1. Etkinlik, Choose the best title
Konu: Başlık sorusu, metnin tamamının "ne hakkında" olduğunu görmeyi ölçer. İşin sırrı: tek bir cümleye değil, metnin baştan sona anlattığı ortak konuya bakmak.
Metnin özeti: Carol, en iyi arkadaşı Lily'yi anlatıyor. Lily ona hep destek olur (backs her up), üzgünken neşelendirir, dürüsttür ve sırlarını saklar. Yani metin baştan sona bir arkadaşın güzel yanlarını sıralıyor.
Cevap: b) Carol's Best Friend
↳ Carol'ın En İyi Arkadaşı
Çözüm adımı: Her paragrafta Lily'nin bir özelliği anlatılıyor: supportive, kind, honest, trustworthy. Bir metin baştan sona tek bir kişiyi ve onun iyi yanlarını konu ediyorsa, başlık da o kişi olmalı, yani "Carol'ın En İyi Arkadaşı".
Neden a/c değil: a) "Carol's School Life" için metinde okuldan tek kelime yok; c) "Carol's Hobbies" için de hobi/uğraş geçmiyor. Bu iki seçenek metinde karşılığı olmayan konular; sırf tanıdık geldiği için seçilmemeli.
İpucu: Başlık = metnin ortak paydası. Sayfada en çok geçen isme/konuya (burada Lily) bak.
2. Etkinlik, Complete with the box
Konu: Metindeki ipuçlarından yola çıkarak arkadaşlık kelime ve kalıplarını doğru boşluğa yerleştirmek.
Kısa cevaplar: 1-true friend · 2-supportive · 3-honest · 4-counts on · 5-get on well · Fazla: laid-back
1. Carol is very lucky because she has a true friend.
Çözüm adımı: Cümle "Carol çok şanslı çünkü bir ___ var" diyor. Metin de zaten "I have a true friend" ile açılıyor; boşluğa tam bu oturuyor. Buradaki "true" = "gerçek" demek, yani sıradan bir tanıdık değil, hakiki bir dost.
Kelime notu: true friend = gerçek/sadık dost. A true friend stays with you in bad times.
2. Lily is very supportive because she always backs Carol up.
Çözüm adımı: İpucu "backs Carol up". "back somebody up" deyimi "birine arka çıkmak, desteklemek" anlamına gelir. Sürekli arka çıkan biri de doğal olarak destekleyicidir → supportive.
Kelime notu: supportive ≈ helpful (destekleyici, yardımcı). My family is always supportive.
3. Lily is an honest friend. She always tells the truth.
Çözüm adımı: Yanındaki cümle "She always tells the truth" (hep doğruyu söyler). Doğruyu söyleyen, yalana başvurmayan insana dürüst deriz → honest.
Kelime notu: honest'ın karşıtı dishonest = yalancı, sahtekâr. An honest person never cheats.
4. Carol counts on Lily and she knows that Lily keeps her secrets.
Çözüm adımı: Cümle "Lily sırlarını saklar" diyor. Sırrını saklayan birine insan güvenir, ona bel bağlar, "count on somebody" tam olarak bu demek. Boşluk bir fiil istediği için "counts on" biçimi gelir.
Kelime notu: count on ≈ rely on / trust (güvenmek, bel bağlamak). You can count on me.
5. They get on well with each other and never argue.
Çözüm adımı: İpucu "never argue" (asla tartışmazlar). Hiç tartışmadan uyum içinde olan iki kişi "iyi geçiniyor" demektir; İngilizcede bu get on well (with) kalıbıyla anlatılır.
Kelime notu: get on well with someone = biriyle iyi geçinmek. I get on well with my classmates.
Yaygın hata: Fazla kelime laid-back (rahat, sakin) tanıdık gelip 5. boşluğa yazılabilir; ama oradaki "never argue" ipucu doğrudan "iyi geçinmek"i işaret ediyor. Her boşluğu yanındaki ipucu cümlesiyle test et; kelimenin sözcük türü de (isim mi fiil mi) uymalı.