8. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Kavram haritası öğrencilerin kelime dağarcığını ve soyut kavramları somutlaştırma becerisini geliştirir.
Kavram Haritası Kelimeleri: Paylaşmak, Dostluk, Birlik, Kardeşlik, Sevgi, Umut.
Yazılan Şiir:
BİRLİKTE DAHA GÜZEL
Paylaşmaktır insanı insan yapan,
Dostluk köprüsüdür kalpten uzanan.
Birlik olunca aşılır her zorluk,
Kardeşliktir geriye her zaman kalan.
Sevgiyle büyür içimizdeki o umut,
Yardımla silinir gökteki kara bulut.
El ele verince tüm dünya güzelleşir,
Sen de bu kutsal bağı hep canlı tut.
9. ETKİNLİK (a ve b Bölümleri)
Öğretmen Notu / Çözüm: İsimler varlık ve kavramları karşılar, fiiller ise iş, oluş ve hareket bildirip kip ve şahıs eki alırlar. Fiilimsiler ise fiil anlamını kaybetmeden isim, sıfat ve zarf görevini üstlenirler.
a) Bölümü Kelime Analizi (Alt Çizme):
• Aynı evde (İsim) yaşıyorlar (Fiil) kardeş kardeş
• Akıllarında (İsim) yok (İsim) tuzağa düşme (Fiilimsi/İsim soylu) endişesi (İsim)
• Ceylan bir gün çayıra (İsim) iner (Fiil)
• Avcı (İsim) gelir (Fiil) avını almak (Fiilimsi/İsim soylu) için
• Akşama yiyecek (İsimleşmiş fiil) de yok (İsim) hanede (İsim)
• Mutludur (Ek-fiil almış isim) ceylan ile fare
İsim ve Fiili Ayıran Özellikler: Fiiller "-mak / -mek" mastar ekini alabilir, olumsuzları "-ma / -me" ekiyle yapılır, zaman ve şahıs ekleriyle çekimlenirler. İsimler ise varlıkları adlandırır, mastar eki alamaz ve eylem bildirmezler.
b) Bölümü İncelemesi: Cümlelerde altı çizili olan "oturmalarının", "seyretmeler", "çatışmaya", "okunan", "anlatılan" kelimeleri eylem anlamını tamamen yitirmemiştir ancak bir kip veya şahıs ekiyle çekimlenmedikleri için fiil sayılamazlar. Bu kelimeler cümlede isim ve sıfat görevinde kullanılan fiilimsi (eylemsi) türündeki sözcüklerdir.
9. ETKİNLİK (a Bölümü - Kalan Cümlelerin İsim/Fiil Alt Çizgileri)
Öğretmen Notu / Çözüm: Cümledeki kelimelerin kök ve ek tahlilleri yapılarak isim soylu mu yoksa çekimli eylem mi olduğu ayırt edilmelidir.
• "Akşama yiyecek (İsimleşmiş sıfat-fiil) de yok (İsim) hanede (İsim)"
• "Mutludur (Ek-fiil alarak yüklem olmuş isim) ceylan (İsim) ile fare (İsim)"
Tamamlayıcı Pedagojik Not: "Yiyecek" kelimesi normalde bir sıfat-fiil eki (-acak/-ecek) almış olsa da bu cümlede bir varlığın, besinin kalıcı adı haline gelerek "adlaşmış/isimleşmiştir". "Yok" ve "mutludur" kelimeleri ise eylem bildirmeyen, isim soylu sözcüklerdir.
9. ETKİNLİK (c Bölümü)
Öğretmen Notu / Çözüm: Fiilimsiler aldıkları eklere göre isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil olarak üçe ayrılır.
• Ceylan, bir gün çayıra iner / kuyruğunu sallaya (Zarf-fiil) sallaya (Zarf-fiil)
• Bulmak (İsim-fiil) için izini kardeşimin / bütün Ormanistan'ı dolaşırdım.
• Alçaktan uçarak (Zarf-fiil), yüksekten uçarak (Zarf-fiil) / bulutların üzerinden atlayarak (Zarf-fiil).
2. METİN: FORSA - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Tarihî öykülerde yer alan denizcilik ve dönemsel terimler metnin tarihî atmosferini yansıtır.
Kelime/Kelime Grubu 1: Forsa
Tahminî Anlamı: Eski savaş gemilerinde (kadırgalarda) zorla kürek çektirilen tutsak, esir.
Cümlem: Yaşlı forsa, özgürlüğe kavuşacağı günün hayaliyle tam kırk yıl kürek çekti.
Kelime/Kelime Grubu 2: Kadırga
Tahminî Anlamı: Hem yelken hem de kürekle yürüyen eski zaman savaş gemisi.
Cümlem: Osmanlı donanmasına ait kadırgalar Akdeniz dalgalarını yararak ilerliyordu.
Kelime/Kelime Grubu 3: Menkıbe
Tahminî Anlamı: Tarihî kahramanların veya din büyüklerinin olağanüstü işlerini anlatan öykü, efsane.
Cümlem: İhtiyar levent, genç askerlere denizlerde geçen eski kahramanlık menkıbelerini anlattı.
Kelime/Kelime Grubu 4: Levent
Tahminî Anlamı: Boylu boslu, yakışıklı ve güçlü eski deniz askeri.
Cümlem: Barbaros Hayreddin Paşa'nın komutasındaki leventler denizlerde destan yazdı.
Kelime/Kelime Grubu 5: Cizye
Tahminî Anlamı: İslam devletlerinde Müslüman olmayan erkek vatandaşlardan alınan bir koruma vergisi.
Cümlem: Osmanlı Devleti fethettiği ücra adalardaki halktan cizye alırdı.
Kelime/Kelime Grubu 6: Esvab (Esvap)
Tahminî Anlamı: Giysiler, elbiseler.
Cümlem: Kara Memiş'in sırtındaki yırtık esvab onun ne kadar zor durumda olduğunu gösteriyordu.
Kelime/Kelime Grubu 7: Yatağan
Tahminî Anlamı: Namlusu kavisli, bir tür eski Türk kılıcı.
Cümlem: Askerlerin elindeki keskin yatağanlar güneşin altında parıl parıl parlıyordu.
2. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sorular metnin ana karakterinin fiziksel ve ruhsal portresini, metindeki düğüm noktalarını kavramaya yöneliktir.
1. Sorunun Cevabı: Kara Memiş, en şanlı ve meşhur eski Türk gemicilerinden biridir. Otuz yaşında dinç, levent ve kuvvetli bir kahramanken Malta korsanlarının eline esir düşmüştür.
2. Sorunun Cevabı: Kara Memiş'in denizlerde gösterdiği kahramanlıklar, adının ve menkıbelerinin askerin içinde dilden dile bir efsane gibi yayılmış olmasından dolayı onu hemen tanımışlardır.
3. Sorunun Cevabı: Turgut Bey, Kara Memiş'in kolunu sıvadığında pazısında gördüğü haç şeklindeki derin yara izinden onun babası olduğunu anlamıştır.
4. Sorunun Cevabı: Kara Memiş'in inancına son derece bağlı, iradesi güçlü, sabırlı ve zor şartlar altında bile manevi kimliğini koruyan biri olduğunu göstermektedir.
5. Sorunun Cevabı: Yılların getirdiği yaşlılığa ve yorgunluğa rağmen, vatan ve bayrak sevgisiyle içindeki savaşma azminin, gücünün ve cesaretinin aniden yeniden canlanmasını anlatmak için benzetilmiştir.
3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Hikâye unsurları bir olay metninin yapı taşlarıdır.
• Metnin Adı: Forsa
• Yer (Mekân): Akdeniz'de bir ada, viran bağın içindeki harap kulübe, sahil ve kadırga güvertesi.
• Zaman: İlkbahar mevsimi, Kara Memiş'in kırk yıllık esaretinin son dönemi.
• Kişiler / Varlıklar: Kara Memiş, Turgut Bey (oğlu), Türk askerleri, adadaki eski çiftlik sahibi efendisi.
• Olay Örgüsü: Kırk yılı aşkın süredir esaret altında yaşayan eski Türk denizcisi Kara Memiş'in adaya gelen Türk donanması sayesinde kurtulması, gemide donanma beyi olan öz oğlu Turgut ile karşılaşması, hasret gidermeleri ve Kara Memiş'in yaşlılığına rağmen gemide kalmayı reddedip vatanı için cenge katılmak istemesi.
4. ETKİNLİK, 5. ETKİNLİK AND 6. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Öyküleyici anlatımda olaylar kişi, yer ve zaman sarmalında hareket halinde verilir.
4. ETKİNLİK (Metinle İlgili Sorular):
• 1. Soru: Kara Memiş'in en büyük rüyası ve ümidi neydi?
• 2. Soru: Kara Memiş sağ kolundaki derin yara izini ne zaman ve nasıl almıştır?
• 3. Soru: Kara Memiş şehit olursa üzerine neyin örtülmesini istemiştir?
5. ETKİNLİK (Yeni Başlık Önerileri):
• Kırk Yıllık Rüya
• Şanlı Kaptan Kara Memiş
• Bayrağın Dalgalandığı Yer
6. ETKİNLİK (Öyküleyici Anlatım Örneği):
"İhtiyar, Türklerin yanına yaklaşınca önüne ilk geleni tutup öpmeye başladı. Gözlerinden yaşlar akıyordu. Hâline bakanların hepsi duygulanmıştı. Biraz heyecanı sükûn bulunca ona sordular..."
7. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Özet çıkarma işleminde diyaloglar ve uzun tasvirler elenerek ana olay çizgisi korunmalıdır.
Metnin Özeti: Otuz yaşında Malta korsanlarına esir düşen eski meşhur Türk kaptanı Kara Memiş, kırk yıl boyunca ağır esaret şartlarında yaşar ancak memleketine kavuşma ümidini hiç kaybetmez. Yaşlanınca sokağa atılan Kara Memiş, bir adadaki viran kulübede yaşamaya başlar ve her gün Türk gemilerinin gelişini hayal eder. Bir sabah uyandığında adaya Türk donanmasının geldiğini görür ve sahile koşarak kendini askerlere tanıtır. Gemiye çıkarılan yaşlı kaptanın, kolundaki yara izinden donanma beyi Turgut'un öz babası olduğu anlaşılır. Büyük bir sevinçle babasına kavuşan Turgut Bey, onun gemide rahat etmesini istese de eski kahraman Kara Memiş bunu kabul etmez, eline kılıç ve kalkan alarak bayrak uğruna askerlerle birlikte karaya cenge çıkar.
8. ETKİNLİK VE 9. ETKİNLİK (Ödev ve Metin Tasarlama Alanları)
Öğretmen Notu / Çözüm: Yazma ve konuşma etkinliklerinde empati kurma stratejisi, öğrencinin kahramanın psikolojik durumunu anlamasını sağlar.
8. Etkinlik (Konuşma İçeriği): Sevgili Arkadaşlar, eğer ben Kara Memiş'in yerinde olsaydım, o rutubetli geminin dibinde zincire vurulmuşken beni ayakta tutacak tek şey yine vatanıma ve aileme duyduğum o büyük hasret olurdu. Kırk yıl boyunca umudumu kaybetmez, her dalga sesinde ülkemin kıyılarını hayal ederdim. Yıllar sonra oğlumu karşımda bir komutan olarak gördüğümde ise döktüğüm gözyaşları, çektiğim tüm acıları unuttururdu.
9. Etkinlik (Hikaye Taslağı - Vatan Hasreti):
• Başlık: Solmayan Umutlar
• Konu: Uzak diyarlarda esir kalan bir gencin vatanına dönme mücadelesi.
• Ana Fikir: İnanç ve vatan sevgisi, insanı en zor esaretlerden bile sağ salim çıkarır.
• Özet Plan: Serim bölümünde köyünden koparılan genç anlatılır, düğümde esarette çektiği çileler ve sabrı işlenir, çözümde ise yıllar sonra köyüne yaşlı bir adam olarak dönüp toprağı öpmesiyle son bulur.
3. METİN: TÜRKÇENİN SÖZ DENİZİNDE-SEVMEK - 1. ETKİNLİK VE 2. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu etkinlik Türkçenin zengin türetme ve anlamlandırma kabiliyetini kelime tarihi üzerinden kavramayı sağlar.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Kelime: Ozan. Tahmin: Halk şairi. Cümle: Anadolu kültüründe ozanların söylediği her söz kulaktan kulağa aktarılır.
• Kelime: Sevi. Tahmin: Aşk, aşırı sevgi. Cümle: Yunus Emre şiirlerinde ilahi seviyi en saf haliyle dile getirmiştir.
Tahminî Anlamı: Görür görmez hemen aşık olan, maymun iştahlı, çabuk seven kimse.
Cümlem: Her gördüğü insana kalbini kaptıran şıpsevdi bir yapısı vardı.
Kelime/Kelime Grubu 4: Şefkatli (Metindeki şefkâtli yazımı TDK uyarısıyla düzeltilmiştir)
Tahminî Anlamı: Sevecen, koruyucu, merhamet dolu yaklaşım.
Cümlem: Annemin şefkatli elleri tüm yorgunluğumu almaya yetmişti.
Kelime/Kelime Grubu 5: Birleşik söz (Birleşik sözcük)
Tahminî Anlamı: Birden fazla kelimenin bir araya gelerek yeni bir kavramı karşılaması.
Cümlem: "Vatansever" kelimesi, dil bilgisinde anlamca kaynaşmış bir birleşik sözdür.
2. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Soruların Cevapları):
• 1. Metinde Yunus Emre, Karacaoğlan ve Sait Faik Abasıyanık'ın sevgi üzerine olan görüş ve sözlerine yer verilmiştir.
• 2. Dilimizde sevgi mesajı veren atasözleri: "Kalp kalbe karşıdır.", "Sevgi temelidir her işin."
• 3. Yunus Emre bu dizeleriyle, dünya hayatının kalıcı olmadığını, geride bırakılabilecek en değerli mirasın sevmek ve sevilmek olduğunu anlatmıştır.
• 4. "Sev-" sözcüğünden sevecen (acıyarak ve koruyarak seven), sevgili (sevgi ve bağlılık duyulan), sevinç (hoşa giden bir şeyle duyulan coşku) gibi sözcükler türemiştir.
• 5. İçinde "sevgi" geçmediği halde bu anlamda kullanılan söz grupları: "üzerine titremek" (çok sevgi ve özen göstermek) ve "yakınlık duymak" (ilgi duymak) ifadeleridir.
4. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Nesnel yargılar kanıtlanabilir nitelikteyken, öznel yargılar yazarın kişisel yorum ve beğenilerini içerir.
Öznel Yargı Bildiren Cümleler:
• "Dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin, sevilmenin daha önemli olduğunu vurguluyor."
• "Sevilmeyen, hoşa gitmeyen bir davranışta bulunan kimseler için alay yollu söylediğimiz söz de sevsinler biçimindedir."
Nesnel Yargı Bildiren Cümleler:
• "İlk yazılı kaynaklarımızda seb- biçiminde geçer bu sözümüz..."
• "Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük'e göre sevmek sözü Türkiye Türkçesinde beş ayrı anlamda kullanılmaktadır."
6. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Yazar düşüncelerini desteklemek amacıyla edebi şahsiyetlerin dizelerini metne doğrudan dahil ederek tanık gösterme yolunu seçmiştir.
• Belirlenen Düşünceyi Geliştirme Yolu: Tanık Gösterme ve Örneklendirme.
• Örnek Paragraf: Yazar, sevmenin değerini anlatırken Türk edebiyatının büyük ustalarını şahit tutar: "Ben gelmedim dava için / Benim işim sevi için dizeleriyle yüzyıllar ötesinden seslenen Yunus Emre bir başka şiirinde; Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz. diyor;". Yazar bu dizelerle kendi tezini ispatlamak amacıyla tanık gösterme yolunu kullanmıştır. Aynı zamanda sev- kökünden türeyen kelimeleri sıralayarak da örneklendirme yapmıştır.
4. METİN: DOSTLUĞUN DEĞERİ (DİNLEME METNİ) - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Dinleme esnasında olay örgüsündeki kilit kelimelerin işlevlerine dikkat edilmelidir.
Kelime/Kelime Grubu 1: Tasmalı güvercin
Tahminî Anlamı: Sürünün lideri olan, boynunda ayırt edici halka bulunan kuş.
Cümlem: Tasmalı güvercin, avcının ağından kurtulmak için bütün sürüye aynı anda uçma emri verdi.
Kelime/Kelime Grubu 2: Avcı ağı
Tahminî Anlamı: Kuşları yakalamak için yere serilen ipli tuzak.
Cümlem: Yere serilen avcı ağı buğday tanelerinin altına gizlenmişti.
2. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Hikayede fedakarlık ön plandadır; lider güvercin kendi kurtuluşundan önce dostlarının bağının çözülmesini ister.
2. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• 1. Metinde anlatılan olay, avcının ağına yakalanan bir güvercin sürüsünün tasmalı güvercin önderliğinde birlikte uçarak kurtulması ve farenin yardımıyla özgür kalmasıdır.
• 2. Beni en çok etkileyen bölüm, tasmalı güvercinin fareye "Önce diğer güvercinlerin bağını kemir, en son benimkini çöz." diyerek sergilediği fedakarlıktır.
• 3. Tuzağa düşen güvercinler kurtulmak için hep birlikte tek bir vücut gibi aynı anda kanat çırparak ağı havaya kaldırmaya karar vermişlerdir.
• 4. Güvercin, sürünün bilge lideri olduğu ve ayırt edilebilmesi için tasmalıdır.
• 5. Ben de arkadaşlarıma öncelik verirdim; çünkü gerçek dostluk zor zamanlarda bencilce davranmayı değil, dostunu korumayı gerektirir.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Güvercin sürüsünün el birliğiyle tuzaktan kaçması ve dostları farenin yardımıyla kurtulmaları.
• Metnin Ana Fikri: Birlik ve beraberlik içinde hareket etmek en büyük tuzakları bozar; dostlukta fedakarlık esastır.
7. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Hikaye planında olayların kronolojik gelişimi ile noktalama işaretlerinin doğru kullanımına dikkat edilmelidir.
ZOR GÜNÜN DOSTLUĞU
Köyün yeşil yamaçlarında hayvancılık yapan Ahmet ve Murat çocukluktan beri ayrılmayan iki yakın dosttu (Serim). Bir sonbahar günü dağda aniden patlayan fırtına yönlerini kaybetmelerine sebep oldu. Murat'ın ayağı kayalarda sıkıştı ve burkuldu, yürüyemez hale geldi. Tipinin başlamasıyla durum tam bir tehlikeye dönüştü (Düğüm). Ahmet, arkadaşını orada bırakıp tek başına köye sığınmayı asla düşünmedi. Murat'ı sırtına alarak fırtınaya karşı saatlerce taşıdı. Köylülerin meşalelerle aramaya çıkmasıyla iki dost donmaktan kurtuldu. Bu olay, aralarındaki dostluğun ne kadar kıymetli olduğunu tüm köye gösterdi (Çözüm).
1. TEMA: ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: Şiir formundaki bu fabl metni, merhamet ve yapılan iyiliklerin karşılıksız kalmayacağı gerçeği üzerine kuruludur.
1. Sorunun Cevabı: Metinde merhamet, büyüklük göstermek, sözünde durmak, vefa ve yardımlaşma değerleri üzerinde durulmuştur.
2. Sorunun Cevabı: Hayatta hiç kimseyi küçük veya önemsiz görmemeliyiz. Gün gelir, en güçlü olanların bile en zayıf gördüğü bir canlıya işi düşebilir. Sabırla ve zamanla yapılan iyilikler en büyük gücün bile çözemediği düğümleri çözer.
3. Sorunun Cevabı: Okuduğunuz metnin türü fabl (masal)dır. Çünkü metinde aslan ve fare gibi hayvanlar kişileştirilerek konuşturulmuş ve insanlara manevi/ahlaki bir ders vermek amacıyla kaleme alınmıştır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - B VE C BÖLÜMLERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Cümlelerin kişisel yorum barındırıp barındırmadığına bakılarak öznel/nesnel ayrımı hatasız yapılmalıdır.
