Metin — "Cepheye Koşan At" (3. bölüm)
Bu bölümde: Subay, Tekalif-i Milliye gereği herkesin malının yüzde kırkını (bedeli sonra ödenmek üzere) vatana vermesini ister ve "Türk ordusu sizin ordunuzdur, evladınızı besler gibi besleyin onu." der. Yaşlılar önce çaresizdir ("dermansız ihtiyarlardan derman bekliyorsun"), ama gür sesli bir kadının "Ben taşırım evelallah! Cephane de taşırım, ekmek de, fanila da!" haykırışı kalabalığı uyandırır. İki oğlunu cephede, erini savaşta veren bir ana bile "beni de nefer bilin" der.
Öğretmen gözlemi: Bu bölüm hikâyenin dönüm noktasıdır: umutsuz köylüyü harekete geçiren şey bir emir değil, sıradan bir kadının cesareti ve fedakârlığıdır. Yazar böylece "birlik ve fedakârlık" değerini tek bir sahnede güçlü biçimde verir.
Kelime notu (örnek cümleyle): muvaffak olmak = başarmak; "Çok çalışınca muvaffak oldu." · nefer = er, asker; "Her vatandaş bir neferdir." · evelallah = "Allah'ın izniyle, elbette" anlamında bir güven sözü. · alet edevat = takım taklavat, gereçler.