8. Sınıf İnkılap Tarihi Dış Politika İlkeleri ve Gelişmeleri

8. Sınıf İnkılap Tarihi Dış Politika İlkeleri ve Gelişmeleri Online Testi

1 / 20
20:00

Atatürk, dış politikada 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesini benimsemiştir. Bu ilke doğrultusunda Türkiye, komşularıyla yaşadığı sorunları barışçıl yollarla çözmeye çalışmıştır. Aşağıdaki gelişmelerden hangisi bu ilkenin bir uygulamasıdır?

8. Sınıf İnkılap Tarihi Dış Politika İlkeleri ve Gelişmeleri

Türk Dış Politikasının Temel İlkeleri ve Gelişmeler

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, dış politikasını ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesi üzerine inşa etmiştir. Bu temel ilke, Türkiye’nin uluslararası arenada barışçıl, gerçekçi ve bağımsızlık odaklı bir duruş sergilemesini sağlamıştır. Türk dış politikası, sadece dönemin şartlarını değil, aynı zamanda geleceği de hedefleyen akılcı bir stratejiyle yürütülmüştür.

Dış Politikanın Temel İlkeleri

  • Tam Bağımsızlık: Türkiye, siyasi, ekonomik ve adli konularda hiçbir devletin müdahalesini kabul etmemiştir.
  • Akılcılık ve Gerçekçilik: Hayali hedefler yerine, ülkenin imkanları ve dünya konjonktürü göz önünde bulundurulmuştur.
  • Barışçılık: Sorunların çözümünde öncelikle diplomasi ve barışçıl yollar tercih edilmiştir.
  • Mütekabiliyet (Karşılıklılık): Uluslararası ilişkilerde diğer devletlerin bize gösterdiği tutuma göre hareket edilmiştir.

Dönemin Önemli Gelişmeleri

Atatürk dönemi dış politikasının en büyük başarısı, Lozan Barış Antlaşması ile elde edilen kazanımların korunmasıdır. Türkiye, dış politikada bir ‘statüko koruyucusu’ rolü üstlenmiştir. Yabancı Okullar Sorunu, Dış Borçlar ve Nüfus Mübadelesi gibi konularda Türkiye, egemenlik haklarından taviz vermeden çözüm üretmiştir.

Özellikle 1930’lu yıllarda dünya barışını tehdit eden gelişmeler karşısında Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne (Cemiyet-i Akvam) üye olarak barış yanlısı olduğunu dünyaya kanıtlamıştır. Ayrıca, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı ile Türkiye, komşularıyla sınır güvenliğini sağlama almış ve bölgesel barışa katkı sunmuştur. Boğazlar Sorunu ise 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile çözülmüş ve Türkiye’nin boğazlar üzerindeki tam egemenliği uluslararası hukuka uygun şekilde tescillenmiştir.

İpucu: Atatürk dönemi dış politikasını incelerken, Türkiye’nin daima ‘Uluslararası Hukuk’a ve ‘Milli Çıkarlar’a uygun hareket ettiğini unutmamalısın. Türkiye hiçbir zaman yayılmacı (emperyalist) bir politika izlememiş, aksine kendi sınırlarını korumayı ve dünya barışına katkı sunmayı amaçlamıştır.

Özetle; Türkiye Cumhuriyeti, Lozan’dan aldığı güçle, diplomasiyi en etkili silah olarak kullanmış ve dünyada saygın, güvenilir bir devlet haline gelmiştir. Bu süreç, Türkiye’nin bölgesel bir güç olma yolundaki ilk ve en sağlam adımlarıdır.

8. Sınıf İnkılap Tarihi Dış Politika İlkeleri ve Gelişmeleri Scroll back to top