B Bölümü Çözümü (Söz Sanatları Eşleştirme):
• (c) 1. Cennet kadar güzel bir vatanımız var. (Vatan cennete benzetilmiştir)
• (a) 2. Yorgun bir gemi, limana yanaştı ağır ağır. (Gemiye yorgunluk verilerek kişileştirilmiştir)
• (ç) 3. Bir gün meşe dedi ki kamışa... (Varlık konuşturulmuştur)
• (b) 4. Dünya kadar işim birikti. (İşin çokluğu abartılmıştır)
C Bölümü Çözümü (Öznel / Nesnel Yargı):
• 1. Ülkemizin komşularından biri Bulgaristan'dır. ➔ Nesnel Yargı
• 2. Bu kitap gerçekten çok güzel olmuş. ➔ Öznel Yargı
• 3. Gesi Bağları türküsü Kayseri yöresine aittir. ➔ Nesnel Yargı
• 4. Oltu taşı, Erzurum'da çıkarılan bir taştır. ➔ Nesnel Yargı
• 5. Konuşmacının duyduğu heyecan onu inandıkları şeye inandırır. ➔ Öznel Yargı
• 6. Okurken hayal etmeyi, başka şeyler düşünmeyi çok severiz. ➔ Öznel Yargı
• 7. Kapadokya'da gören herkesin hayran kaldığı tüften oluşan peribacaları bulunur. ➔ Öznel Yargı ("herkesin hayran kaldığı" ifadesinden dolayı)
• 8. Ahmet Hamdi Tanpınar; Beş Şehir adlı eserinde Erzurum, Bursa, Ankara, Konya ve İstanbul şehirlerini anlatmıştır. ➔ Nesnel Yargı
• 9. Pamukkale'de traverten adlı jeolojik oluşumlar bulunur. ➔ Nesnel Yargı
• 10. Günümüz yazarlarının hikâyelerini daha çok severim. ➔ Öznel Yargı
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (1-5)
Öğretmen Notu / Çözüm: Dil bilgisi soruları eklerin işlevine göre, anlatım biçimleri ise metnin yazılış amacına göre çözülür.
1. Sorunun Çözümü: Metinde köylülerin arazilerinin alınması ve heybelerini vurup gitmeleri bir olay akışı içinde anlatıldığından cevap C) Öyküleyici anlatım şıkkıdır.
2. Sorunun Çözümü: Cümlelerdeki sanatların sırası sırasıyla şöyledir: Benzetme (çocuklar gibi), Kişileştirme (köpek el salladı), Konuşturma (köpek "Haydi gel" dedi), Abartma (dağlar yerinden oynadı), Karşıtlık (iyi gün - kötü gün). Bu dizilimi doğru yapan tek öğrenci Esra'dır. 5 öğrenciden sadece 1'i bildiği için oran $1/5 = 20%$ olur. Cevap A) %20 seçeneğidir.
3. Sorunun Çözümü: Parçada kasabanın konağı, sıvanamayan kerpiç duvarları göz önünde canlandırılacak şekilde tasvir edildiği için cevap B) Betimleyici anlatım seçeneğidir.
4. Sorunun Çözümü: "Gözden düşmemek, çalışmayı gerektirir." cümlesinde yer alan "düşmemek" (-mek) ve "çalışmayı" (-ma) kelimeleri isim-fiildir. Cevap C seçeneğidir.
5. Sorunun Çözümü: "Senin geldiğini görmemişti." cümlesindeki "gel-dik-ini" sözcüğünde sıfat-fiil (-dik) eki kullanılmıştır. Cevap D seçeneğidir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (6-8)
Öğretmen Notu / Çözüm: Fiilimsi türü eşleştirmelerinde kelime kökünün aldığı ekin işlevine göre yön tayin edilir.
6. Sorunun Çözümü: "Onu görmeyeli uzun zaman olmuştu." cümlesindeki "gör-me-yeli" kelimesi eylemin durumunu/zamanını bildiren bir zarf-fiildir (-alı / -eli). Cevap A seçeneğidir.
7. Sorunun Çözümü: "Koşan çocuğu..." (Sıfat-fiil), "Okuma salonunu..." (İsim-fiil), "Senin geldiğini..." (Sıfat-fiil), "Konuştukça..." (Zarf-fiil) basamakları labirent kurallarına göre incelendiğinde doğru sonuca ulaşan öğrenci 7 numaralı öğrencidir. Cevap C) 7 şıkkıdır.
8. Sorunun Çözümü: Görsellerde kedileri besleyen, avucundan kuşa yem yediren ve köpeğe sevgiyle sarılan çocuk fotoğrafları bulunmaktadır. Bu görselleri en iyi anlatan başlık A) Hayvan Sevgisi olacaktır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (9-10)
Öğretmen Notu / Çözüm: Broşür grafik sorularında sadece metinde doğrudan yazan yargılar doğru kabul edilmelidir.
9. Sorunun Çözümü: Broşürdeki bilgilere bakıldığında "Dünyada israf edilen 1,3 milyon tondan fazla yiyecek, 2 milyara yakın insanı doyurabilir." ifadesi açıkça belirtilmiştir. Buradan hareketle israf edilen yiyecekle kaç kişinin doyabileceği bilgisine ulaşılabilir. Cevap C seçeneğidir.
10. Sorunun Çözümü: Ahmed Yesevî'nin dörtlüğünde geçen "tapan" (Sıfat-fiil) ve "yüz çevirip" (Zarf-fiil) sözcükleri fiilimsidir; metinde toplam iki adet fiilimsi yer almaktadır. Cevap A) 2 seçeneğidir.
2. TEMA: DOĞA VE EVREN - HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu hazırlık sorusu, öğrencilerin bilimsel araştırma basamaklarını kullanmasını ve edindikleri astronomi bilgilerini topluluk önünde paylaşarak ifade becerilerini geliştirmeyi amaçlar.
Gök Bilimi (Astronomi) Araştırma Notu: Uzay, Dünya'nın atmosferi dışında kalan, bütün gök cisimlerini, yıldızları, gezegenleri ve galaksileri içine alan sonsuz bir boşluktur. Gök bilimi (astronomi) ise bu gök cisimlerinin kökenlerini, hareketlerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen en eski temel bilim dallarından biridir. Günümüzde teleskoplar, uydular ve uzay araçları sayesinde Güneş sistemimizdeki Mars gibi komşu gezegenler hakkında çok daha detaylı bilgilere ulaşabiliyoruz. Yaşamın kaynağı olan suyun uzaydaki izleri, gök biliminin en heyecan verici araştırma konuları arasında yer almaktadır.
1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Bilimsel ve popüler bilim içerikli metinlerde geçen terim anlamlı sözcüklerin doğru kavranması, metnin yapısal olarak tam olarak anlaşılması için kritik öneme sahiptir.
Kelime/Kelime Grubu 1: Gök bilimci
Tahminî Anlamı: Uzaydaki gök cisimlerini, yıldızları ve gezegenleri inceleyen bilim insanı, astronom.
Cümlem: Ünlü İtalyan gök bilimci Giovanni Schiaparelli, Mars yüzeyindeki vadi sistemlerini incelemiştir.
Kelime/Kelime Grubu 2: Varsayım
Tahminî Anlamı: Henüz kanıtlanmamış ancak doğru olduğu kabul edilen bilimsel düşünce, hipotez.
Cümlem: Mars'ta yeşil adamların yaşadığı yönündeki eski varsayımlar birer düşten öteye gidemedi.
Kelime/Kelime Grubu 3: Yörünge
Tahminî Anlamı: Bir gök cisminin, başka bir gök cismi etrafında dönerken izlediği dairesel veya eliptik yol.
Cümlem: Gezegenin yörüngesine girmeyi başaran ilk uzay aracı Mariner 9 olmuştur.
Kelime/Kelime Grubu 4: Atmosfer
Tahminî Anlamı: Gezegenleri çepeçevre saran, gazlardan oluşmuş koruyucu tabaka, hava küre.
Cümlem: Mars'ın karbondioksitten oluşan son derece ince bir atmosferi vardır.
2. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Metne dayalı okuduğunu anlama soruları, metindeki bilgileri kronolojik ve mantıksal bir sırayla bulup sentezlemeyi öğretir.
1. Sorunun Cevabı: İtalyan gök bilimci Schiaparelli'nin Mars yüzeyindeki vadi sistemlerini görmesi ve bu yapıların akıllı canlılarca yapılmış "kanallar" olarak yanlış yorumlanmasıyla başlamıştır.
2. Sorunun Cevabı: Gezegende devasa çarpışma izleri, güneş sisteminin en büyük yanardağları, karmaşık ve uzun kanyonlar olduğu tespit edilmiş; ayrıca düşük sıcaklığı ile karbondioksitten oluşan ince atmosferi keşfedilmiştir.
3. Sorunun Cevabı: 1976 yılında gezegene ulaşan Viking 1 ve Viking 2 uzay araçlarının iniş modülleri Mars toprağını ve atmosferini incelemiş, Dünya'ya on binlerce fotoğraf göndermiştir.
4. Sorunun Cevabı: Çünkü Mars, Güneş sistemindeki diğer gezegenler arasında Dünya'ya en çok benzeyenidir ve yüzeyinde bir zamanlar bolca su bulunduğunu gösteren ciddi sel akıntısı izleri ve ipuçları vardır.
5. Sorunun Cevabı: Mars'ta kutuplardaki buzulları eritip kurak ekvator bölgesine taşıyan gelişmiş bir uygarlığın bulunduğu ve gezegende "yeşil adamlar" adı verilen akıllı canlıların yaşadığı varsayılmıştır.
3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Popüler bilim metinlerinde bilimselliği desteklemek amacıyla karşılaştırma ve sayısal verilerden yararlanma yöntemleri sıkça bir arada sunulur.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Mars gezegenine yapılan uzay uçuşlarının tarihi, yapılan araştırmalar ve gezegende su ile yaşam izlerinin aranması.
• Metnin Ana Fikri: Mars geçmişteki hayali iddialardan uzak, cansız görünse de su potansiyeli ve Dünya'ya olan benzerliğiyle gelecekte insanlığın ikinci evi olmaya en güçlü adaydır.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ: Yazar metinde ağırlıklı olarak Karşılaştırma ("Mars öteki gezegenler arasında Dünya'ya en çok benzeyeni") ve Örneklendirme ("Viking 1, Viking 2, Pathfinder, Ares Vallis bölgesi") yollarını kullanmıştır. Bilimsel iddialarını somutlaştırmak ve Mars'ın konumunu zihnimizde netleştirmek için bu yollara başvurmuştur.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• 1. Fotoğraflarda bir güneş tutulması anını, sarmal yapıda devasa bir galaksiyi (Gök ada) ve uzay boşluğunda serbestçe hareket eden bir astronotu görüyorum.
• 2. Evrenin ne kadar büyük, büyüleyici ve keşfedilmeyi bekleyen gizemlerle dolu olduğunu düşündüm.
• 3. Astronotun sonsuz boşluktaki yalnızlığı ile galaksinin muazzam ihtişamı beni derinden etkiledi.
6. ETKİNLİK: GEZEGENLER TABLOSU VE VERİ YORUMLAMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Tablo okuma çalışmalarında satır ve sütun kesişimlerindeki sayısal veriler dikkatle incelenmeli, kişisel yorum katılmamalıdır.
1. Sorunun Cevabı: Dünya'nın Güneş'e olan ortalama uzaklığı 150 milyon kilometredir.
2. Sorunun Cevabı: Uydusu olmayan gezegenler Merkür ve Venüs'tür (Tabloda uydu sayıları 0 olarak belirtilmiştir).
3. Sorunun Cevabı: Güneş'e en uzak olan gezegen, 4495 milyon kilometre uzaklıkla Neptün'dür.
4. Sorunun Cevabı: Uydu sayısı 5'ten az olan gezegenler; Merkür (0), Venüs (0), Dünya (1) ve Mars (0)* gezegenleridir.
5. Sorunun Cevabı: Uydusu en fazla olan gezegen, tabloda verilen 82 uydu sayısı ile Satürn gezegenidir.
*Not: Tablodaki orijinal baskı hatası gereği Mars'ın uydu sayısı 0 verilmiştir, çözümde tablo verilerine sadık kalınmıştır.
7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK: BİLGİLENDİRİCİ METİN TASARIMI
Öğretmen Notu / Çözüm: Bilgilendirici metinlerin ilk paragrafında (giriş) yazma amacı açıkça belirtilmeli, nesnel bir dil kullanılmalıdır.
Metin Taslağı ve İçeriği:
• Metnin Başlığı: Bilinmeyene Yolculuk: Uzayın Gizemleri
• Yazma Amacı (Giriş): Bu metnin yazılma amacı, insanlığın uzay bilimindeki ilerlemesini ve evreni anlama çabasını nesnel bilgilerle açıklamaktır.
• Gelişme Bölümü: İnsanoğlu yüzyıllardır gökyüzünü izlemiş, teknolojinin gelişmesiyle atmosferin dışına çıkmayı başarmıştır. Merkür, Venüs, Dünya ve Mars gibi karasal gezegenlerden başlayarak Satürn ve Jüpiter gibi dev gaz gezegenlerine kadar uzanan Güneş sistemimiz, milyarlarca galaksiden yalnızca biridir. Uzay araçları yardımıyla yapılan araştırmalar bizlere evrenin büyüklüğünü ve fiziki sınırlarını öğretmektedir.
• Sonuç Bölümü: Sonuç olarak uzay araştırmaları, sadece yeni gezegenler keşfetmemizi değil, kendi ana gezegenimiz Dünya'nın da kıymetini bilmemizi sağlamaktadır.
2. METİN: AĞAÇLAR AL GİYDİ KUŞLAR DİLLENDİ - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Âşık edebiyatı ürünlerinde halk kültürüne ait ve doğayı tasvir eden eski Türkçe kelimeler yoğunluktadır.
Kelime/Kelime Grubu 1: Mevce gelmek (Mevce geldi)
Tahminî Anlamı: Dalgalanmak, coşmak, harekete geçmek.
Cümlem: Baharla birlikte bütün toprak mevce geldi, her yer yeşillendi.
Kelime/Kelime Grubu 2: Sıla
Tahminî Anlamı: Bir insanın doğup büyüdüğü, özlem duyduğu memleketi, yurdu.
Cümlem: Yıllardır uzakta olan işçi, sıladan gelecek bir mektubu dört gözle bekliyordu.
Kelime/Kelime Grubu 3: Sabrı karar (Sabrı karar kalmamak)
Tahminî Anlamı: Dayanma gücü bitmek, sabrı tükenmek.
Cümlem: Geciken tren yüzünden yolcuların hiçbirinde sabrı karar kalmadı.
2., 3., 4. VE 5. ETKİNLİKLER: ŞİİR ANALİZİ VE SÖZ SANATLARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Şiirde doğanın canlanması sevinçle karşılanırken, şairin memleket hasreti ve görme engeli nedeniyle yaşadığı hüzün tezat oluşturur.
2. Etkinlik Cevapları:
1. Baharın gelmesiyle ağaçlar çiçek açmış, kuşlar ötmeye başlamış, toprak dalgalanıp yeşillenmiş ve akarsular bulanık akmaya başlamıştır.
2. Memleketine olan derin özlemini dile getirmek ve sılaya bir haber, selam ulaştırmak istemesidir.
3. Memleketinden uzak kalması (gurbet acısı) ve sıladan uzun süredir hiçbir haber alamamış olması nedeniyle üzgündür.
4. Ağaçların rengarenk çiçeklerle süslendiğini ve kuşların cıvıl cıvıl neşeyle ötmeye başladığını anlatmak istemiştir.
5. Hayır, bir cevap beklememektedir; bu sorular içindeki kederi, yalnızlığı ve gurbet çilesini dışa vurma yöntemidir (İstifham sanatı).
3. Etkinlik Cevapları:
• Şiirin Konusu: Bahar mevsiminin gelişiyle doğada yaşanan canlanma ve şairin gurbette duyduğu memleket özlemi.
• Şiirin Ana Duygusu: Bahar sevinci ile harmanlanmış memleket ve sıla hasreti.
4. Etkinlik Cevapları: "Aşık Veysel'in Baharı", "Sılaya Selam Söyleyin", "Ada'da Bahar Mevsimi".
5. Etkinlik Cevapları:
• "Ağaçlar al giydi kuşlar dillendi" ➔ Kişileştirme (Ağaçların elbise giymesi).
• "Akar gözüm yaşı bir pınar mıdır" ➔ Benzetme / Abartma (Gözyaşının pınara benzetilmesi).
• "Bizim ele selam söylen turnalar" ➔ Kişileştirme (Turnalarla konuşulması, insan özelliği yüklenmesi).
6. ETKİNLİK VE TARTIŞMA DEĞERLENDİRMESİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Tartışma kurallarına uymak, beden dilini etkili kullanmak ve süreyi doğru yönetmek konuşma eğitiminin temel amaçlarındandır.
Değerlendirme Formu Verileri (Örnek Öğrenci Dağılımı):
• Konuya hâkim olma: 10 / 10
• Savunma ve ikna kabiliyeti: 10 / 9
• Karşıt düşünceyi çürütme kabiliyeti: 10 / 8
• Konuyu metne bağlı kalmadan anlatma kabiliyeti: 10 / 9
• Konuya uygun bir dille konuşma: 10 / 10
• Beden dilini doğru kullanma: 10 / 9
• Konuya uygun vurgu ve tonlama ile konuşma: 10 / 10
• Konuyu belge ve kanıtlarla anlatma: 10 / 8
• Konuya uygun anlatım biçimleri kullanma: 10 / 9
• Zamanı, verilen süreye uygun kullanma: 10 / 10
• TOPLAM: 100 / 91
7. ETKİNLİK: GEÇİŞ VE BAĞLANTI İFADELERİYLE FABL YAZMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Düşüncenin yönünü değiştiren veya pekiştiren bağlantı ifadeleri metnin anlamsal bağlarını güçlendirir.
Kış Uykusundan Uyanan Orman (Fabl Örneği):
Kış mevsimi boyunca ormandaki tüm hayvanlar yuvalarında derin bir sessizliğe bürünmüştü. İlk olarak küçük ayı yavrusu kafasını mağaradan dışarıya uzattı. Hava hala biraz serimdi, oysaki takvimler çoktan baharı gösteriyordu. Kısa süre sonra güneş sıcak yüzünü gösterdi; başka bir deyişle doğa yeniden doğuyordu. Bu uyanış, özellikle göçmen kuşları ve uykucu kemirgenleri çok sevindirmişti. Bütün hayvanlar neşeyle çayırlara koştu. Son olarak orman lideri aslan kükreyerek baharın gelişini tüm dünyaya ilan etti.
3. METİN: BEYAZ DİŞ - 1. ETKİNLİK VE 2. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Roman türündeki bu metin, doğanın vahşi acımasızlığı karşısında insanın ve hayvanların hayatta kalma direncini anlatır.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Kelime: Muazzam. Tahmin: Çok büyük, devasa. Cümle: Vahşi arazide muazzam bir sessizlik hüküm sürüyordu.
• Kelime: Usare. Tahmin: Bitki özü, öz su. Cümle: Soğuk hava ağaçların usarelerini çekerek onları donduruyordu.
• Kelime: Eylemsizlik. Tahmin: Hareketsiz kalma durumu. Cümle: Tüm hareketlerin an gelip eylemsizlikle sonlanacağını biliyordu.
2. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Metin Soruları):
1. Henry ve Bill, buz tutmuş su yolunun aşağısında, ladin ağacı kümesinin yakınında kamp kurmuşlardır.
2. Çevrede aç bir şekilde dolaşan ve yiyecek arayan yabani kurt sürülerinin av çığlıklarıdır.
3. Çünkü Henry arkadaşının sinirlerinin bozulduğunu ve hayaller gördüğünü düşünmüştür; başlangıçta sadece altı köpekleri vardır.
4. Karda bıraktığı yabancı ayak izlerini göstererek ve köpeklerin balık yerken nasıl ekstra çıngar çıkardığını hatırlatarak ikna etmiştir.
5. Karanlıkta çevrelerini saran, kendilerini takip eden vahşi kurt sürülerinden ve aç kalma tehlikesinden dolayı korkmaktadırlar.
3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Jack London eserlerinde doğa-insan çatışmasını nesnel ve sert bir gerçekçilikle ele alır.
• Metnin Konusu: Kuzeyin dondurucu ve acımasız soğuğunda yolculuk yapan iki adamın, aç kurtların takibi altında verdikleri amansız yaşam mücadelesi.
• Metnin Ana Fikri: Doğanın tüm çetin koşullarına ve acımasızlığına karşı, insan iradesi ve canlılar hayatta kalmak için son ana kadar direnmekten vazgeçmez.
4., 5. VE 6. ETKİNLİKLER: BAŞLIK, ÖZET VE METİN TÜRÜ TESPİTİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Romanlar hikayelere göre yer, zaman ve şahıs kadrosu bakımından daha geniş dalgalanmalara sahiptir.
4. Etkinlik Başlıkları: "Kuzeyin Soğuk Sessizliği", "Karda Bırakılan İzler", "Aç Kurtların Takibi".
5. Etkinlik (Özet): Henry ve Bill, dondurucu Kuzey topraklarında yanlarında bir tabut ve altı kızak köpeğiyle zorlu bir yolculuk yapmaktadırlar. Çevreden gelen kurt ulumaları eşliğinde kamp kurarlar. Bill, köpeklere balık verirken fazladan bir hayvanın daha olduğunu fark eder ve toplamda yedi hayvan sayar. Henry ilk başta arkadaşının hayal gördüğünü düşünse de Bill karda bıraktığı izleri görerek aralarına vahşi bir kurdun karıştığını anlar. Kurtların çemberi daraltmasıyla köpekler korku içinde ateşe sığınırlar.
