kullanılan kimyasal maddelerden biridir?
- Monosodyum glutamat
- Sodyum klorür
- Sodyum benzoat
- Gliserol (Gliserin)
- Titanyum dioksit
Doğru Cevap: B) Gliserol (Gliserin)
Çözüm: Gliserol (gliserin) ve sorbitol gibi çoklu alkoller, hidrofilik (su seven) yapıları sayesinde havadaki nemi tutarak hazır gıdaların kurumasını önler ve yumuşak kalmalarını sağlar.
Çocuklar için üretilen renkli şekerlemelerin, jelibonların ve gazlı içeceklerin etiketlerinde sıklıkla 'E102 (Tartrazin)', 'E129 (Allura Red)' gibi kodlar yer alır. Bu maddeler gıdaya çekici bir görünüm kazandırmak için kullanılan sentetik renklendiricilerdir. Yapılan araştırmalar, bazı sentetik gıda boyalarının çocuklarda hiperaktivite, dikkat dağınıklığı ve alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, gıda boyaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Gıdalarda kullanılan renklendiricilerin güvenli kullanım sınırları (ADI) uluslararası kuruluşlarca belirlenir ve denetlenir.
- Doğal renk veren maddelerin (örneğin pancar kökü kırmızısı) alerjik reaksiyon tetikleme riski sentetik boyalardan her zaman daha fazdır.
- Tüm gıda renklendiricileri tamamen doğal kaynaklardan (meyve ve sebze özleri) elde edilir.
- Sentetik gıda boyaları, gıdanın besin değerini ve vitamin içeriğini artırmak amacıyla eklenir.
- Gıda boyalarının kullanımı sadece estetik amaçlı olup, insan sağlığı üzerinde hiçbir olumsuz etkisi kanıtlanmamıştır.
Doğru Cevap: D) Gıdalarda kullanılan renklendiricilerin güvenli kullanım sınırları (ADI) uluslararası kuruluşlarca belirlenir ve denetlenir.
Çözüm: Gıda boyaları ve tüm katkı maddelerinin günlük alım sınırları (ADI) EFSA ve FDA gibi uluslararası gıda güvenliği otoriteleri tarafından belirlenip denetlenir. Sentetik boyalar besin değeri taşımaz ve çocuklarda hiperaktivite gibi bazı yan etkilere neden olabilir.
Yorum Ekle