Şiir — "Türküz, Türkçe Konuşuruz" (Devamı)
Bu bölümde: Şair Türkçeyi; "ağzımda sütü annemin" diyerek ana diliyle, Dertli'nin sazı ve Yunus Emre'nin izi ile halk edebiyatıyla, Dede Korkut ve Kaşgarlı Mahmut ile büyük ustalarla, Kırşehir'de Âşık Paşa ile ve horon-zeybek-bar gibi halk oyunlarıyla yüceltir. Her dörtlük yine "Türküz, Türkçe konuşuruz." diye biter.
Öğretmen gözlemi (edebî sanatlar): Şair Türkçeyi somut şeylere benzetir: "ağzımda sütü annemin" (Türkçe = anne sütü kadar temiz ve candan), "ses bayrağım" (Türkçe = milleti temsil eden bayrak). Bunlar benzetmedir. Her dörtlüğün son dizesinin ("Türküz, Türkçe konuşuruz.") aynen tekrar etmesi ise rediftir; şiire ahenk ve coşku katar.
Kelime notu (örnek cümleyle): Dertli = ünlü bir halk şairi; "Dertli, sazıyla dertlerini dile getiren bir âşıktır." · hudut = sınır; "Sevgi hudut tanımaz." · redif = dize sonlarında aynen tekrarlanan söz. Şair: Özbek İncebayraktar. Doğrusunu Bilelim: Türk'üz, Âşık Paşa.