6. Etkinlik Çözümleri:
• a) Doğru Tür: [X] Roman
• b) Tür Belirleme Nedeni: Olayların geçtiği mekan geniş tasvir edilmiş, karakterlerin iç dünyası derinlemesine incelenmiş ve uzun bir edebi eserin (kitabın) kısaltılmış bir bölümü olduğu açıkça yapı taşlarından belli olmaktadır.
7. ETKİNLİK: CÜMLENİN TEMEL ÖGELERİ (ÖZNE - YÜKLEM)
Öğretmen Notu / Çözüm: Cümlenin ögeleri bulunurken ilk önce yüklem, ardından yükleme sorulan "Kim, Ne" sorularıyla özne tespit edilir. Tamlamalar asla bölünmez.
• Evin her tarafı (Özne) / düzenliydi (Yüklem).
• Sayısız kitabın bulunacağı bir kütüphane (Özne) / yaptırılacak (Yüklem).
• Kapı önlerinde oturup konuşmak (Özne) / annelerimize iyi gelen bir şeydi (Yüklem - İsim tamlaması grubu).
• Çocuklarımız (Özne) / bizim geleceğimizdir (Yüklem).
• İşe zamanında gelmemesi (Özne) / sıkıntılı bir durumdu (Yüklem).
• Onun yaklaşmasını bekleyenler (Özne) / bağırıyordu (Yüklem).
• Fazıl Hüsnü Dağlarca (Özne) / Türk edebiyatının önde gelen şairlerindendir (Yüklem - Sıfat/İsim tamlaması).
• (O) (Gizli Özne) / Evimizin yakınına taşınmıştı (Yüklem).*
• Deve dikeni çiçekleri (Özne) / iki yumruk büyüklüğündedir (Yüklem).
*Not: Kitaptaki "Evimizin yakınına taşınmıştı" cümlesinde dolaylı tümleç yer almaktadır; soru yönergesine göre sadece özne ve yüklem odaklı alt çizim yapılmıştır.
8. ETKİNLİK: CÜMLENİN YARDIMCI ÖGELERİ (BELİRTİLİ - BELİRTİSİZ NESNE)
Öğretmen Notu / Çözüm: Nesne, öznenin yaptığı işten etkilenen ögedir. Belirtili nesne "-ı, -i" belirtme hal ekini alır ve "Neyi, Kimi" sorularıyla bulunur; belirtisiz nesne ise yalındır ve özne bulunduktan sonra sorulan "Ne" sorusuyla tespit edilir.
a) Belirtili Nesne Çözümleri:
• Güneşin sıcaklığını iyice hissettik. (Soru: Neyi hissettik?)
• Geleceğimi onlara telefonla bildirdim. (Soru: Neyi bildirdim?)
• Eski kitapların hasar görmesi beni üzüyor. (Soru: Kimi üzüyor?)
b) Belirtisiz Nesne Çözümleri:
• Sana güzel bir kitap alacağım. (Soru: Ne alacağım?)
• Koca bir tabak yemek yedi. (Soru: Ne yedi?)
• Bayramda çocuklara şeker ikram ettik. (Soru: Ne ikram ettik?)
9. VE 10. ETKİNLİKLER: YER TAMLAYICISI VE ZARF TAMLAYICISI
Öğretmen Notu / Çözüm: Dolaylı tümleç eylemin yöneldiği, bulunduğu veya ayrıldığı yeri gösterirken "-e, -de, -den" eklerini alır. Zarf tümleci ise eylemin durumunu, zamanını, miktarını veya yönünü belirtir.
9. Etkinlik (Dolaylı Tümleç) Çözümleri:
• Bilge dikkatli bir şekilde tahtaya bakıyordu. (Soru: Neye bakıyordu?)
• Seni görür görmez aşağıya indim. (Soru: Nereye indim?)*
10. Etkinlik (Zarf Tümleci) Çözümleri:
• Her akşam parkta yürürüz. (Soru: Ne zaman yürürüz?)
• Öğretmenimiz yukarı çıkmış. (Soru: Nereye çıkmış? - Yalın halde yer-yön bildirdiği için zarftır).
*Not: Yönelme eki alan "aşağıya" sözcüğü dolaylı tümleç görevindedir; yalın haldeki "yukarı" sözcüğü ise zarf tümlecidir.
4. METİN: SON KUŞLAR (DİNLEME METNİ) - 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sait Faik Abasıyanık'ın bu ünlü hikayesi, modernleşen dünyada insanların doğayı ve hayvanları acımasızca yok etmesini eleştiren erken dönem çevre metinlerindendir.
2. Etkinlik Cevapları:
1. Adadaki insanların acımasızca kuşları avlaması, ağaçları kesmesi ve yeşillikleri yok etmesi yüzünden gelmiyorlarmış.
2. Çalıların arasına ökse adı verilen yapışkan tuzaklar kurarak, oraya gelen kuşları diri diri yakalayıp hapsederek avlıyorlarmış.
3. Adadaki çocukların yol kenarındaki yeşillikleri köklerinden sökerek doğaya zarar vermelerinden kaynaklanmaktadır.
4. Konstantin Efendi: Fiziksel olarak kaba, hantal yapılı; kişilik olarak ise doğaya saygısı olmayan, kuşları sadece ticari bir meta veya yiyecek olarak gören, bencil ve acımasız bir adamdır.
5. Gelecek nesillerin doğadan, ağaçlardan ve kuş cıvıltılarından mahrum, çorak ve gri bir dünyada yaşamak zorunda kalacağını hatırlatarak sitem etmektedir.
3. Etkinlik Cevapları:
• Metnin Konusu: İnsanların bencilce ve zalimce doğayı tahrip etmesi, kuşları katledip adadaki yeşillikleri yok etmesi.
• Metnin Ana Fikri: Doğayı, hayvanları ve yeşili korumayan toplumlar, gelecekte bizzat kendi yaşam alanlarını yok ederek büyük bir mutsuzluğa mahkum olurlar.
6. ETKİNLİK: CÜMLENİN ÖGELERİ UYGULAMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Öge bulurken tüm tamlamalar, birleşik fiiller tek bir öge olarak kabul edilir ve sorular doğrudan yükleme yöneltilir.
Özne Grubu:
• Bütün sesler kesilmiştir. (Sorulan Soru: Ne kesilmiştir? ➔ Özne: Bütün sesler)
• Kahvecinin kendisi sevimsiz bir adamdır. (Sorulan Soru: Sevimsiz bir adam olan kimdir? ➔ Özne: Kahvecinin kendisi)
• Çocukları bu işe seferber eden de oydu. (Sorulan Soru: O olan kimdir? ➔ Özne: Çocukları bu işe seferber eden de)
Yüklem Grubu:
• Bizim pilavlıklar geldi. (Soru: Ne yaptı?)
• Senelerdir kuşlar gelmiyor. (Soru: Ne yapıyor?)
• Bu yeşilliklerin bazı yerleri sökülmüş. (Soru: Ne olmuş?)
Dolaylı Tümleç Grubu:
• Yeşilliklerin en güzel yerinde duruyorlar. (Sorulan Soru: Nerede duruyorlar?)
• Polislere haber verdim. (Sorulan Soru: Kime haber verdim?)
• Kuşlar pek yakından geçmiş. (Sorulan Soru: Nereden geçmiş?)
Zarf Tümleci Grubu:
• Güz mevsiminde birdenbire böyle canavar kesilirdi. (Sorulan Soru: Ne zaman, Nasıl?)
• Sabahleyin işine kısa kısa adımlarla koşarsın. (Sorulan Soru: Ne zaman, Nasıl?)
• Kuşların üşüştüğü ağaca doğru yavaş yavaş yürürlerdi. (Sorulan Soru: Nasıl yürürlerdi?)
Nesne Grubu:
• Yeşilköy'e inecek yolcuları düşündüm. (Sorulan Soru: Kimi düşündüm? ➔ Belirtili Nesne)
• Bu işin peşinde olduğunu biliyorum. (Sorulan Soru: Neyi biliyorum? ➔ Belirtili Nesne)
• Çocuğun elindeki minik mavi kuşu hepimiz sevdik. (Sorulan Soru: Neyi sevdik? ➔ Belirtili Nesne)
7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK: BETİMLEME VE ÖYKÜLEME İLE YAZMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Çevre bilincini aşılayan hikayelerde betimlemeler (tasvirler) mekanın güzelliğini, öykülemeler ise yıkımın acısını daha derinden hissettirir.
Kayıp Ormanın Çığlığı (Hikaye Örneği):
Köyün arkasındaki küçük çamlık, sabahın erken saatlerinde çiğ damlalarıyla parıldayan, yemyeşil kadife bir örtüyü andırırdı. Kuşlar, asırlık çam ağaçlarının sık dalları arasında adeta bir senfoni orkestrası gibi ötüşürdü (Betimleme). Bir gün kasabadan kaba görünümlü iş makineleri büyük bir gürültüyle çamlığa girdi. Ağaçları birer birer devirmeye başladılar. Kuşlar feryat eder gibi gökyüzüne yükseldi. Sırf yeni binalar yapmak uğruna o güzelim yeşillik birkaç saat içinde çorak bir toprak yığınına dönüştürüldü. Ormanın sakinleri yavaşça orayı terk etti, geriye sadece derin bir hüzün kaldı (Öyküleme).
2. TEMA: ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: "Kuş Bakışı" adlı metin, günlük hayatta yer yön bulmada kullandığımız krokilerin teknik özelliklerini ve çizim kurallarını açıklar.
1. Sorunun Cevabı: Yüksek bir yerden aşağıya doğru bütün genişliği içine alabilecek şekilde bakmaya "kuş bakışı" denir; bir yerin kuş bakışı görünüşünün kâğıt üzerine kabaca, ölçeksiz çizimine ise "kroki" adı verilir.
2. Sorunun Cevabı: Yakın çevremizi, okulumuzu, mahallemizi veya köyümüzü tanımada, aradığımız bir adresi kolayca bulmada veya bir arkadaşımıza evimizin yerini tarif etmede yararlanabiliriz.
3. Sorunun Cevabı: Kroki çizerken geometrik şekiller, semboller, çizgiler ve yönleri doğru göstermek amacıyla kuzey-güney doğrultusunu belirten bir ok işareti kullanılabilir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - B VE C BÖLÜMLERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Düşünceyi geliştirme yolları metindeki fikrin ispatlanmasını, bağlantı ögeleri ise akıcılığı sağlar.
B Bölümü Çözümü (Düşünceyi Geliştirme Yolları Eşleştirme):
• (d) 1. İsmin önüne gelerek onu niteleyen veya belirten sözcüklere sıfat denir. (Tanımlama)
• (c) 2. Türkçemize sahip çıkan birçok şairimiz var: Yunus Emre, Ziya Gökalp... (Örnekleme)
• (b) 3. Ömer Seyfettin olay hikâyesi, Sait Faik Abasıyanık ise durum hikâyesi yazmıştır. (Karşılaştırma)
• (ç) 4. Cemil Meriç'in "Kitap, zekâyı kibarlaştırır." cümlesidir ki... (Tanık Gösterme)
• (a) 5. 2021 yılı verilerine göre Türkiye'nin okuma oranının... (Sayısal verilerden yararlanma)
C Bölümü Çözümü (Bağlantı İfadeleri):
1. Dün akşam misafirliğe gitti oysaki bizi sinemaya götürecekti.
2. Yirmi beş yıllık mesleğim sona erdi son olarak emekli oldum (veya başka bir deyişle).
3. Ankara'dan dönmeden önce ilk olarak kitapçılara uğrayacağım.
4. Konuşmama ilk olarak kendimi tanıtmakla başlayacağım.
5. Çiçekleri severim özellikle kır çiçeklerini.
ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (1-2)
Öğretmen Notu / Çözüm: Şiirde suların "ağlaması" insani bir niteliğin doğaya aktarılmasıdır.
1. Soru: Şiirde suların "aslını arayıp ağlaması" insan dışındaki bir varlığa insani özellikler yüklenmesi anlamına gelir. Bu nedenle dizede başvurulan söz sanatı C) Kişileştirme seçeneğidir.
2. Soru: Metinde Kızılkeçili deresinin görörsel özellikleri tasvir edilmiş (betimleme) ve orada yazarın yürümeye başlaması, tırmanması bir olay akışı içinde verildiği için (öyküleme) doğru seçenek B) Betimleme-Öyküleme şıkkıdır.
ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (3-5)
Öğretmen Notu / Çözüm: Karşılaştırma cümlelerinde iki kavram arasındaki benzerlik veya farklılıklar ortaya konur.
3. Soru: Metinde "Kardeşimde her zaman mantık ön plandadır... Ben ise sabırsız yapımdan dolayı..." denilerek yazar ile kardeşi arasında kıyaslama yapılmıştır. Cevap A) Karşılaştırma seçeneğidir (Metinde karşılaştırma kullanılmıştır, şıklarda baskı hatası olarak Benzetme yer alsa da teknik cevap karşılaştırmadır).
4. Soru: "Sinema da tiyatro gibi sanatın bir türüdür. Ancak sinemanın izleyicisi, tiyatro izleyicisinden daha fazladır." cümlelerinde karşılaştırılan iki temel kavram D) Sinema-tiyatro şıkkıdır.
5. Soru: 4 numaralı cümlede "Bana ömrüm boyunca unutamayacağım bir masal anlattı." ifadesinde "bir masal" kelimesi belirtisiz nesnedir ("Ne anlattı?" sorusunun cevabı). Tabloda ise belirtili nesne olarak işaretlenmiştir. Bu yüzden öğrenci 4 numaralı cümleyi yanlış bulmuştur. Cevap D şıkkıdır.
ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (6-8)
Öğretmen Notu / Çözüm: Uzun cümlelerde öge dizilimini bulurken tamlamaları tek bir parça halinde korumak labirent sorularını hatasız çözdürür.
6. Soru: "Ben atımdan inerek bu ihtiyarın elini öptüm." cümlesinin ögeleri: Öptüm (Yüklem), Öpen kim? Ben (Özne), Nasıl? atımdan inerek (Zarf tümleci), Neyi öptüm? bu ihtiyarın elini (Belirtili Nesne). Cümlede A) Dolaylı tümleç bulunmamaktadır.
7. Soru: "Limana girdiğimiz vakit, şehre çıkmak isteyen yolcuların kâğıtlarına bakmak için birkaç subay geldi." cümlesinde: Geldi (Yüklem), Gelen kim? D) Birkaç subay (Özne) seçeneğidir.
8. Soru: "Osman Hamdi Bey'in 'İstanbul Hanımefendisi' tablosu (Özne) / Avusturya'nın başkenti Viyana'da (Dolaylı Tümleç) / açık artırmayla (Zarf Tümleci) / satıldı (Yüklem)." Bu öge dizilimini (Ö - DT - ZT - Y) labirentte doğru tamamlayan öğrenci D) İrem'dir.
ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (9-10)
Öğretmen Notu / Çözüm: Edilgen çatılı cümlelerde yüklemde "-il, -in" ekleri bulunur ve işi yapan sözde öznedir.
9. Soru: "Üç tarafı ambarlı büyük kilerin tavanına (Dolaylı Tümleç) / kancalı büyük çiviler (Özne / Sözde Özne) / takılmıştı (Yüklem)." Cümle edilgen olduğu için çiviler sözde öznedir. Doğru sıralama B) Dolaylı tümleç-özne-yüklem seçeneğidir.
10. Soru: Verilen afet broşüründe "Küçük yangınlara müdahale edin." maddesi açıkça yer almaktadır. Dolayısıyla "müdahale etmem, itfaiyeyi ararım" şeklindeki davranış broşürdeki bilgiye göre yanlıştır. Cevap A seçeneğidir.
3. TEMA: MİLLÎ KÜLTÜRÜMÜZ - HAZIRLIK ÇALIŞMASI VE NOT ALARAK OKUMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu bölüm öğrencilerin millî kültür ögelerimiz ve el sanatlarımız hakkındaki ön bilgilerini harekete geçirmeyi ve kalıcı okuma alışkanlığı kazandırmayı amaçlar.
Hazırlık Çalışması Çözümü: Türk el sanatları denilince aklımıza ilk olarak dokuma sanatı (halı ve kilim dokumacılığı), çini sanatı, hat sanatı (güzel yazı yazma), ebru sanatı, minyatür sanatı, ahşap oymacılığı ve maden işleme sanatı gelir. Bu sanatlar yüzyıllar boyunca Türk milletinin estetik zevkini, duygu ve düşüncelerini, yaşam tarzını yansıtan en önemli kültürel miraslarımızdır.
Not Alarak Okuma Adımları (Sayfa 90 Verileri): İlk sayfada vurgulanan önemli kültürel ögeler; katı ve yumuşak maddelere şekil verilmesi, Dede Korkut Hikâyeleri'ndeki toy tasvirlerinde yere binlerce halı serilmesi, Anadolu halı ve kilim dokumaları, Türk kadınının ürettiği çorap, kuşak, heybe, elbise, başlık ve örtü gibi el sanatlarının Avrupa müzelerini süsleyecek kadar zengin olmasıdır.
1. ETKİNLİK VE 2. ETKİNLİK: SÖZLÜK ÇALIŞMASI VE METİN SORULARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sanat terimleri ve dönemsel sözcükler bağlam yapılarına uygun olarak çözümlenmeli, millî kültür mirasının kavramsal altyapısı kurulmalıdır.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Eksiksiz Sözlük Uygulaması):
• Kelime/Kelime Grubu 1: Mabet
• Tahminî Anlamı: İbadet edilen kutsal yer, tapınak.
• Cümlem: İslamiyet'i kabul eden Türkler, dünyanın en güzel mabetlerini inşa etmişlerdir.
• Kelime/Kelime Grubu 2: Gravür
• Tahminî Anlamı: Taş, ahşap veya metal bir levha üzerine kazınarak yapılan resim, oyma baskı resmi.
• Cümlem: Avrupalı sanatçıların çizdiği eski gravürler, kasabalarımızdaki yüksek sanat zevkini gösteriyor.
• Kelime/Kelime Grubu 3: Tecessüs
• Tahminî Anlamı: Merak etme, dikkatle araştırma duygusu.
• Cümlem: Gençlerin içindeki o taze tecessüs, onları tarihî eserleri korumaya yönlendirir.
• Kelime/Kelime Grubu 4: Motif
• Tahminî Anlamı: Yan yana gelerek bir süslemeyi oluşturan her bir desen ögesi.
• Cümlem: Halılardaki ince motifler Avrupalı modacılara ilham kaynağı olmuştur.
• Kelime/Kelime Grubu 5: Hat
• Tahminî Anlamı: Türk-İslam kültüründe gelişen estetik, güzel yazı yazma sanatı.
• Cümlem: Okul müzesinde eski Türk hat levhalarından birini hayranlıkla inceledik.
2. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Soruların Cevapları):
• 1. Sorunun Cevabı: Türklerin Hun mezarlarında bulunan madenî süs eşyaları üzerine işledikleri hayvan figürlü bu özel eserler sanat tarihinde "hayvan üslubu" adı ile anılmaktadır.
• 2. Sorunun Cevabı: Yerleşik medeniyete geçince katı maddeyi (taşı, tahtayı, camı, çiniyi) büyük bir zevkle işlemeye başlamışlar; dünyanın en güzel mabetlerini, çeşmelerini, saraylarını ve yalılarını inşa etmişlerdir.
• 3. Sorunun Cevabı: Çünkü vatan sadece çıplak topraktan ibaret değildir; bir milletin asıl vatanı üzerinde yarattığı kültür eserleridir. Milletin ruhu, tarihi, hatırası, zevki ve yaratma gücü bu eserlerde görülür.
• 4. Sorunun Cevabı: Türklerin halı dokumacılığından çiniciliğe, hat sanatından mimari eserlerin üretilmesine kadar hem yumuşak hem de katı maddeleri üstün bir estetik anlayışla işlediklerini öğrendim.
• 5. Sorunun Cevabı: Kültür eserlerinin manasını ve değerini öğrenen fertler vatanına, tarihine ve geçmişine daha güçlü bağlarla bağlanır; millî kimliğini koruma ve yaşatma bilincine erişir.
3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK: METİN ANALİZİ VE CÜMLENİN ÖGELERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Cümleler ögelerine ayrılırken isim tamlamaları, sıfat tamlamaları ve deyimleşmiş/birleşik fiiller asla birbirinden bölünmeden tek bir öge bloğu olarak ele alınmalıdır.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Türk plastik sanatlarının tarihi gelişimi, çeşitliliği ve bu sanat eserlerini korumanın önemi.
• Metnin Ana Fikri: Bir milletin asıl vatanı ürettiği kültür ve sanat eserleridir; bu eserleri korumak vatanı korumak kadar kutsaldır.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ: "Onlara eski, ölü maddî şekiller gözüyle değil de yarının sanat eserlerinin tohumu gibi bakmasını bilmeliyiz." dizesi önemli bir gelecek projeksiyonu içerdiği için altı çizili veya koyu olarak vurgulanmalıdır.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Ögelerine Ayırma):
• Bu eserlerden pek büyük bir kısmı (Özne) / yanmış, yıkılmış, kaybolmuş, yabancıya gitmiştir (Sıralı Yüklemler).
• Her okulun (Dolaylı Tümleç) / Türk sanat eserlerinin resimlerini, planlarını, maketlerini gösteren müzeleri (Özne) / olmalıdır (Yüklem).
• Bu eserlerden hareket edilerek (Zarf Tümleci) / yeni yeni eserler (Özne) / vücuda getirilebilir (Yüklem - Birleşik eylem).
• Avrupalılar (Özne) / bizim eserlerimizdeki motifleri kullanarak (Zarf Tümleci) / modalar (Belirtisiz Nesne) / icat etmişlerdir (Yüklem - Birleşik eylem).
• Plastik sanat eserlerini incelemenin en pratik yolu (Özne) / onların benzerini yapmaktır (Yüklem - Fiilimsi/İsim tamlaması grubu).
• En güzel sanat eseri modellerinin çoğaltılması da (Özne) / bir kültür çalışmasıdır (Yüklem - İsim tamlaması).
6. ETKİNLİK: FİİLDE ÇATI - NESNE-YÜKLEM İLİŞKİSİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Yükleme sorulan "Neyi?, Kimi?" soruları belirtili nesneyi; özne bulunduktan sonra sorulan "Ne?" sorusu ise belirtisiz nesneyi buldurur. Nesne alabilen fiillere geçişli fiil denir.
Cümle İncelemesi: "Eline kalemini aldı." cümlesinde "kalemini" sözcüğü nesnedir (nesne almıştır). "Ali okula gidiyor." cümlesi nesne almamıştır.
Atasözleri Nesne Analizi:
• Malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür. ➔ Nesne yoktur (Yüklem isimdir).
• Akılsız başın cezasını ayak çeker. ➔ Nesne: Akılsız başın cezasını (Belirtili Nesne).
• Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. ➔ Nesne: Doğru söyleyeni (Belirtili Nesne).
• Evdeki hesap çarşıya uymaz. ➔ Nesne yoktur (Geçişsiz fiil).
• Burası yemek kokuyor. ➔ Nesne yoktur (Geçişsiz fiil).
• İlkbaharda bitkiler yeşerir. ➔ Nesne yoktur (Geçişsiz eylem).
• Yalnızlığıma doğru yürüyorum. ➔ Nesne yoktur (Geçişsiz fiil).
• Size verdiğim etkinliği yapmalısınız. ➔ Nesne: Size verdiğim etkinliği (Belirtili Nesne).
• Bu akşam şehre dönüyormuş. ➔ Nesne yoktur (Geçişsiz fiil).
Nesnelerin Cümlenin Anlamına Etkisi: Nesneler, yapılan işten doğrudan etkilenen varlığı belirterek cümlenin anlamca daha belirgin, tam ve net olmasını sağlar; eylemin anlam alanını tamamlar.
7. ETKİNLİK, 8. ETKİNLİK VE 9. ETKİNLİK: FİİLDE ÇATI VE TARTIŞMA ÇALIŞMALARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Fiillere getirilen "-l" ve "-n" ekleri eylemi edilgen çatılı yapar, işi yapan gerçek özne gizlenir.
7. ETKİNLİK (a) Çözümü: "Geziye gitti." cümlesinde işi yapan (özne) bellidir (etken). "Geziye gidildi." cümlesinde ise işi yapan belli değildir (edilgen).
7. ETKİNLİK (b) Fiil Çekimleri ve Cümleleri:
• yaz- / yazıl-: Kitaptaki tüm önemli etkinlikler deftere tek tek yazıldı.
• sev- / sevil-: Çalışkan ve dürüst öğrenciler öğretmenleri tarafından çok sevilir.
• oku- / okun-: Sınıfta Ergenekon Destanı'ndan harika bir bölüm okundu.
• bil- / bilin-: Tarihî çeşmenin kim tarafından yapıldığı tam olarak bilinmiyor.
• bak- / bakıl-: Müzedeki tüm tarihî eserlerin bakımına özenle bakıldı.
• başla- / başlandı: Okul müzesinin tasarım çalışmalarına nihayet başlandı.
Anlam Değişikliği Açıklaması: Fiiller bu ekleri aldıktan sonra eylemen gerçek öznesi belirsizleşmiş, işten etkilenen nesne "sözde özne" durumuna geçerek cümleler edilgen çatılı hale gelmiştir.
9. ETKİNLİK METİN ÇIKTISI (Kavram Havuzu): Vatan, sınırları haritalarla çizilmiş çıplak bir toprak parçasından ibaret değildir; bir milletin asıl vatanı, ruhunu ve kimliğini üflediği kültür eserleridir. Taş köprülerimiz, mabetlerimiz, motif motif işlenmiş halılarımız geçmişin hafızasını bugüne taşır. Bizler bu eserleri koruyarak sadece mermeri veya ahşabı değil, milletimizin bağımsızlık ruhunu korumuş oluruz.
2. METİN: TÜRKİYE'M - 1. ETKİNLİK VE 2. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Şiirde yer alan yöresel ögeler, şehir isimleri ve coğrafi zenginlikler vatan sevgisi ana duygusunu besler.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Orijinal Eksiksiz Veriler):
• Kelime 1: Koçaklama. Tahminî Anlamı: Halk edebiyatında yiğitlik, savaş ve kahramanlık konularını işleyen şiir türü. Cümlem: Saz şairi eline sazını alıp gür bir sesle koçaklama söyledi.
• Kelime 2: Sağdıç. Tahminî Anlamı: Düğünde damada rehberlik eden, yardım eden en yakın arkadaş. Cümlem: Şair, vatanı kendisine bir sağdıç ve emmi kadar yakın görerek bağrına basmıştır.
• Kelime 3: Kıtlama. Tahminî Anlamı: Çayı şekeri ısırmak suretiyle ağızda tutarak içme biçimi. Cümlem: Erzurum'da akşam vakti dört bardak kıtlama çay içerek yorgunluk çıkardı.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Şiirde Kars, Edirne, Zonguldak, Akdeniz sahilleri, Koçhisar, Sille, Sürmene, Adana, Erzurum ve Ardahan gibi vatan topraklarından bahsedilmektedir.
2. "Sen vatanımsın, ekmeğimsin / Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca..." dizeleriyle vatanın her karışının bizim rızkımız, canımız ve asırlardır süren şanlı zaferlerimizin bir meyvesi olduğu anlatılmaktadır.
3. Ben şairin yerinde olsaydım ülkemizin Karadeniz yaylalarını, Trabzon'un tarihi kalelerini ve sarp yeşil dağlarını överdim.
4. "Nazlı sahiller Akdeniz'de" dizesinde sahillere insani bir özellik (nazlı olmak) yüklenerek kişileştirme (teşhis) sanatı yapılmıştır.
5. Zonguldak maden ocağıyla (63 numara), Sürmene bıçağıyla, Adana çiğ köftesiyle, Koçhisar tuzuyla, Erzurum ise kıtlama çayıyla meşhur olmuştur.
3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK: FİİLDE ÇATI VE ÖZNE İLİŞKİLERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Fiilde çatı konusu incelenirken, işi bizzat gerçekleştiren gerçek bir öznenin bulunup bulunmadığı denetlenmelidir.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Şiirin Konusu: Türkiye'nin coğrafi, tarihi ve kültürel zenginlikleri.
• Şiirin Ana Duygusu: Memleket hayranlığı, derin vatan sevgisi ve millî gurur.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ: "Vatanım Türkiye'm", "Boydan Boya Anadolu", "Zaferler Yurdu".
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Etken-Edilgen Analizi):
• Tüm parasını kitap almak için harcadı. ➔ Etken Fiil (Harcayan belli: O).
• Akşamları evimizin yakınındaki parktan şen çocuk sesleri işitilir. ➔ Edilgen Fiil (İşit-il-ir, sesleri işiten gerçek kişi belli değil).
• Ömer Seyfettin, hikâyelerinde gerçeklere yer vermiş. ➔ Etken Fiil (Yer veren özne belli: Ömer Seyfettin).
• Pencere önündeki çiçekler sulandı. ➔ Edilgen Fiil (Sulan-dı, sulayan kişi belli değil).
Anlam Bakımından Farklılık: Etken cümlelerde işi bizzat yapan özne aktiftir ve bellidir. Edilgen cümlelerde ise işi yapan gizli kalmış, eylemden etkilenen nesne "sözde özne" görevini üstlenmiştir.
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK: AFİŞ TASARIMI VE İŞLEM BASAMAKLARI
Öğretmen Notu / Çözüm: İşlem basamakları kurgulanırken mantıksal, planlı ve kronolojik bir akış tasarlanmalıdır.
7. ETKİNLİK - Afiş Hazırlama İşlem Basamakları:
1. İlk olarak yaşadığım şehrin (örneğin Trabzon'un) tarihi mekanları, Sürmene bıçağı ve horon kültürü gibi değerleri araştırılır ve görseller toplanır.
2. Afişin ana temasını yansıtacak, okuyucuda merak uyandıracak kısa ve etkileyici bir slogan belirlenir.
3. Dosya kağıdı üzerinde fotoğrafların ve bilgilendirici yazıların geleceği yerler dengeli bir mizanpaj ile planlanır.
4. Görsel estetiği artırmak için şehri temsil eden renk tonları ve okunaklı, büyük yazı fontları seçilir.
5. Son olarak görseller yapıştırılıp slogan yazıldıktan sonra afiş sınıf panosunda paylaşılacak duruma getirilir.
3. METİN: ERGENEKON DESTANI - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Destansı metinlerde geçen kahramanlık ve madencilik sözcükleri dilimizin tarihi derinliğini kavramamızı sağlar.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Eksiksiz 10 Boşluk Maddesi):
• 1. Hendek: Korunma amacıyla kazılan derin çukur. Cümlem: Çadırların çevresine geniş bir hendek kazdılar.
• 2. Örs: Üzerinde metal dövülen çelik blok. Cümlem: Han, kızıl demiri örse koyup dövdü.
• 3. Körük: Ateşi alevlendiren rüzgarlı araç. Cümlem: Yetmiş deriden körük kurup dağı ısıttılar.
• 4. Sığırtmaç: Sığır güden çoban, sığır bakıcısı. Cümlem: Genç adam köyde uzun yıllar sığırtmaçlık yaptı.
• 5. Kurultay: Devlet işlerinin görüşüldüğü meclis. Cümlem: Beyler, kurultayda göç kararını onayladı.
• 6. Toy: Eski Türklerde ziyafetli büyük şenlik, kurultay. Cümlem: Büyük zaferin ardından ulu bir toy düzenlendi.
• 7. Ok ötmesi: Okun havada giderken çıkardığı ses. Cümlem: Gök-Türk okunun ötmediği hiçbir yer kalmadı.
• 8. Kavim: Aralarında dil ve kültür birliği olan insan topluluğu, boy. Cümlem: Çevre kavimler Türkleri yenmek için birleşti.
• 9. Demir madeni: Yer altından çıkarılan işlenebilir demir yatağı. Cümlem: Dağdaki zengin demir madenini eritmeye karar verdiler.
• 10. Ferman etmek: Buyruk vermek, emir yayınlamak. Cümlem: Padişah, şehrin kurulması için hemen ferman etti.
2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK: DESTAN ANALİZİ VE METİN SORULARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Ergenekon Destanı, Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunu, bağımsızlık karakterini sembolize eden epik bir eserdir.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Türk illerinde ok ötmedik yer bırakılmamış, düşman baskınlarına karşı çadırların çevresine büyük hendekler kazılmıştır.
2. Düşman komutanların ve boyların kurduğu hileli pusuya ve tan ağarınca yapılan ani baskına uğradıkları için yenilmişlerdir.
3. İl Han'ın küçük oğlu Kıyan ile yeğeni Tukuz savaştan sağ kurtulmuş; dağların ardında sarp, akarsuları ve meyve ağaçları olan Ergenekon'a yerleşmişlerdir.
4. Bütün boylara elçiler gönderip güçlendiklerini bildirmiş, kendilerine düşmanlık edenleri yenerek dört yüz yıllık öçlerini almışlardır.
5. Demir dağın eritilerek özgürlüğe çıkıldığı gün olan ve hanın örste demir dövmesiyle kutlanan bu mukaddes gün Nevruz Bayramı'dır.
3. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• Benzer Yönleri: Karakterler (Kıyan, Tukuz), mekan ismi (Ergenekon) ve demir dağın eritilmesi olay akışı tamamen aynıdır.
• Farklı Yönleri: EBA'daki sesli anlatımda destansı fon müzikleri, vurgulu tonlamalar ve savaş betimlemeleri kulak tırmalamayacak şekilde daha coşkulu verilmiştir.
4. ETKİNLİK CEVAPLARI: 1. Evet, Türk milletini derinden etkileyen tarihi bir olay anlatılmaktadır. 2. Evet, koca bir demir dağın eritilmesi gibi olağanüstü unsurlar vardır. Metnin Türü: Destan.
5. ETKİNLİK VE 6. ETKİNLİK: ANLAMSAL İLİŞKİLER VE SÖZ SANATLARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Cümleler arası anlam ilişkileri saptanırken yargıların gerçekleşme amaçlarına veya şartlarına bakılmalıdır.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Amaç-Sonuç Cümlesi: "Gök-Türklerden öç almak amacıyla çevre illerdeki bütün kavimler birleşerek üzerlerine yürüdüler."
• Neden-Sonuç Cümlesi: "Ergenekon'da kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldığı için artık oraya sığamaz oldular, çıkış yolu aradılar."
• Koşul-Sonuç Cümlesi: "Eğer dağdaki ulu demir madenini eritebilirsek, dışarı çıkmak için önümüzde geniş bir yol olur."
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Abartma Sanatı Örneği): "Düşmanlar Gök-Türkleri kurultayda pusuya düşürüp öyle bir öldürdüler ki koca Türk illerinde bir tek ev bile kurtulmadı, her taraf kana bulandı."
7. ETKİNLİK: CÜMLE TÜRLERİ - YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER
Öğretmen Notu / Çözüm: Yüklemin kökü veya gövdesi mak-mek mastar ekini alabiliyorsa fiil cümlesidir, alamıyorsa isim cümlesidir.
a) Bölümü Cümle Analizleri:
• Padişahın Hasan adında cömert, iyi yürekli bir veziri vardır. ➔ İsim Cümlesi (var: mevcut anlamında isimdir).
• Bizim için kocaman bir pasta yapmış. ➔ Fiil Cümlesi (yapmak fiilidir).
• Toplantının bu kadar uzamasına şaşırdım. ➔ Fiil Cümlesi (şaşırmak eylemidir).
• Şairin kullandığı kelimeler gerçekten çok farklıydı. ➔ İsim Cümlesi (farklı sözcüğü isimdir).
• Konuşurken beden dilimi etkili bir biçimde kullandım. ➔ Fiil Cümlesi (kullanmak eylemidir).
• Türk milleti misafirperverdir. ➔ İsim Cümlesi (misafirperver isimdir).
b) Bölümü Metin İçi Örnekleri:
• İsim Cümleleri: 1. Vardıkları yerde akar sular, çeşmeler, meyveli ağaçlar vardı. 2. Ergenekon'un dışında geniş yerler, güzel yurtlar olurmuş. 3. Gök-Türklerin o zamanki padişahı Börte Çene idi.
• Fiil Cümleleri: 1. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. 2. Ateş kızdıktan sonra demir dağ eriyip akıverdi. 3. O günü bayram sayıp dışarı çıktılar.
8. ETKİNLİK AND 9. ETKİNLİK: METİN TASARIMI VE PLANLAMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Bilgilendirici metin taslağında giriş, gelişme ve sonuç hiyerarşisi kültürel değerlerle harmanlanarak sunulmalıdır.
Türk Kültüründe Ergenekon İzleri (8. Etkinlik Örnek Metni): Ergenekon Destanı, Türk milletinin zorluklar karşısında gösterdiği demir gibi sağlam iradeyi ve millî birliği simgeler. Destandaki demir madeninin körüklerle eritilmesi, Türklerin çok eski çağlardan beri madencilik ve metal işleme sanatında ne kadar usta ve öncü olduklarını kanıtlamaktadır. Hanın ve beylerin örs üzerinde demir döverek yeni bir hayata çıkış yapmaları, bağımsızlığa duyulan kutsal saygının ve millî kültür birliğinin en büyük mirasıdır.
4. METİN: ATASÖZLERI ÜZERİNE (DİNLEME METNİ) - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Atasözleri üzerine yapılan bu dinleme çalışması, dildeki kalıplaşmış özlü ifadelerin yapı taşlarını kavramamızı sağlar.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Eksiksiz 7 Madde):
• 1. Söz dizimi: Cümledeki kelimelerin yan yana geliş sırası, sentaks. Cümlem: Atasözlerinin kalıplaşmış söz dizimi hiçbir şekilde bozulamaz.
• 2. Mâzi: Geçmiş zaman, geçmiş. Cümlem: Binlerce yıllık şanlı bir maziye sahip olan atasözlerimiz dil servetimizdir.
• 3. Anonim: Söyleyeni, yazanı belli olmayan, halkın ortak malı olan. Cümlem: Manilerimiz ve atasözlerimiz anonim halk edebiyatı ürünleridir.
• 4. Kalıplaşmış: Kelimeleri veya biçimi değiştirilemez duruma gelmiş sabit söz. Cümlem: Atasözleri yüzyıllar içinde kalıplaşmış yapılardır.
• 5. Rafine: Arıtılmış, ayıklanmış, en seçkin duruma getirilmiş. Cümlem: Kültür dili, günlük dilin rafine edilmiş halidir.
• 6. Doğrultu: Bir hareketin yöneldiği çizgi, yön. Cümlem: Krokide kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir ok bulunur.
• 7. Tecrübe: Deneyim, hayat basamaklarından geçerek edinilen birikim. Cümlem: Atasözleri atalarımızın asırlar süren tecrübelerinin bir ürünüdür.
2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK: DİNLEDİĞİNİ ANLAMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Atasözleri uzun denemeler sonucu söylendiği için dilden çıkarılmaları millî hafızanın zarar görmesine neden olur.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Atasözü, geçmiş asırlardan kalan, uzun gözlem ve tecrübelere dayanan, halka mal olmuş öğüt içerikli özlü sözlerdir.
2. Her ikisi de kalıplaşmıştır, halkın ortak malıdır (anonimdir) ve az sözle yoğun düşünceler anlatır.
3. Asırlar boyunca halkın dilinde sabitlendiği ve kalıplaştığı için kelimeleri değiştirilemez, yerlerine eş anlamlıları dahi getirilemez.
4. Bir milletin binlerce yıllık hayat tecrübelerinin, ortak akıl süzgecinden geçerek kuşaktan kuşağa aktarılmasıyla ortaya çıkmışlardır.
5. Metni dinlerken daha önce az duyduğum derin anlamlı atasözleriyle karşılaştım; bu da dilimizin büyüklüğünü gösteriyor.
4. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• Metnin Konusu: Atasözlerinin yapısal ve dil bilgisel özellikleri, kalıplaşmış yapıları ve millî kültürdeki yeri.
• Metnin Ana Fikri: Atasözleri dilden ve kültürden çıkarılamaz; onlar bin yıllık ortak hafızanın ve millî kimliğin temel mahsulüdür.
5. ETKİNLİK: SÖZLÜK ANLAMLARI VE EKSİKSİZ ATASÖZLERI LİSTESİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Atasözlerinin sözlük anlamları incelenirken taşıdıkları mecazi öğüt boyutu kavratılmalıdır.
• 1. Aba altında sultan yatar: Üstündeki eski püskü kıyafetlere bakarak kimse küçümsenmemelidir; dış görünüşü fakir olan nice insan içinde büyük erdemler barındırır.
• 2. Abanın kadri yağmurda bilinir: Bir şeyin gerçek değeri ve kıymeti, ancak ona en çok ihtiyaç duyulduğu zor zamanlarda tam olarak anlaşılır.
• 3. Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz: Kurallara uymayan, işi baştan savma ve hileli yapan kimse, görünüşte çok iş yapıyor gibi görünür ama ürettiği işin hiçbir değeri yoktur.
• 4. Acele ile kalkan nedametle oturur: Düşünmeden, öfkeyle veya aceleyle alelacele karar verip işe girişenler sonunda mutlaka büyük bir pişmanlık duyarlar.
• 5. Adam ahbabından bellidir: Bir insanın karakteri, ahlakı ve kişilik yapısı, birlikte vakit geçirdiği, yakınlık kurduğu arkadaşlarından anlaşılır.
• 6. Belaya sabır gerek: Başımıza gelen kaçınılmaz kötü durumlar ve felaketler karşısında soğukkanlı kalmalı, isyan etmeden sabırla çözüm aramalıyız.
• 7. Bin nasihatten bir musibet yeğdir: İnsanlar bazen kendilerine verilen sayısız öğütten ders çıkarmazlar ancak başlarına gelen kötü bir olaydan (musibetten) yaşayarak hemen ders alırlar.
• 8. El el ile, değirmen yel ile: İnsanların büyük işleri başarması ancak toplumsal dayanışma, el birliği ve yardımlaşma sayesinde mümkün olur.
6. ETKİNLİK, 7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK: CÜMLE TÜRLERİ VE GÖRSEL YORUMLAMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Yüklemin yer avantajına göre cümlelerin yapısal nitelikleri belirlenir, dilin kurallı yapısı korunur.
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Öge Dizilişine Göre):
• Birkaç sözcükle kurulu olanlar olduğu gibi uzun bir cümle biçiminde olanlar da vardır. ➔ Kurallı Cümle (Yüklem sonda).
• Acından ölmemiş kimse. ➔ Devrik Cümle (Yüklem ortada).
• Görüldüğü üzere bu durumlarda genellikle eş anlamlılar ya da yakın anlamlılar kullanılmaktadır. ➔ Kurallı Cümle (Yüklem sonda).
• Gün eksilmesin penceremden. ➔ Devrik Cümle (Yüklem ortada).
• Ayrıca kimi atasözümüzün bölgelere göre değişik biçimler aldığı da olur. ➔ Kurallı Cümle (Yüklem sonda).
• Üstünde yıllanmış bir ceket, altında ise yamalı bir pantolon... ➔ Eksiltili Cümle (Yüklem yazılmamış).
Farkların Açıklanması: Türkçenin temel yapısında ana öge (yüklem) sonda yer alır; yüklem sondaysa kurallı (düz), başta veya ortadaysa devrik cümle oluşur. Tamamlanmamış, yüklemi okuyucunun zihnine bırakılmış cümleler ise eksiltilidir.
3. TEMA SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: "Kültür Dili" metni, dilimizin tarihsel zenginliğini ve halk edebiyatının estetik yapısını rafine bir dille açıklar.
1. Sorunun Çözümü: Yazar kültür dili tabirini, günlük alelade konuşma ve bilim dili dışında kalan; geniş manada yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanmaktadır.2. Sorunun Çözümü: Sözlü halk edebiyatı, şekli ve muhtevası (içeriği) bakımından pratik günlük dilden farklı olduğu ve günlük dili estetik bir amaçla işleyerek toprağı altına dönüştürdüğü için kültür diline girer.3. Sorunun Çözümü: Çünkü bu özlü sözler asırlar boyunca geniş kitlelere ve halka mal olmuş, yazı diline yerleşmiştir. İçlerindeki kelimeler nedeniyle bunları değiştirmeye çalışmak, bin yıllık ortak kültürü hiçe saymak demektir ve boşuna bir çabadır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - B, C VE Ç BÖLÜMLERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Atasözleri genel kuralları bildirirken, deyimler anlık durumlara yönelik kalıplaşmış sözlerdir.
B Bölümü Çözümü (Atasözü/Deyim Ayrımı):
• (✓) 1. Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır. (Atasözüdür)
• (✓) 2. Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar. (Atasözüdür)
• (X) 3. Atı olan Üsküdar’ı geçti. (Deyimdir)
• (✓) 4. Mum dibine ışık vermez. (Atasözüdür)
• (✓) 5. Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz. (Atasözüdür)
• (X) 6. Dostlar alışverişte görsün. (Deyimdir)
C Bölümü Çözümü (Anlamsal İlişkiler):
• (N) 1. Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim.
• (N) 2. Çok okuyor ki iyi yazıyor.
• (A) 3. Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti.
• (A) 4. Şiir yazmak için hayal etmek gerekir.
• (N) 5. Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider.
• (A) 6. Kitap almak için para biriktiriyor.
• (A) 7. İstanbul’a okumaya gitti.
• (N) 8. Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu.
Ç Bölümü Çözümü:
• 1. Soru: "Bülbül, güle küsmüş." cümlesinde kişileştirme sanatı vardır, abartma yoktur. Cevap D şıkkıdır.
• 2. Soru: Dörtlükte baştan aşağı "Anadolu'muz, türküler" denilerek vatan sevgisi işlendiği için cevap A) Anadolu sevgisi seçeneğidir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - TEST SORULARI (3-8)
Öğretmen Notu / Çözüm: Nesne alabilen eylemler geçişli, işi yapan gerçek bir öznesi olan eylemler ise çatısına göre etkendir.
• 3. Soru: "Erkenden bütün ödevlerimi bitirdim." cümlesinde "ödevlerimi" sözcüğü nesne alabildiği için fiil geçişlidir. Cevap C seçeneğidir.
• 4. Soru: "Konuşması beni çok etkiledi." cümlesinde etkileme işini yapan belli olduğu için eylem etkendir. Cevap D şıkkıdır.
• 5. Soru: "Ne zaman aradın?" cümlesinin yüklemi geçişli olduğu halde cümlede fiziksel nesne yazılmamıştır. Cevap C seçeneğidir.
• 6. Soru: "Eşyaların fazlası, ihtiyaç sahiplerine verildi." cümlesinde yüklem hem edilgendir (-il eki almıştır) hem de nesne alamadığı için geçişsizdir. Cevap B seçeneğidir.
• 7. Soru: "İşim gücüm budur benim." cümlesinin yüklemi "budur" ek-fiil almış bir zamir (isim soylu kelime) olduğu için isim cümlesidir. Cevap A seçeneğidir.
• 8. Soru: "Tiyatro, kişinin sınırlarını genişletir." cümlesinde yüklem genişletmek eylemidir, fiil cümlesidir. Cevap C şıkkıdır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - TEST SORULARI (9-13)
Öğretmen Notu / Çözüm: Grafik okuma sorularında yalnızca şemada sunulan net sayısal veriler ve değişkenler dikkate alınmalıdır.
• 9. Soru: "Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan..." cümlesinin yüklemi yazılmadığı için bitmemiş, eksiltili bir cümledir. Cevap B seçeneğidir.
• 10. Soru: "Küs olan kardeşler birbiriyle anlaştı." cümlesinin yüklemi fiildir (fiil cümlesi), diğer şıklar isim cümlesidir. Cevap A şıkkıdır.
• 11. Soru: "Hayatı, eseri, davranışları zıtlıklarla doludur." cümlesinde yüklem sonda yer aldığı için kurallı cümledir. Cevap D şıkkıdır.
• 12. Soru: "Akşama kadar soru çözdüm." (2) ve "Mülakat için hazırlandı." (4 - Kendi kendine hazırlanma / Etken-Dönüşlü anlam) cümleleri edilgen çatılı değildir. Cevap D) 2 ve 4 seçeneğidir.
• 13. Soru: "Babam seni sordu." cümlesinde "seni" kelimesi doğrudan nesne (belirtili nesne) olarak kullanılmıştır. Cevap A seçeneğidir.
3. TEMA SONU YAZMA ETKİNLİĞİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Yazma çalışmasında imla kurallarına uyulmalı, millî kimliğin korunmasında dilin bir taşıyıcı olduğu fikri işlenmelidir.
MİLLÎ KÜLTÜRÜN HAFIZASI: DİLİMİZ
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de belirttiği gibi, Türk dili Türk milletinin kalbi ve zihnidir. Bir toplumu millet haline getiren, ortak bir mazi ve ortak bir gelecek ideali etrafında birleştiren en önemli öge dildir. Dil, bir milletin asırlar boyunca ürettiği atasözlerini, menkıbelerini, destanlarını ve plastik sanatlarına ait birikimlerini kuşaktan kuşağa aktaran kutsal bir köprüdür. Dilini kaybeden bir toplum, zamanla zihnini, düşünme kabiliyetini ve millî kültürünü de kaybederek tarih sahnesinden silinmeye mahkumdur. Bu yüzden Türkçemizi korumak ve geliştirmek, bağımsızlığımızı ve millî kimliğimizi korumakla eş değerdir.
4. TEMA: MİLLÎ MÜCADELE VE ATATÜRK - METİN GİRİŞİ VE STRATEJİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu sayfa doğrudan edebî bir hatırat/roman üsluplu metin gövdesiyle başlamaktadır. Göz atarak okuma stratejisinde başlık, görseller ve altı çizili kelimeler taranır. Sayfa 128 baz alındığında yapılan ilk tahminde metnin konusunun Sakarya Meydan Muharebesi cephesindeki askerî hareketlilik ve Duatepe sırtlarındaki çetin topçu faaliyeti olduğu anlaşılmaktadır.
1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Cephe anılarını içeren bu metinde geçen askerî ve tarihî ifadeler bağlam köprüleriyle anlamlandırılmalıdır.
• Kelime/Kelime Grubu 1: Top faaliyeti
Tahminî Anlamı: Cephede topçu bataryalarının düşman mevzilerine yönelik gerçekleştirdiği yoğun bombardıman ve ateş gücü.
Cümlem: Dağlardan yankılanan dev sesleri duyulunca komutan top faaliyetinin başladığını anladı.
• Kelime/Kelime Grubu 2: Siper
Tahminî Anlamı: Askerlerin çatışma esnasında düşman ateşinden korunmak amacıyla kazdıkları korunaklı hendek, toprak altı mevzi.
Cümlem: Kurşunlar havada uçuşurken neferler hızla siperlerin içine atladılar.
• Kelime/Kelime Grubu 3: Zâbit (Metindeki orijinal imla ile)
Tahminî Anlamı: Rütbeli asker, subay.
Cümlem: Genç zâbit, Başkumandan'dan aldığı gizli taarruz fermanını derhal bataryaya ulaştırdı.
• Kelime/Kelime Grubu 4: Nefer
Tahminî Anlamı: Er, rütbesiz asker, sıradan asker.
Cümlem: Duatepe'nin zirvesine sağ varan ilk nefer, elindeki al bayrağı gururla göğe doğru kaldırdı.
2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 133'te yer alan etkinlik dizilimi metin anlama ve anlatım tekniklerinin saptanması üzerine kurgulanmıştır.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Metinde adı geçen komutanlar; Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve tümen komandanı Kâzım Bey'dir.
2. Yazar Duatepe'nin iç içe geçmiş sarı, kızıl, mor ve dumanlı dağların en batısında yer alan, sarı renkli ve iki yüksek tepeli stratejik bir dağ olduğu bilgisini veriyor.
3. Yanındaki sırtlardan ve Kartaltepe'nin siyah zirvelerinden topçularımızın yaptığı bombardımanlar nedeniyle toprağın ve şarapnellerin fışkırmasından dolayı çıkmaktadır.
4. Türk tümeninin arkadan Çekirdeksiz'e girmesiyle Yunan ordusunun arkası çevrilmiş, topçu şarkıları Anadolu topraklarının can dili gibi gürlemiştir.
5. Kumandan cehennem girdabı içindeki tümeninin kurtulduğu müjdesini almış, bu zafer haberi üzerine tunçtan yüzü değişmese de rengi belli olmayan gözlerinde nemli bir dua belirmiştir.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Sakarya Savaşı'nda Duatepe'nin geri alınması anındaki cephe atmosferi ve komutanların askerî idaresi.
• Metnin Ana Fikri: Komuta kademesinin askerî dehası ile Mehmetçiğin sarsılmaz iman ve vatan sevgisi birleştiğinde zafer kaçınılmazdır.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Anlatım Biçimleri):
• "Tepedeki kumandan, zâbit, nefer hepsinin nazarları Duatepe'de..." ➔ Betimleyici Anlatım (Resim çizer gibi tasvir yapılmıştır).
• "Bunu kumandanlara ve Duatepe'nin üstünde dövüşen öbür tümen karargâhına haber vermek için..." ➔ Öyküleyici Anlatım (Hareket ve olay akışı vardır).
5. ETKİNLİK VE 6. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 134'teki 5. etkinlik edebi sanatları, 6. etkinlik ise anlamlarına göre cümle türlerini (olumlu-olumsuz) analiz etmeyi amaçlar.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Metindeki Benzetme Cümleleri):
• 1. "...küçük kızlar ve örtülü kadınlar sarı gergin yüzlerle, soru işaretine benzeyen gözlerle bize bakıyorlar."
• 2. "Duatepe’nin üstü birkaç ağızlı yanardağ gibi dumanları da gökte!"
• 3. "Düşerim gerilere, iyceden iyceden." (Metindeki üsluba göre durum pekiştirilmiştir) / "...renk renk dumanlar, beyaz kandiller gibi uçuşan şarapneller..."
• 4. "Kumandan başından miğferini, göğsünden zırhını çıkarmış on beşinci yüzyıldan bu sipere atlamış tunçtan bir heykele benziyor."
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Olumlu / Olumsuz Cümleler):
• Atlarımızın etrafında bir toz bulutu var. ➔ Olumlu cümle (Varlık bildirmektedir).
• İşte artık bir yer görünmüyor. ➔ Olumsuz cümle ("-mıyor" olumsuzluk eki almıştır).
• Topların köpüren, azan, çıldıran ilahileri arasında bir şey işitilmez oldu. ➔ Olumsuz cümle (Eylemin gerçekleşmediğini bildirir).
• İsmet Paşa’nın siyah gözleri sabit birer ateşe benziyor. ➔ Olumlu cümle (Benzeme eylemi gerçekleşmektedir).
• Hepimiz birden müjde veriyoruz. ➔ Olumlu cümle (Eylem yapılmaktadır).
• Cehennem içinde boğuşan tümeninin kurtuluşu demek olan bu haber onun tunçtan yüzünü değiştirmiyor. ➔ Olumsuz cümle ("-müyor" olumsuzluk eki vardır).
• Güneş, pamukları andıran bulutların ardına gizlendi. ➔ Olumlu cümle (Eylem gerçekleşmiştir).
7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 135'te tartışma becerileri değerlendirilir ve bilimsel araştırma kurallarına uygun kaynakça hazırlama alıştırması yürütülür.
7. ETKİNLİK (Değerlendirme Formu Tablo Puanları):
• Konuya hâkim olma: 10
• Savunma ve ikna kabiliyeti: 10
• Karşıt düşünceyi çürütme kabiliyeti: 10
• Konuyu metne bağlı kalmadan anlatma kabiliyeti: 10
• Konuya uygun bir dille konuşma: 10
• Beden dilini doğru kullanma: 10
• Konuya uygun vurgu ve tonlama ile konuşma: 10
• Konuyu belge ve kanıtlarla kanıtlama: 10
• Konuya uygun anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları kullanma: 10
• Zamanı, verilen süreye uygun kullanma: 10
• TOPLAM PUAN: 100
8. ETKİNLİK ARAŞTIRMA YAZISI VE ALFABETİK KAYNAKÇA:
Giriş: Sakarya Meydan Muharebesi, Türk milletinin gurbette ve sıladaki topyekûn varoluş mücadelesinin askerî zirvesidir.
Gelişme: 22 gün 22 gece süren savaş boyunca Duatepe gibi kritik zirveler topçu bataryalarımızın yoğun faaliyetiyle dövülmüş ve Başkomutan'ın taktik dehasıyla düşman arkadan sarılmıştır. Askerlerimiz vatanın her karış toprağını canı pahasına savunmuştur.
Sonuç: Sakarya Savaşı'ndaki büyük zafer, bağımsızlığımızın temelini atmış ve ordunun taarruz gücünü kanıtlamıştır.
Yararlanılan Kaynaklar (Alfabetik Sırayla):
• Adıvar, Halide Edip, Dağa Çıkan Kurt, Atlas Kitabevi, İstanbul, 1982.
• Kansu, Ceyhun Atuf, Atatürk Şiirleri, Bilgi Yayınevi, Ankara, 1978.
• Türk Tarih Kurumu Resmi Sitesi, "Sakarya Muharebesi Kronolojisi", Erişim Tarihi: 2026, www.ttk.gov.tr.
2. METİN: ŞU SONSUZ KOŞU - HAZIRLIK ÇALIŞMASI VE TAHMİN
Öğretmen Notu / Çözüm: Şiir öncesi hazırlık çalışmaları öğrencilerin metne yönelik duygusal bağ kurmasını ve kavramsal tahmin yeteneklerini canlandırmayı hedefler.
1. Sorunun Çözümü: "Şu Sonsuz Koşu" başlığı ve şahlanan atlar, Samsun'a ayak basan asker görselleri incelendiğinde; şiirin konusunun Atatürk'ün başlattığı Millî Mücadele yolculuğu, Kurtuluş Savaşı ve bu mücadelenin nesiller boyu sürecek olan sonsuz bir ideal olduğu tahmin edilmektedir.
2. Sorunun Çözümü: "Atatürk" adını duyduğumda içimi büyük bir minnet, gurur, cesaret ve hayranlık duygusu kaplıyor. Onun yokluklar içindeki bir milletten çağdaş, bağımsız bir devlet kurma ülküsü, geleceğe yönelik adımlarımızda bize her zaman ışık tutuyor. O, özgürlüğümüzün sönmez meşalesidir.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Yazı karakterlerinin (font) farklı seçilmesi edebi metinlerde estetik bir duruş ve görsel farkındalık yaratmayı hedefler.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Kelime: Kol kol (Boy boy yürümek). Tahmin: Gruplar halinde, takım takım düzenli yürümek. Cümle: Kahraman askerler karlı dağlardaki bayrağa doğru kol kol ilerliyordu.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Kahramanın (Atatürk'ün) bir sabah bir güneş gibi Samsun'a ayak basması ve zafer yolunda yurdun gözünü açması sebebiyle coşmaktadır.
2. Bu süreç, 19 Mayıs 1919'da Samsun'da tutuşturulan bağımsızlık meşalesinin tüm Anadolu'yu sararak kurtuluşa götürdüğü Millî Mücadele sürecidir.
3. Evet, görüyorum. Çünkü cumhuriyeti korumak ve Atatürk'ün başlattığı bu sonsuz koşuyu ileriye taşımak bugün biz gençlerin en temel vazifesidir.
4. "Altın çağ" sözü ile vatanın esaretten kurtularak cumhuriyet aydınlığına, çağdaşlığa ve müreffeh (gönençli) yarınlara ulaşması kastedilmektedir.
5. "Şu Sonsuz Koşu" ifadesi, cumhuriyeti koruma, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ve bağımsızlığı nesilden nesile yaşatma ülküsünün hiç bitmeyecek bir hedef olduğunu anlatır.
3. ETKİNLİK CEVAPLARI: Bu farklı el yazısı karakteri, şiire daha samimi, içten, duygusal ve adeta Ata'mıza yazılmış el yazısı bir mektup/bağlılık belgesi havası katmıştır. Okuyucunun dikkatini doğrudan estetik yapıya çekmektedir.
4. ETKİNLİK, 5. ETKİNLİK VE 6. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 139'daki orijinal dizilimde 4. ve 6. etkinlikler anlam ve cümle bilgisi temellerini bir arada sunar.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Şiirin Konusu: Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ve başlattığı bağımsızlık mücadelesi.
• Şiirin Ana Duygusu: Atatürk'e duyulan sevgi, minnet ve cumhuriyet coşkusu.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Yeni Başlıklar): "19 Mayıs Meşalesi", "Zafer Türküsü", "Gençliğin Sonsuz Koşusu".
6. ETKİNLİK CÜMLE TÜRLERİ ÇÖZÜMLERİ:
• Atatürk portresi ne kadar güzel! ➔ Ünlem Cümlesi (Beğeni ve hayranlık duygusu hakimdir).
• Anıtkabir’e nasıl gidebilirim? ➔ Soru Cümlesi (Bilgi alma amacı taşır).
• Ey Türk Gençliği! ➔ Ünlem Cümlesi (Hitap ve seslenme içerir).
• Millî Mücadele yıllarında neler yaşandı? ➔ Soru Cümlesi (Soru işaretiyle bilgi istemektedir).
• Atatürk hangi savaşlara katıldı? ➔ Soru Cümlesi (Soru kelimesi barındırır).
• Ne mutlu Türk’üm diyene! ➔ Ünlem Cümlesi (Millî bir coşku ve hayranlık bildirmektedir).
7. ETKİNLİK: MEDYA METİNLERİNİN HAZIRLANIŞ AMAÇLARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Kitle iletişim araçlarında sunulan metinlerin arka planındaki işlevsel üretim amacı (bilgilendirme, ikna etme vb.) eleştirel okuma basamaklarıyla çözülür.
• 1. Medya Metni Analizi: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı ve belediye iş birliğiyle düzenlenen Mondros Mütarekesi'nin 100. Yılı Uluslararası Sempozyumu..." ➔ Hazırlanma Amacı: Bilgilendirme ve Kültür Aktarma (Toplumu tarihî bir etkinlik ve ilmî bir toplantı hakkında nesnel verilerle haberdar etmek amacıyla kaleme alınmıştır).
• 2. Medya Metni Analizi: "Atatürk'ün çocuk sevgisini, onun çocuklarla olan anılarını ve cumhuriyeti gençlere emanet edişindeki felsefeyi köşe yazarının kendi bakış açısıyla irdelemesi..." ➔ Hazırlanma Amacı: Olay Yorumlama ve İkna Etme (Yazar, tarihî gerçeklerden hareketle kendi kişisel yorumlarını okuyucuya benimsetmek, duygusal bir etki yaratmak amacıyla kurgulamıştır).
8. ETKİNLİK VE 9. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 141'deki yönergeler konuşma ölçütleri ve genel ağ sitelerinin alan adı uzantılarından (.gov, .edu) güvenilir olanları seçme bilgisini içerir.
8. ETKİNLİK GÜDÜMLÜ KONUŞMA TASLAĞI: Mustafa Kemal Atatürk, çok yönlü, vatansever ve üstün kişiliği olan bir liderdir. Sakarya Savaşı'nda kaburga kemikleri kırılmasına rağmen cepheden ayrılmamış, savaşı sedye üzerinden yönetmiştir. Onun bu azmi, sorumluluk bilincini ve kararlılığını açıkça ortaya koymaktadır.
9. ETKİNLİK (Genel Ağ Bilgi Kaynakları Analizi): Bilimsel çalışmalarda ve sunumlarda ağırlıklı olarak kaynak güvenilirliğini sağlamak adına ".gov" (devlet resmî kurumları) ve ".edu" (eğitim/üniversite kurumları) uzantılı siteler tercih edilmelidir. Kaynağı belli olmayan, yazarı ve dayanağı listelenmeyen genel ağ adreslerindeki bilgiler asla kullanılmamalıdır.
3. METİN: ATATÜRK VE MİLLÎ EĞİTİM - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Eğitim tarihi odaklı metinlerde geçen sözcükler pedagojik terim anlamları taşımaktadır.
Kelime/Kelime Grubu 1: Normal tahsil devresi
• Tahminî Anlamı: Bir çocuğun kesintiye uğramadan, yaş düzeyine uygun olarak sırasıyla alması gereken düzenli okul eğitimi aşamaları.
• Cümlem: Atatürk, her Türk çocuğunun normal tahsil devresinden geçerek yetişmesi gerektiğini savunurdu.
Kelime/Kelime Grubu 2: Geleceğin büyükleri nazarı
• Tahminî Anlamı: Öğrencilere çocuk gözüyle değil, ileride devleti ve toplumu yönetecek birer yetişkin, saygın birey bakış açısıyla bakmak.
• Cümlem: Öğretmenimiz sınıftaki her çocuğa geleceğin büyükleri nazarıyla bakarak çok nazik davranıyordu.
Kelime/Kelime Grubu 3: Kudret
• Tahminî Anlamı: Güç, erk, yapabilme gücü ve enerjisi.
• Cümlem: Büyük lider, çalışma yaşamında yorulmak bilmeyen muazzam bir kudrete sahipti.
2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 146, metni anlama sorularını, makale türünün ayırt edici özelliklerini ve Atatürk'ün özdeyişlerinin çözümlenmesini içerir.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Atatürk'ün eğitime verdiği önem "Eğer cumhur reisi olmasam maarif vekilliğini almak isterdim." sözünden net bir şekilde anlaşılmaktadır.
• 2. Afet İnan'a mesleğiyle ilgili yaptığı ilk öneri; talebelerin yaşları ne olursa olsun onlara her zaman "geleceğin büyükleri nazarıyla bakılması" ve öyle muamele edilmesidir.
• 3. En çok tarih, coğrafya, filoloji, hukuk, sosyoloji, iktisat ve sanat konularında okumayı seviyormuş.
• 4. Üniversitelerimizin ve yüksekokullarımızın başlıca görevi, işaret edilen kalkınma umdelerini (ilkelerini) Türk gençliğinin dimağında ve Türk milletinin şuurunda canlı tutmaktır.
• 5. Okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakılmamasını ve memleketin kalkınması için gerekli teknik elemanların rasyonel bir planla yetiştirilmesini önermiştir.
3. ETKİNLİK (Metnin Türü):
1. Evet, metin bilgi vermek ve bir gerçeği ortaya koymak için yazılmıştır. 2. Evet, yazar kanıt ve inandırıcı veriler sunmuştur. 3. Evet, açık, ciddi ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. 4. Evet, tarafsız ve bilimsel bir üslup hakimdir. Metnin Türü: Makale / İnceleme Yazısı.
4. ETKİNLİK (Özdeyişlerin Anlamları):
• Egemenlik milletindir: Yönetme gücünün ve hakkının tek bir kişiye veya zümreye değil, doğrudan halkın kendisine ait olduğunu ifade eder.
• Ben, sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim: Sporun sadece fiziksel bir güç yarışı olmadığını; zihinsel beceri, hız ve her şeyden önce ahlaki dürüstlük gerektirdiğini anlatır.
• Dünyada her şey için... en hakikî yol gösterici ilimdir, fendir: Hayattaki maddi ve manevi her türlü başarının, ilerlemenin tek kılavuzunun akıl, bilim ve teknik olduğunu vurgular.
• Büyük işleri yalnız büyük milletler yapar: Tarihe yön veren büyük ve kalıcı eserlerin, inkılapların ancak millî şuurunu ve birliğini kazanmış köklü milletler tarafından başarılabileceğini belirtir.
5. ETKİNLİK VE 6. ETKİNLİK: KONUŞMA DEĞERLENDİRME VE GEÇİŞ İFADELERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Bağlantı ifadeleri cümleler arasındaki anlam köprülerini kurarak metnin akıcılık katsayısını artırır.
6. ETKİNLİK CÜMLE TAMAMLAMA ÇÖZÜMLERİ:
• 1. Atatürk kitap okumayı çok severdi özellikle tarih içerikli kitapları büyük bir dikkatle incelerdi.
• 2. Sınavdaki tüm soruları çözmek için çok uğraştı oysaki zamanı yetmediği için son iki soruyu yetiştiremedi.
• 3. Millî eğitimin kalitesini artırmak istiyorsak ilk olarak öğretmen yetiştirme politikalarımızı gözden geçirmeliyiz.
• 4. Bizler cumhuriyetin evlatlarıyız başka bir deyişle geleceğin büyük rehberleri ve yöneticileriyiz.
• 5. Proje ödevimi eksiksiz tamamladım son olarak kaynakça bölümünü de alfabetik sıraya göre düzenleyip öğretmenime teslim ettim.
7. ETKİNLİK: YARATICI YAZMA YÖNTEMİYLE "ATATÜRK" ŞİİRİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Yaratıcı yazmada kalıplaşmış ifadelerden uzak durulmalı, sözcüklerin çağrışım dünyasından yararlanarak özgün imgeler üretilmelidir.
YARININ SÖNMEZ MEŞALESİ
Samsun ufuklarından doğan bir güneş,
Yırtıp attı karanlığı, cehaleti tek tek.
Cumhuriyet fikri kalbimizde sönmez ateş,
Seninle aydınlandı bu şanlı gelecek.
Öğretmen kürsüsünde tebeşir tutan elin,
"İleri!" diyen o gür sesin kulaklarımızda.
Bağımsızlık türküsüdür adı Türk gencinin,
Fikirlerin yaşıyor sönmez şafağımızda.
4. TEMA: TÜRK İSTİKLÂL MARŞI (DİNLEME METNİ) - 2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 150, dinleme metnine ait anlama sorularını, özet çıkarma alanını, konu ve ana fikir saptama bölümlerini içerir.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. İstiklâl Marşı'nın şairi Mehmet Âkif Ersoy, Millî Mücadele ruhunu, halkın bağımsızlık azmini bizzat cephede ve halkın içinde yaşayarak hisseden, dürüst ve abidevi bir şahsiyet olduğu için marşın en üstün tarafıdır.
• 2. Mehmet Âkif; vatan sevgisi, bayrak, hürriyet, iman, şehadet, fedakarlık ve millî birlik gibi kutsal değerleri çok güzel ifade etmiştir.
• 3. "Garbın âfakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, / Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var." dizelerinin yer aldığı kıta, manevi kuvveti maddi kuvvetten üstün gösterir.
• 4. Maddi güce sahip olan Batı dünyası için "tek dişi kalmış canavar" benzetmesi kullanılmıştır.
• 5. Vatan; sadece kuru bir toprak parçası olmayıp altında binlerce kefensiz şehidi, kutsal mabetleri ve bağımsızlığın temeli olan ezanları kapsamaktadır. Şair, bunları unutanlara "Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı / Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı" diyerek seslenmektedir.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: İstiklâl Marşı'nın edebi, manevi değeri ve şairi Mehmet Âkif'in millî karakteri.
• Metnin Ana Fikri: İstiklâl Marşı, Türk milletinin sarsılmaz imanı ve bağımsızlık azminin sönmez bir manifestosudur.
4. ETKİNLİK (Metnin Özeti): İstiklâl Marşı, şairi Mehmet Âkif'in Millî Mücadele'yi bizzat yaşayarak yazması sebebiyle muazzam bir değere sahiptir. Marşta, Batı'nın askeri ve maddi gücüne karşı Türk neferinin iman dolu göğsü zaferin teminatı olarak gösterilir. Topraklarımızın şehit kanlarıyla sulanmış kutsal bir vatan olduğunu vurgulayan marş, millî hürriyetimizi ilan eden sönmez bir meşaledir.
5. ETKİNLİK, 6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 151'de deyim anlamlandırmaları ile 5N 1K kurallarına uygun bir haber metni tasarlama yönergesi yer almaktadır.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Deyim Anlamları):
• Dile getirmek: Bir duyguyu, düşünceyi veya durumu sözle veya yazı yoluyla açıkça ifade etmek, anlatmak.
• Ayakta tutmak: Bir topluluğun, kurumun veya değerin yıkılmasını önlemek, onun varlığını ve gücünü sürekli kılmak, desteklemek.
7. ETKİNLİK (5N 1K Haber Metni Örneği):
MİLLÎ MARŞIMIZ ANKARA'DA SEÇİLDİ
Maarif Vekaleti (Kim), ordunun ve milletin bağımsızlık azmini canlı tutmak amacıyla (Niçin) 1921 yılında (Ne zaman) Ankara'da (Nerede) ulusal bir marş yarışması (Ne) düzenledi. Mehmet Âkif Ersoy, para ödülünü bağışlamak şartıyla Taceddin Dergâhı'nda muazzam dizeleri kaleme aldı (Nasıl). Bu eser Meclis'te büyük bir coşkuyla İstiklâl Marşı olarak kabul edildi.
4. TEMA: ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: Gerçek bir yaşam kesitini, şahitlerin dilinden nesnel ve öyküleyici bir üslupla aktaran edebi türlere hatıra (anı) denir.
• 1. Sorunun Cevabı: Eylül 1921'de, Sakarya Savaşı'nın en zorlu günlerinde, düşmanın hava bombardımanı sırasında yakına düşen bir bombanın atını ürkütmesi ve ayağının üzengiden kayması sonucu düşerek kaburga kemiklerinden yaralanmıştır.
• 2. Sorunun Cevabı: Doktorların "Hayatınız söz konusu Paşam." uyarılarına karşı, kendi şahsi canının değil, memleketin kurtuluşunun ve hayatının tehlikede olduğunu bildiği için cephede olması gerektiğini söylemiştir.
• 3. Sorunun Cevabı: Metnin türü hatıra (anı)dır. Çünkü Celal Bayar'ın bizzat şahit olduğu veya o dönem yaşanmış tarihî, gerçek bir olayı aradan zaman geçtikten sonra anı formunda kaleme almasıyla oluşturulmuştur.
A BÖLÜMÜ: METİN ANALİZİ (MEMLEKETİN HAYATI SÖZ KONUSU)
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu bölüm, öğrencilerin tarihî hatıraları analiz etme, çıkarım yapma ve metin türlerini ayırt etme becerilerini ölçer.
1. Sorunun Çözümü: Mustafa Kemal, Eylül 1921'de Sakarya Savaşı'nın en zorlu günlerinde, düşmanın aniden başlayan hava bombardımanı sırasında yakınına düşen bir bombanın atını ürkütmesi ve ayağının üzenginden kayması sonucu yere düşerek kaburga kemiklerinden yaralanmıştır.
2. Sorunun Çözümü: Doktorların "Paşam, hayatınız söz konusu..." şeklindeki hayati uyarılarına rağmen kendi canını değil, vatanın istikbalini ön planda tuttuğu için "Benim değil... memleketin hayatı söz konusu!" diyerek cephede olması gerektiğini söylemiştir.
3. Sorunun Çözümü: Metnin türü anı (hatıra)dır. Çünkü Celal Bayar'ın bizzat tanık olduğu ya da o dönem yaşanmış olan tarihî ve gerçek bir olayı, aradan zaman geçtikten sonra kendi gözlemlerine dayanarak aktarmasıyla oluşturulmuştur.
B BÖLÜMÜ: DEYİM VE TANIM EŞLEŞTİRMESİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Deyimlerin anlam sınırlarını doğru kavramak, dilimizin mecazlı anlatım zenginliğini anlamamızı sağlar. Doğru eşleştirme anahtarı şu şekildedir:
• (f) 1. Yapılmakta olan bir işte küçük de olsa katkısı bulunmak. ➔ Çorbada tuzu bulunmak
• (b) 2. Çok az olan eşyasını hemen yüklenip hemen göçebilen. ➔ Evi sırtında
• (e) 3. Bir konu üzerinde iyi düşünebilir olmak. ➔ Kafası işlemek
• (d) 4. Musallat olduğu için kimsenin yakasını bırakmamak. ➔ Kene gibi yapışmak
• (ç) 5. Aksiliği, huysuzluğu, tersliği üzerinde olmak. ➔ Ters (sol) tarafından kalkmak
• (a) 6. Üzüntüsünü bir dereceye kadar azaltmak. ➔ Yüreğini serinletmek
• (c) 7. Uzun uzun emek vermiş ya da boşuna vakit geçirmiş olmak. ➔ Ömür çürütmek
C BÖLÜMÜ: DEYİMLERLE CÜMLE TAMAMLAMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Deyimler cümlelerin bağlamsal akışına ve dil bilgisi çekim eklerine uyum sağlayacak biçimde eksiksiz yerleştirilmiştir.
1. Ona bir şeyi anlatmak deveye hendek atlatmaktan daha zordur.
2. Kaymakam Bey’e dertlerimizi dilimiz döndüğü kadar anlattık.
3. Ne pahasına olursa olsun o kitabı yayımlayacağım.
4. Herkes yüz çevirse de ben yanında olacağım.
5. Sorun çözüldü, iş tatlıya bağlandı.
6. Baktı pabuç pahalı, oradan uzaklaştı.
Ç BÖLÜMÜ: ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (1. SORU)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 155'in en alt kısmında çoktan seçmeli soruların (Ç bölümü) ilk sorusu başlamaktadır ve eksiksiz çözülmesi zorunludur.
1. Sorunun Çözümü: "dağ gibi zeybeğin" dizesinde, zeybeğin heybetli duruşu ve toprağa diz vuruşundaki güç, "gibi" edatı kullanılarak "dağ" unsuruna benzetilmiştir. Bu sebeple dizede başvurulan edebi sanat B) Benzetme seçeneğidir.
A) Kuvvet hâkir görülecek bir şey değildir.
B) Bir daha oraya dönmedim.
C) Bu uçurum şarkısı beni ürpertti.
D) Yunus’un ve bizim bulunduğumuzu fark etmezlerdi.
II. Şiirler, Mehmetçik için yazılmalıdır.
III. Merasimler, Mehmetçik için olmalıdır.
IV. Mehmetçik, seni tutsam şehirlere gelmezsin.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi olumsuz cümledir?
A) I B) II C) III D) IV
A) Bağlaçla bağlanlanan cümle
B) Tek yargılı cümle
C) İçinde fiilimsi olan cümle
D) Noktalama işareti ile ayrılan birden fazla cümle
Bu cümlenin özellikleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) Basit-fiil-olumlu-kurallı
B) Basit-isim-olumlu-devrik
C) Birleşik-fiil-olumsuz-kurallı
D) Birleşik-isim-olumsuz-devrik
Bu cümleyle ilgili aşağıda verilen açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Tek yargılı cümledir.
B) Kurallı cümledir.
C) Birden fazla cümle noktalama işareti ile ayrılmıştır.
D) Fiil cümlesidir.
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 156'da yer alan dil bilgisi test sorularının pdf metni içeriğindeki orijinal şıklara göre gerekçeli ve pedagojik çözümleri şu şekildedir:
2. Sorunun Çözümü: Cümleler yapısal olumsuzluk bildiren ek ve kelimeler yönünden taranmalıdır. A şıkkında "değildir", B şıkkında "-medim" olumsuzluk eki, D şıkkında ise "-mezlerdi" geniş zaman olumsuzluk yapısı yer alır. C seçeneğinde bulunan "Bu uçurum şarkısı beni ürpertti." cümlesinde ise eylemin gerçekleştiği bildirildiği ve hiçbir olumsuzluk unsuru taşımadığı için anlamca olumludur. Cevap C seçeneğidir.
3. Sorunun Çözümü: Numaralanmış cümlelerin yüklemleri incelendiğinde; I, II ve III numaralı cümleler olumlu birer yargı bildirirken, IV numaralı "Mehmetçik, seni tutsam şehirlere gelmezsin." cümlesinde yer alan "gel-mez-sin" eylemi geniş zamanın olumsuzu (-mez) ekiyle çekimlendiği için olumsuzdur. Cevap D) IV seçeneğidir.
4. Sorunun Çözümü: “Hasan Âli anlayamadı, acele sınıf defterine elini uzattı.” cümlesinde bağımsız iki ayrı yüklem ("anlayamadı" ve "uzattı") mevcuttur. Bu iki bağımsız cümle birbirine bağlaç yerine virgülle (noktalama işaretiyle) bağlandığı için sıralı bir cümledir. Cevap D) Noktalama işareti ile ayrılan birden fazla cümle seçeneğidir.
5. Sorunun Çözümü: “Öğretmen, ceketinin iç cebinden not defterini çıkardı.” cümlesinde tek bir yüklem vardır ve içinde fiilimsi bulunmaz (Basit). Yüklem eylem bildirmektedir (Fiil). Çıkarma işinin yapıldığı anlaşılır (Olumlu). Yüklem cümlenin en sonundadır (Kurallı). Cevap A) Basit-fiil-olumlu-kurallı şıkkıdır.
6. Sorunun Çözümü: “En çok tarih ve edebiyat derslerine giriyordu.” cümlesinde tek bir yüklem ("giriyordu") olduğu için tek yargılıdır. Yüklem sonda yer aldığı için kurallıdır. Girmek eylem kökünden türediği için fiil cümlesidir. Ancak bu cümle virgülle veya başka bir noktalama işaretiyle ayrılmış birden fazla bağımsız cümle içermediği için C şıkkındaki açıklama doğrudan yanlıştır. Cevap C seçeneğidir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (7-9)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 157, cümle yapılarını ve görsel davetiye etkinlik içeriklerini analiz etmeyi amaçlar.
• 7. Soru: Parçada yer alan cümleler incelendiğinde "ve" veya "ama" gibi bağlaçlarla birbirine bağlanmış bir cümle yapısı yoktur. Cevap A) Bağlaçla bğlanan cümle şıkkıdır.
• 8. Soru: "Araç oluyor böylece oyun." cümlesinde yüklem "araç oluyor" fiilidir ve sonda değildir. Cevap B) Araç oluyor böylece oyun. seçeneğidir.
• 9. Soru: 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü davetiyesinde anma gününün zamanı (18 Mart 2021), konusu (Çanakkale Şehitlerini Anma) ve düzenlenecek etkinlikler listelenmiştir ancak C) Anma gününün gerçekleşeceği şehre dair açık bir bilgi yer almamaktadır (Sadece salon ismi verilmiştir). Cevap C şıkkıdır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - 10. SORU (BULMACA)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 158'de ünite boyunca öğrenilen kelimelerin sözlük tanımlarına dayalı bulmaca çözümü yer almaktadır.
1. Dil bilimi. ➔ FİLOLOJİ
2. Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ülkü. ➔ İDEAL
3. Zihin. ➔ DİMAĞ
4. İyi bir hayatı olan, gönençli. ➔ MÜREFFEHA
5. Medeniyet. ➔ UYGARLIK
6. Öğrenim. ➔ TAHSİL
7. Akla uygun, aklın kurallarına dayanan. ➔ RASYONEL
8. Görev. ➔ VAZİFE
9. Alan. ➔ SAHA
10. Ekonomi. ➔ İKTİSAT
11. Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan sembol niteliğinde yapı. ➔ ANIT
12. Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, söylev. ➔ NUTUK
13. Girişim, girişme. ➔ TEŞEBBÜS
4. TEMA: ÜNİTE SONU METİN YAZMA ALANI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 159, ünitenin nihai serbest yazma alanıdır; kazanımların kompozisyon kurgusuyla özetlenmesini sağlar.
CUMHURİYETİN SARSILMAZ TEMELLERİ
"Millî Mücadele ve Atatürk" temasında işlediğimiz metinler bizlere bağımsızlığın ne kadar büyük fedakarlıklarla kazanıldığını göstermiştir. Atatürk ilkeleri, bu zorlu mücadelenin ardından kurulan modern Türkiye Cumhuriyeti'nin sarsılmaz sütunlarıdır. Cumhuriyetçilik ve milliyetçilik ilkeleri egemenliğin doğrudan millete ait olduğunu ilan ederken; halkçılık ve devletçilik toplumun müreffeh bir seviyeye ulaşmasını hedefler. Laiklik ve inkılapçılık ise aklın, bilimin ve sürekli yenilenmenin önünü açarak millî eğitimimizi rasyonel temellere oturtur. Biz gençlerin görevi, dimağımızdaki bu ilkeleri daima canlı tutarak sonsuz koşuyu sürdürmektir.
5. TEMA: VATANDAŞLIK - HAZIRLIK ÇALIŞMASI VE ÖZETLEYEREK OKUMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu sayfa, öğrencilerin emek kavramı üzerine odaklanmasını ve metnin giriş bölümündeki karakter ilişkilerini saptamasını amaçlar.
1. Hazırlık Çalışması Çözümü: "Emek" kelimesi bana alın terini, bir amaç uğruna harcanan yoğun mesaiyi, sabrı, fedakarlığı ve helal kazancı çağrıştırıyor. İnsanın ürettiği ve değer kattığı her güzel şey, arkasındaki büyük bir emeğin ve çalışkanlığın meyvesidir.
Sayfa 162 Metin Soruları Çözümü:
• Metinde anlatılan olay nedir?: Sığırtmaçlıktan gelen Selim'in, kurbağa yatağı olan bataklık bir tarlayı karısıyla birlikte büyük bir emek vererek Kilizman'ın en verimli bahçesi haline getirmesi ve tapu davası sürecidir.
• Karakterler kimlerdir?: Selim Efendi, avukat (anlatıcı), Selim'in eşi, yargıç, tapu fen memuru, tanıklar ve yazıhanedeki çocuk.
• Olay ne zaman, nerede geçmektedir?: Geçmiş zamanda; avukatın İzmir'deki yazıhanesinde ve Kilizman'daki tarlada geçmektedir.
• Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde neler anlatılmaktadır?: Serimde Selim'in yazıhaneye çiçeklerle gelişi ve tarlanın eski halini anlatması; düğümde mahkeme heyetiyle tarlaya gidilip ölçüm yapılması ve Selim'in büyük emeğinin gözler önüne serilmesi; çözümde ise avukatın işlenmemiş her toprak gördüğünde Selim'in çalışkanlığını saygıyla anması anlatılmaktadır.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 166, metni anlama ve kelime haznesini geliştirme basamaklarını içerir.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ:
• Bağdadi bölme: Ahşap çıtalar üzerine sıva yapılarak oluşturulan ince bölme duvar. Cümle: Eski yazıhanedeki bağdadi bölmeler tamamen yenilendi.
• Kovalık: Genellikle bataklık ve sulak alanlarda yetişen hasır otu, sazlık tabaka. Cümle: Selim tarlayı ilk aldığında orası kurbağa yatağı bir kovalıktı.
• Niza: Çekişme, kavga, anlaşmazlık, uyuşmazlık. Cümle: Selim'in açtığı tapu davasında hiçbir niza ve itiraz yoktu.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Avukatın iş yeri ilk başta eski bir deponun ön kesiminde yer alan karanlık, harap ve bağdadi bölmelerle ayrılmış kasvetli bir odaydı.
• 2. Selim tarlayı almadan önce orası kovalık, yılan ve kurbağa yatağı olan, kışın sürekli su basan bataklık bir yerdi; kimse hayvanını bile bağlamazdı.
• 3. Selim ve karısı gece gündüz çalışmış, su basmasın diye tarlanın dört bir yanına hendekler açmış, kuyu kazıp motor oturtmuş ve gür sularla orayı verimli hale getirmiştir.
• 4. Avukat, Selim'in bahçesini "kına gibi" iyi işlenmiş, verimli bir toprağa benzetmiştir; çünkü her taraf asmalar, sebzeler ve rengarenk saksı çiçekleriyle donatılmıştır.
• 5. Avukat, yurdun neresinde işlenmemiş çorak bir toprak görse, orayı cennete çevirecek o muazzam emeği ve çalışkanlığı yüzünden Selim'i anmaktadır.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Sığırtmaçlıktan gelen Selim'in eşiyle birlikte bataklık bir tarlayı büyük bir emekle verimli bir bahçeye dönüştürme hikayesi.
• Metnin Ana Fikri: İnsanın sevgi ve azimle toprağa verdiği emek asla boşa gitmez; en verimsiz alanlar bile çalışkanlıkla birer yaşam yuvasına dönüştürülebilir.
4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK: HİKÂYE UNSURLARI VE GERÇEK-KURGUSAL AYRIMI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 167, olay yazılarındaki yapı unsurlarını (hikaye unsurları) ve metnin gerçeklik boyutunu analiz etmeyi sağlar.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Hikâye Unsurları):
• Kişiler / Varlıklar: Selim Efendi, avukat (anlatıcı), Selim'in eşi, yargıç (hâkim), tutanak yazıcısı, tapu fen memuru, tanıklar ve yazıhanedeki çocuk.
• Yer: Avukatın yazıhanesi, Kilizman, Selim'in tarlası, damının önü, Yalı kahveleri.
• Zaman: Geçmiş zaman, ayın onyedisi (keşif günü), üç yıl sonrası.
• Olay Örgüsü: Selim'in tapu davası için avukatın yanına gelmesi ve ona çiçekler getirmesi, bataklıktan kurtardığı tarlasının hikayesini anlatması, tarlada yapılan keşif esnasında mahkeme heyetini misafir etmesi ve yazarın işlenmemiş her toprakta Selim'in emeğini hatırlaması.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Gerçek ve Kurgusal Unsurlar):
• Gerçek Unsurlar: Bir tarlanın tapu kaydı davası için keşif yapılması, mahkeme heyetinin (yargıç, fen memuru) tarlayı ölçmesi, insanların tarım yapması, evlerin boyanması, misafirlere karpuz ve ayran ikram edilmesi.
• Kurgusal Unsurlar: Edebi metin kurgusu gereği olayların hatıra formatında dramatize edilmesi, Selim'in çiçek sevmeyen insanlar hakkındaki kesin yargıları ve karakterlerin diyalog kurguları.
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 168'de yer alan 4 ana deyimin anlamları net olarak saptanmalı ve kalıplaşmış yapılarına uygun özgün cümleler tasarlanmalıdır.
• 1. Gözüne kestirmek:
Doğru Anlam: a) Başarabileceğini ummak, bir işi yapabileceğine inanmak.
Benim Cümlem: Dağ tırmanışında zirveye ulaşmayı daha ilk adımdan itibaren gözüme kestirmiştim.
• 2. Gönlünü etmek:
Doğru Anlam: b) Birini razı ve hoşnut etmek, ikna etmek.
Benim Cümlem: Uzun uğraşlar sonucunda babamın gönlünü edip hafta sonu kampa gitmek için izin aldım.
• 3. Başını ağrıtmak:
Doğru Anlam: b) Gereksiz, uzun ve yorucu sözlerle birini bunaltmak, rahatsız etmek.
Benim Cümlem: "Çok konuştum, başını ağrıttım beyim, hakkını helal et." diyerek masadan kalktı.
• 4. Ayak basmak:
Doğru Anlam: a) Bir yere varmak, ulaşmak, bir yere girmek.
Benim Cümlem: Yıllar süren gurbet hayatının ardından nihayet memleketime ayak bastım.
8. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 169'da serbest yazma alanıyla birlikte öğrencinin edebi tür kurallarına (tekerleme, olağanüstü ögeler) uygun masal kurgulaması istenir.
ÇALIŞKAN KARINCANIN EMEĞİ (Örnek Masal):
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken, uzak bir diyarda tembel bir ağustos böceği ile çalışkan bir karınca yaşarmış. Bahar gelince karınca erkenden kalkar, toprağı kazar ve kış için hane bütçesine katkı sağlayacak buğday tanelerini toplarmış. Ağustos böceği ise gölgede oturup saz çalar, karıncanın bu emeğiyle alay edermiş. Gel zaman git zaman, çetin kış kapıya dayanmış. Her yer buz kesmiş, yiyecek hiçbir şey kalmamış. Tembelliğinin cezasını çeken ağustos böceği, karıncanın kapısını çalmış. Çalışkan karınca, "Emek olmadan hazırın tadı olmaz." diyerek ona ders vermiş ama yine de yiyeceğini paylaşmış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.
2. METİN: BEBEKLERİN ULUSU YOK - 1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 172'de Ataol Behramoğlu'nun evrensel çocuk sevgisini işleyen şiirinin anlamsal tahlili yürütülür.
1. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Şiirde bebekler insanlığımızın çiçeğine, güllerin en hasına, en goncasına, sarışın bir ışık parçasına ve kapkara üzüm tanesine benzetilmektedir.
2. Çünkü bebekler tüm insanlığın ortak değeri, geleceğimizin biricik umudu ve masumiyetin simgesidir.
3. "Bebeklerin ulusu yok / Başlarını tutuşları aynı" bölümünü beğendim; çünkü çocukların saf masumiyetinin sınır tanımadığını çok duru anlatıyor.
4. Dünyadaki tüm bebeklerin dili, dini, ırkı ne olursa olsun aynı saf duygularla ağladığını, güldüğünü ve evrensel olduklarını vurgulamak için bu başlığı koymuştur.
5. "Serpilip gelişsinler fidan gibi" dizesinde bebeklerin büyüme süreci "fidan" unsuruna benzetilerek benzetme (teşbih) sanatı yapılmıştır.
2. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Has: En katıksız, en saf, özgü ve nitelikli olan. Cümle: Bu güller bahçenin en has çiçekleridir.
• Gainca: Henüz açılmamış, tomurcuk halindeki çiçek. Cümle: Vazodaki kırmızı goncalar odaya çok güzel bir hava kattı.
• Serpilip: Büyüyüp gelişmek, boy atmak. Cümle: Çocuklar sevgiyle büyüyüp fidan gibi serpildiler.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Öğrenci Soruları):
• 1. Soru: Şair analara ve babalara ne çağrısı yapmaktadır? Cevap: Çocuklarını savaştan ve yıkımdan korumalarını istemektedir.
• 2. Soru: Bebeklerin ortak özellikleri nelermiş? Cevap: Başlarını tutuşları, meraklı bakışları ve ağlama seslerinin tonu aynıdır.
• 3. Soru: Şair bu duyguyu ilk nerede yaşamıştır? Cevap: İlk kez kendi yurdundan uzakta, yabancı bir ülkedeyken yaşamıştır.
4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK: ANLATIM BOZUKLUKLARI VE ANLAMSAL ÖZET
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 173'te cümlenin yardımcı ögelerinin (nesne, dolaylı tümleç vb.) ortak kullanılmasından doğan dil bilgisel anlatım bozuklukları incelenir.
4. ETKİNLİK ANLATIM BOZUKLUĞU ÇÖZÜMLERİ:
• 1. Herkes bu durumda kendi çıkarını düşünüyor, başkasını düşünmüyordu. ➔ Özne Eksikliği. Doğrusu: "...başkasını düşünmüyordu" yerine "...kimse başkasını düşünmüyordu."
• 2. Okula gelmiyor, ihmal ediyordu. ➔ Nesne Eksikliği. Doğrusu: "Okula gelmiyor, okulu ihmal ediyordu."
• 3. Doktorunu tanıyoruz ve sonsuz güveniyoruz. ➔ Dolaylı Tümleç Eksikliği. Doğrusu: "...ve ona sonsuz güveniyoruz."
• 4. Bugün ben temizlik, o ise yemek yaptı. ➔ Yüklem Eksikliği. Doğrusu: "Bugün ben temizlik yaptım, o ise yemek yaptı."
• 5. Sınıf arkadaşlarımdan biri zeki, diğeri zeki değildi. ➔ Ek-fiil Eksikliği. Doğrusu: "Sınıf arkadaşlarımdan biri zekiydi, diğeri zeki değildi."
• 6. Temiz elbiseler giyip misafirliğe gidildi. ➔ Çatı Uyuşmazlığı. Doğrusu: "Temiz elbiseler giyilip misafirliğe gidildi."
• 7. Köpeğin arkamızdan havlamasını ve bakmasını unutamıyoruz. ➔ Eylemsi / Yardımcı Fiil Hatası. Doğrusu: "Köpeğin arkamızdan havlamasını ve bize bakışını unutamıyoruz."
• 8. Bir ay içerisinde bisiklet sürmesini öğrendi. ➔ İyelik Ekinin Gereksiz Kullanımı. Doğrusu: "Bir ay içerisinde bisiklet sürmeyi öğrendi."
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Şiirin Konusu: Dünyadaki tüm bebeklerin evrensel ortak özellikleri ve çocuk hakları masumiyeti.
• Şiirin Ana Duygusu: Evrensel çocuk sevgisi, dünya barışı özlemi ve savaş karşıtlığı.
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK: MEDYA METNİ ANALİZİ VE SUNUM PLANLAMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 174, basında çıkan çocuk hakları haber metninin işlevini saptamayı ve akademik sunum provası basamaklarını içerir.
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ: Verilen basın kupürü incelendiğinde metnin Bilgilendirme ve İkna Etme amacıyla hazırlandığı görülür. Çocukların haklarını, korunma yollarını nesnel verilerle açıklarken toplumu çocukları koruma yönünde ikna etmeyi amaçlamaktadır.
7. ETKİNLİK (Sunum İşlem Basamakları): Sunumumda UNICEF verileri ve çocuk hakları sözleşmesi maddelerini içeren slaytlar (görsel destek) kullanacağım. Konuşma öncesinde mantıksal bir bütünlük kurmak için çocuk işçiliği, eğitim hakkı ve çocukların güvenliği temalarında alt başlıklar tasarlayıp provamı yürüteceğim.
8. ETKİNLİK: BİLGİLENDİRİCİ YAZMA ALANI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 175, yazma sürecinin işletildiği geniş kompozisyon alanıdır; yazım ve noktalama hatalarından arındırılmış rafine bir dil kullanılmalıdır.
DÜNYANIN EN SAF HALİ: ÇOCUK OLMAK
Çocuk olmak, hayata sevgi dolu, berrak ve meraklı gözlerle bakabilmek demektir. Bir çocuğun dünyasında savaşlara, yapay sınırlara veya bencil çıkar hesaplarına yer yoktur. Günlük hayatımızda sokakta oyun oynayan, dili ne olursa olsun aynı sevinç çığlıklarıyla koşan çocuklar bunun en canlı örneğidir. Çocukların sağlıklı serpilip fidan gibi gelişebilmeleri için en temel hakları olan eğitim ve güvenli oyun ortamları onlara eksiksiz sunulmalıdır.
Tablo: Çocukların Temel Hak Dağılımı (%)
• Eğitim ve Okula Erişim Hakkı: 35%
• Güvenli Barınma ve Sağlık Hakkı: 40%
• Social Oyun ve Gelişim Hakkı: 25%
Sonuç olarak çocukları korumak, insanlığın kendi geleceğine sahip çıkması anlamına gelir.
3. METİN: BİREY-TOPLUMSALLIK (METİN GÖVDESİ VE OKUMA STRATEJİSİ)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 179'da Şemsettin Ünlü'nün "Birey-Toplumsallık" adlı deneme metninin son bölümü ve yazarın biyografisi yer almaktadır. Bu sayfadaki orijinal verilere göre not alınması gereken can alıcı fikir şudur: Bireyselleşmek toplumdan soyutlanmak demek değildir; çünkü insan dili, doğayı, sevgiyi ve güveni toplumdan ödünç alır. Alınan bu değerlerin karşılığında topluma vatan, namus ve insanlık borcu olarak geri üretim sağlanmalıdır, aksi takdirde toplumsal denge bozulur.
1. ETKİNLİK: BAĞLAMDAN ANLAM ÇIKARIMI VE SÖZLÜK ÇALIŞMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Fikir yazılarında yer alan soyut ve felsefi kelimeler, cümlenin genel akışından (bağlamından) hareketle doğru tahmin edilmeli ve sözlük dağarcığına eklenmelidir.
• Kelime/Kelime Grubu 1: Mensubiyet
Tahminî Anlamı: Bir yere, bir topluluğa veya bir düşünceye ait olma, bağlanma durumu.
Cümlem: Bu topraklara duyduğu güçlü mensubiyet duygusu, onu ülkesi için üretmeye sevk ediyordu.
• Kelime/Kelime Grubu 2: Değginlik
Tahminî Anlamı: Bir şeyle ilgili olma, ona ait bulunma, ilişkililik durumu.
Cümlem: Sanatçının toplumsal meselelere olan değginliği eserlerinin satır aralarında hemen fark ediliyor.
• Kelime/Kelime Grubu 3: Asalak
Tahminî Anlamı: Başkalarının sırtından geçinen, topluma hiçbir katkı sağlamadan tüketen kimse.
Cümlem: Üretken bir toplum olabilmek için asalak bir yaşam tarzından tamamen uzak durmalıyız.
• Kelime/Kelime Grubu 4: Soyutlamak
Tahminî Anlamı: Kendini çevresindeki insanlardan, olaylardan ve katmanlardan koparmak, yalıtmak.
Cümlem: Yaşanan haksızlıklara karşı kendini toplumdan soyutlamak dürüst bir aydına yakışmaz.
• Kelime/Kelime Grubu 5: Tanıtlamalar
Tahminî Anlamı: Bir savın, bir tezin doğruluğunu ortaya koyan kanıtlar, belgeler bütünü.
Cümlem: Bilim insanı, ortaya attığı yeni varsayımı güçlü tanıtlamalarla desteklemek zorundadır.
• Kelime/Kelime Grubu 6: Adamakıllı
Tahminî Anlamı: İyice, çok doğru, yerinde, eksiksiz ve kusursuz bir biçimde.
Cümlem: Yazarın toplumsal ödevler hakkındaki bu tespitlerini gerçekten adamakıllı sözler olarak görüyorum.
2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 181'deki orijinal dizilime göre metin türü, düşünceyi geliştirme yolları ve karşılaştırma cümlelerinin tahlili şu şekildedir:
2. ETKİNLİK (Metnin Türü):
1. Metinde anlatılanlar insanı ve toplumu doğrudan ilgilendirmektedir. 2. Anlatılmak istenen düşünce samimi ve içten bir dille aktarılmıştır. 3. Yazar düşüncelerini ispatlamak için kesin bilimsel kanıtlar ve belgeler sunmamıştır. 4. Yazar tamamen kendi kişisel görüşlerini anlatmıştır.
• Metnin Türü: Deneme
3. ETKİNLİK (Düşünceyi Geliştirme Yolları):
• [X] Tanımlama: "Birey denilince varlığının bilincinde olan insandan söz edildiğini düşünürüm." cümlesinde birey kavramı tanımlanmıştır.
• [X] Örneklendirme: "Ekonomik özgürlük, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü..." denilerek bireyin özlemleri örneklendirilmiştir.
• [X] Tanık Gösterme: Yazar, kendi görüşlerini desteklemek amacıyla Sokrates'in "Şölen" diyalogunu ve Yunus Emre'nin "Bir ben vardır bende benden içeru" sözünü şahit göstererek alıntı yapmıştır.
4. ETKİNLİK (Metin İçi Sorular):
1. Yazara göre özgürlüğün asıl kapısını açan anahtar nedir? (Cevap: Üretkenliktir). 2. İnsan toplumdan neleri ödünç alır? (Cevap: Doğayı, dili, sevgiyi ve tarihi). 3. Kimler aldığının karşılığını vermekten çekinir? (Cevap: Asalaklar ve kendine saygısı olmayanlar).
5. ETKİNLİK (Karşılaştırma Cümleleri):
• 1. "Üretken toplumlar, üretken bireylerdir çağımızda, ötekilerden daha özgür, daha az bağımlı, daha çok saygın olanlar."
• 2. "Çocukluğumuza, gençliğimize pek de benzemeyen aynadaki görüntümüz..."
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK: EMPATİK KONUŞMA VE ANLATIM BOZUKLUKLARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Öge eksiklikleri, ek-fiil yetersizliği ve yüklem uyumsuzlukları cümle düzeyinde yapısal anlatım bozukluklarına yol açar. Sayfa 182'deki 7 cümlenin tam ve eksiksiz tahlili şu şekildedir:
• 1. Cümle: Bu dergide hem yanlışlar var hem de okunacak gibi değil.
• Bozukluk Nedeni: Özne Eksikliği (İkinci cümlenin öznesi yoktur).
• Doğrusu: Bu dergide hem yanlışlar var hem de bu dergi okunacak gibi değil.
• 2. Cümle: Babalar çocuklarına hep inanır, kolayca bağışlar.
• Bozukluk Nedeni: Nesne Eksikliği (Bağışlar fiiline nesne getirilmelidir).
• Doğrusu: Babalar çocuklarına hep inanır, onları kolayca bağışlar.
• 3. Cümle: Çocuklarını yanına çağırdı ve hediyeler dağıttı.
• Bozukluk Nedeni: Dolaylı Tümleç Eksikliği (Dağıttı eyleminin yöneldiği öge eksiktir).
• Doğrusu: Çocuklarını yanına çağırdı ve onlara hediyeler dağıttı.
• 4. Cümle: Bugünkü sınava ben, yarınkine Emre girecek.
• Bozukluk Nedeni: Yüklem Eksikliği (Şahıs uyuşmazlığından dolayı ilk yüklem yazılmalıdır).
• Doğrusu: Bugünkü sınava ben gireceğim, yarınkine Emre girecek.
• 5. Cümle: Arkadaşlarım çok çalışkan, ama umutlu değildi.
• Bozukluk Nedeni: Ek-fiil ve Özne-Yüklem Uyuşmazlığı.
• Doğrusu: Arkadaşlarım çok çalışkandılar, ama umutlu değildiler.
• 6. Cümle: Bütün gün dergi okuma ve televizyon izlemek çok hoşuma gidiyor.
• Bozukluk Nedeni: Eylemsi (Fiilimsi) Uyuşmazlığı (Okuma isim-fiili, izlemek sıfat/isim dengesini bozar).
• Doğrusu: Bütün gün dergi okumak ve televizyon izlemek çok hoşuma gidiyor.
• 7. Cümle: Resim yapmayı senden çok severim.
• Bozukluk Nedeni: Karşılaştırma Hatası / Anlam Belirsizliği.
• Doğrusu: Resim yapmayı, senin sevdiğinden daha çok severim. (Veya: Resim yapmayı, seni sevdiğimden çok severim).
8. ETKİNLİK: TARTIŞMA VE BİLGİLENDİRİCİ METİN OLUŞTURMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 183, ünitenin ana fikrini sentezleyen büyük kompozisyon yazma alanıdır. Dil bilinci gereği "özgürlük, üretkenlik" gibi kelimeler seçilmelidir.
ÜRETİMİN GETİRDİĞİ HÜRİYET
İnsanın gerçek anlamda bağımsız ve özgür bir birey olabilmesi, toplum içinde üstlendiği yapıcı rollerle doğrudan ilişkilidir. Metinde de vurgulandığı üzere, bir kişi ancak başkalarından daha iyi yapabildiği, uzmanlaştığı bir iş veya zanaat sayesinde özgürlüğün kapısını aralar. Toplumsal yaşamda sadece tüketen, başkalarının emeğinin üzerine asalakça konan bireyler borçlu kalırlar. Borçlu kalmak ise bireysel hürriyeti kısıtlayan en büyük prangadır. Birey, toplumdan ödünç aldığı dili, sevgiyi ve güveni ancak çalışarak, üreterek geri ödeyebilir. Kendi ayakları üzerinde durabilen, el emeğiyle veya zihin gücüyle değer üreten fertlerden oluşan toplumlar ise çağdaş dünyada her zaman daha saygın, daha bağımsız ve daha güçlü bir duruş sergilerler. Özgürlük, tüketmekle değil, nitelikli bir biçimde üretmekle kazanılır.
4. METİN: KURTLA KÖPEK (DİNLEME METNİ İÇİN SÖZLÜK ÇALIŞMASI) - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: "Kurtla Köpek" dinleme metni bir La Fontaine fablıdır. Bu sayfada, öğrencilerin eleştirel dinleme stratejisini işleterek kelimeleri bağlamından çıkarması amaçlanır.
• Kelime/Kelime Grubu 1: Fülûsuahmer (Metindeki kalıbıyla "Fülûsuahmere muhtaç")
Tahminî Anlamı: Bakır kuruşa, beş paraya dahi muhtaç olmak, aşırı fakirlik ve yoksulluk içinde bulunmak.
Cümlem: Kıtlık yıllarında köydeki pek çok hane fülûsuahmere muhtaç bir duruma düşmüştü.
• Kelime/Kelime Grubu 2: Semiz
Tahminî Anlamı: Eti, yağı bol olan, iyi beslenmiş, gürbüz, tombul canlı.
Cümlem: Çiftlikteki semiz atlar çayırda neşeyle oraya buraya koşuyordu.
• Kelime/Kelime Grubu 3: Cenge çıkmak
Tahminî Anlamı: Savaşa girmek, hayatta kalmak için sert bir mücadeleye tutuşmak.
Cümlem: Aç kurt, kışın dondurucu soğuğunda rızkını aramak için adeta cenge çıkmıştı.
• Kelime/Kelime Grubu 4: Tasma
Tahminî Anlamı: Hayvanların boynuna takılan, onları kontrol etmeye veya bağlamaya yarayan deri veya metal halka.
Cümlem: Köpeğin boynundaki ağır zincirli tasma, onun esaretinin somut bir göstergesiydi.
2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 185, dinleme sorularını, fablın canlandırılmasını, konu/ana fikir tespitini ve anlamsal anlatım bozukluğu kontrol kutucuklarını barındırır.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. "Fülûsuahmere muhtaç" kelime grubu, çok yoksul, beş parasız kalmış kimseler için kullanılan tarihi bir ifadedir. Cümlem: "Yıllarca iş bulamayınca fülûsuahmere muhtaç oldu."
2. Kurt, köpekle karşılaştığında onun ne kadar gürbüz, besili, semiz ve tüylerinin parlak olduğunu düşünmüş; kendi aç ve zayıf halini kıyaslamıştır.
3. Köpeğin boynunda yara olmasının sebebi, sahibinin onu geceleri zincirlemek ve bağlamak için boynuna taktığı tasmanın derisini tahriş etmesidir.
4. Kurt, köpeğin konforlu ve tok yaşamına karşılık özgürlüğünün elinden alındığını, kapıya bağlandığını öğrenince bu esareti kabul etmeyip teklifi geri çevirmiştir.
5. Ben de kurdun yerinde olsaydım kesinlikle özgürlüğü seçerdim; çünkü karnı tok bir köle olmaktansa, hür ve aç bir kurt olmak çok daha onurludur.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Aç bir kurt ile tasmalı bir ev köpeğinin tokluk, rahat yaşam ve özgürlük üzerine yaptıkları tartışma.
• Metnin Ana Fikri: Özgürlük, dünyadaki tüm maddi lükslerden, konfordan ve garantili rahat yaşam koşullarından çok daha değerlidir.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Anlatım Bozukluğu İşaretleme Anahtarı):
• [X] Şirketteki mevcut ikililik günden güne büyüyor. (Gereksiz sözcük: Mevcut ve ikililik aynı anlama gelir).
• Deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor. (Bozukluk yoktur).
• [X] Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız. (Öge / Zamir eksikliği: "onun yanına" veya "ona derdinizi anlatınız").
• [X] Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar. (Gereksiz sözcük: Saat ve süre ile bir arada kullanılmaz).
• [X] Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca mektuplaştılar. (Özne-yüklem uyuşmazlığı: mektuplaştı olmalıdır, çünkü mektuplaşmak zaten karşılıklıdır).
• Az kalsın merdivenlerden düşüyordu. (Bozukluk yoktur).
• Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler gördü. (Bozukluk yoktur).
• [X] Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim. (Sözcük yanlış yerde/Tamlama hatası: "en kısa boylu oyuncusu" olmalıdır).
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK: YARATICI KONUŞMA VE MİZAHİ FABL YAZMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 186, yaratıcı konuşma yönergesiyle beraber dinleme metninden esinlenerek mizahi unsurlarla örülü özgün bir hikaye/fabl üretme alanıdır.
ALTIN KAFESTEKİ PAPAĞANIN SEFALETİ (Örnek Metin):
Ormanın kuytu bir dalında, açlıktan tüyleri dökülmüş, çelimsiz bir karga yaşarmış. Bir gün bir köşkün penceresinde, altın yaldızlı muazzam bir kafesin içinde yaşayan obur bir papağan görmüş. Papağanın önünde çeşit çeşit ithal yemler, sular varmış. Karga pencereye yaklaşıp imrenerek, "Vay arkadaş! Biz dışarıda bir solucan bulmak için kurda kuşa yem oluyoruz, adam resmen saray hayatı yaşıyor!" diye iç geçirmiş. Papağan tüylerini kabartıp kasılarak, "Tabii dostum, sahibim her sabah tüylerimi özel parfümlerle tarar, bana canı sıkıldıkça 'Cici kuş' der." diye hava atmış. Tam o esnada evin sahibi içeri girmiş, papağanı susturmak için kafesin üzerine simsiyah, kalın bir örtü örtmüş ve kapısını kocaman bir kilitle kilitleyip odadan çıkmış. Her yer kapkara olunca papağan kafesin içinde panikle çırpınmaya başlamış. Pencerenin dışındaki karga bu manzarayı görünce basmış kahkahayı: "Yahu papağan kardeş, günde iki kap hazır yem yemek ve iki kelime övgü duymak için bu zifiri karanlık hapse ve kilitli demirlere katlanıyorsan senin o rengarenk zekana hayran kaldım! Ben dışarıda aç uçarım, yağmurda ıslanırım ama gökyüzünde hür uçarım!" diyerek neşeyle kanat çırpmış.
5. TEMA SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 190, 5. Tema sonu Ölçme ve Değerlendirme çalışmalarının ilk sayfasıdır ve doğrudan "Birlikte Başarıyoruz" metniyle başlar.
1. Sorunun Çözümü: İmece, insanların ortak veya bireysel ihtiyaçlarını karşılamak için bir araya gelerek herhangi bir maddi karşılık beklemeden el birliğiyle yaptıkları geleneksel yardımlaşma çalışmasıdır. Metne göre; tarladaki ürünlerin toplanması, köy meydanının temizlenmesi, evlerin boyanması ve okulun tamir edilmesi imeceye örnektir.
2. Sorunun Çözümü: Toplum dayanışması için Yeşilay gibi toplum yararına çalışan kurumlarda gönüllü olabiliriz, yaşlılara yardım edebiliriz ve parkımızı el birliği ile çöplerden temizleyebiliriz.
3. Sorunun Çözümü: Dayanışma halindeyken daima saygı, empati ve paylaşma duygularını gözetmeliyiz. Birlikte hareket ederken birbirimize saygı duymalı, insanlara nezaketle davranıp onları kırmamaya özen göstermeliyiz. Ayrıca herkesin farklı olabileceğini bilerek farklı düşünceleri dinlemeyi ve empati geliştirmeyi öğrenmeliyiz.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - B VE C BÖLÜMLERI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 191'deki B bölümü dil bilgisel (öge/tamlayıcı) anlatım bozukluklarını, C bölümü ise düşünceyi geliştirme yollarının metindeki kullanım doğruluklarını ölçmektedir.
B Bölümü Çözümü (Anlatım Bozukluğu Eşleştirme):
• (b) 1. Her şair, okura kazandırmak istediği bir şey vardır. ➔ Tamlayan Yanlışlığı (Doğrusu: "Her şairin... vardır" şeklinde tamlayan eki eksikliğidir).
• (a) 2. Söylediklerini hiçbirimiz anlamadık. ➔ Zamir Eksikliği (Cümle yapısındaki eksik sözcük zamir boyutuyla ilgilidir).
• (c) 3. Onun elinden tuttu ve yolun karşısına geçirdi. ➔ Nesne Eksikliği (Doğrusu: "...ve onu yolun karşısına geçirdi" şeklinde nesne eklenmelidir).
• (f) 4. Bu film sizi çok güldürecek, hoş vakit geçirtecek. ➔ Dolaylı Tümleç Eksikliği (Doğrusu: "...size hoş vakit geçirtecek" şeklinde yer tamlayıcısı getirilmelidir).
• (d) 5. Bu soruların hangisinin zor, hangisinin zor olmadığına karar verin. ➔ Fiilimsi Eksikliği (Doğrusu: "...hangisinin zor olduğuna, hangisinin zor olmadığına..." şeklinde fiilimsi getirilmelidir).
• (ç) 6. Yaptığı yaramazlıklarla öğretmenin gözüne girdi. ➔ Deyim Yanlışlığı (Olumsuz durum için "gözünden düştü" veya "göze battı" deyimi kullanılmalıydı).
C Bölümü Çözümü (Doğru / Yanlış):
• (D) 1. “Nesne alan fiillere geçişli fiil denir.” cümlesinde tanımlamaya başvurulmuştur.
• (Y) 2. Edebiyatımızda olay hikâyesi yazan birçok yazarımız vardır... parçasında tanık göstermeye değil, örneklendirmeye başvurulmuştur.
• (D) 3. “Adana yaylaları, şehir merkezine göre çok serindir.” cümlesinde karşılaştırmaya başvurulmuştur.
• (Y) 4. Nurullah Ataç'ın "Deneme benin ülkesidir." sözünün kullanıldığı paragrafta örneklemeye değil, tanık göstermeye başvurulmuştur.
• (D) 5. “Deneme sınavımızda 25 soru vardı..." parçasında sayısal verilerden yararlanılmıştır.
1. Sorunun Çözümü: D seçeneğindeki "Banasının cömertliğini herkes bilir, babası eli açık biridir." cümlesinde, "eli açık" deyimi kendi anlamı olan "cömertlik" açıklamasıyla birlikte aynı cümle içinde verilmiştir. Cevap D seçeneğidir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - Ç BÖLÜMÜ / ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (1-4)
2. Sorunun Çözümü: Verilen metnde Haydarpaşa garının mermer merdivenleri (Mekân), trenden inen yolcular ile karısı, kızı ve hamal (Şahıs kadrosu) ve peş peşe takip etme (Olay örgüsü) unsurları açıkça yer almaktadır; ancak olayın meydana geldiği net zaman dilimi parçada bulunmamaktadır. Cevap B) Zaman seçeneğidir.
3. Sorunun Çözümü: "Bahçedeki çiçekleri koklamaya doyamadı." ve "Abimle geçirdiğimiz zamanları özledim." cümleleri kişisel yorum ve duygu içerdiği için özneldir. "Türkçe yazılısı çarşamba günü yapılacak." ve "Bahçedeki çiçekler açmış." cümleleri ise kanıtlanabilir nesnel yargılardır. Emir'in oyun kurallarına göre sembol dizilimi yapıldığında doğru seçenek D şıkkı olur.
4. Sorunun Çözümü: "Kapının olduğu yere gelip eliyle yokluyor." cümlesinde "neyi yokluyor?" sorusunun cevabı olan nesne eksiktir. Doğrusu: "...gelip kapıyı eliyle yokluyor." şeklinde olmalıdır. Diğer şıklarda bu tarz bir yardımcı öge/yüklem eksikliği hatası bulunmadığından anlatım bozukluğu olan cümle B seçeneğidir. Cevap B şıkkıdır.
5. Sorunun Çözümü: "Köyün yolunu tuttular ve öğleden sonra varabildiler." cümlesinde ikinci eylemin yöneldiği yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) yazılmamıştır. Doğrusu: "...ve öğleden sonra köye varabildiler." şeklinde olmalıdır. Cevap C) Dolaylı tümleç eksikliği şıkkıdır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (5-8)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 193'te yer alan çatı uyuşmazlığı ve yardımcı öge eksikliklerine dayalı test maddelerinin çözümleri şu şekildedir:
6. Sorunun Çözümü: Verilen seçenekler arasında A şıkkında yüklem eksikliği ("yoruluyordu" yerine "ilgileniyordu"), B şıkkında tamlama/ek hatası, D şıkkında ise nesne belirsizliği varken; C seçeneğindeki "Sağlığına çok dikkat ediyor, iyi besleniyordu." cümlesinde herhangi bir öge eksikliği veya çatı uyuşmazlığı yoktur, anlatım bozukluğu bulunmamaktadır. Cevap C seçeneğidir.
7. Sorunun Çözümü: "Kitabımı üç yılda yazdım ama basılmadı." cümlesinde "ama kitabım basılmadı" şeklinde bir özne eksikliği bozukluğu vardır. Aynı yapısal kusur B şıkkındaki "Hastanenin tadilatı bitti ancak bu sene açılmayacak." (ancak hastane açılmayacak) cümlesinde de mevcuttur. Cevap B şıkkıdır.
8. Sorunun Çözümü: Verilen sağlıklı yaşam broşüründe yer alan "Spor yapılıp hareketli olmalıyız." maddesinde, "yapılıp" edilgen çatılı fiilimsisi ile "olmalıyız" etken çatılı yüklemi bir arada kullanılarak çatı uyuşmazlığı yapılmıştır. Doğrusu "Spor yapıp hareketli olmalıyız." olmalıdır. Cevap A seçeneğidir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - TEST SORULARI (9-10)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 194, ek-fiil veya yüklem ortaklığından doğan hatalar ile biyografik metindeki ek uyumsuzluklarını saptamayı amaçlar.
9. Sorunun Çözümü: "Herkes biliyor ki yemek yapmak benim, çay demlemek senin görevin." cümlesinde "benim" kelimesinden sonra "görevim" yüklem unsuru getirilmelidir. Aksi takdirde "benim görevin" şeklinde hatalı bir tamlama ortaklığı doğar. Cevap C) “benim” kelimesinden sonra “görevim” kelimesi getirilerek seçeneğidir.
10. Sorunun Çözümü: Nuri Pakdil'in biyografisindeki 1997 yılına ait "6 kitaptan oluşan 'Otel Gören Defterler' başlıklı deneme serilerini bu tarihten sonra okuyucuyla buluştu." cümlesinde, "serileri okuyucuyla buluştu" ifadesinde özne-yüklem eki uyuşmazlığı (Doğrusu: "...serisi okuyucuyla buluştu" veya "...serilerini buluşturdu") hatası yapılmıştır. Cevap B) 1984-1997 şıkkıdır.
5. TEMA: ÜNİTE SONU SERBEST YAZMA VE GİRİŞ ÇALIŞMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 195, 5. ünitede edinilen tüm vatandaşlık ve yardımlaşma kazanımlarının kompozisyon kurgu alanıdır. Alt kısımda ise 6. Temanın ön hazırlık kazanım maddeleri listelenmektedir.
BİRLİKTEN DOĞAN GÜÇ (Kompozisyon Çözümü):
İnsan, doğası gereği tek başına tüm zorlukların üstesinden gelemeyen, toplumsal dayanışmaya ve yardımlaşmaya muhtaç bir varlıktır. Atalarımızın asırlık tecrübelerle söylediği gibi "Yalnız taş, duvar olmaz." Bir insan bireysel olarak ne kadar güçlü, zeki veya yetenekli olursa olsun, toplumun desteği ve yardımlaşma bilinci olmadan kalıcı ve büyük işler başaramaz. Tıpkı bir ağacın ancak kendi yapraklarıyla gürleyip ihtişam kazanması gibi, fertler de aileleri, dostları ve milletdaşları ile bir araya geldiklerinde gerçek toplumsal güce ulaşırlar. "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" atasözü de bize iş birliğinin, tek başına çözülemeyen koca sorunları ne kadar kolaylaştırdığını çok duru bir biçimde anlatır. "Sürüden ayrılanı kurt kapar" sözünü de unutmamalı, bencilce tek başına hareket etmek yerine, imece usulüyle birbirimize omuz vermeli ve millî birlik bağlarımızı daima canlı tutmalıyız.
6. TEMA KAZANIM NOTU: Sayfa 195'in altındaki verilere göre yeni temada (Sağlık ve Spor); hazırlıklı konuşma yapmayı, okuma stratejilerini uygulamayı, metindeki anlatım bozukluklarını belirlemeyi, medya metinlerini analiz etmeyi, konuşmalarda beden dilini etkili kullanmayı, yazma stratejilerini uygulamayı ve dinlediği medya metinlerini değerlendirmeyi öğrenecektir.
6. TEMA: SAĞLIK VE SPOR - HAZIRLIK ÇALIŞMASI VE SESLİ OKUMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu sayfa, öğrencilerin güne sağlıklı başlamasında sabah kahvaltısının kritik önemini kavramasını ve metindeki beslenme verilerini analiz etmesini amaçlar.
1. Hazırlık Çalışması Çözümü: Sabah kahvaltısı yapmadan okula gittiğimde kendimi halsiz ve yorgun hissederim. Derslere odaklanmakta güçlük çekerim, dikkatim çok çabuk dağılır ve baş ağrısı yaşayabilirim. Ayrıca karnım acıktığı için kendimi gergin hissederim ve algılama kapasitem düşer.
Sayfa 198 Metin Verileri Analizi: Akşam yemeği ile sabah arasında yaklaşık 12 saatlik bir süre geçer ve vücut kandaki besinlerin tümünü tüketir. Kahvaltı yapılmadığında kan şekeri düşer; buna bağlı olarak yorgunluk, baş ağrısı, dikkat ve algılama azlığı yaşanır. Kahvaltıda süt, yumurta ve peynir gibi protein yönünden zengin besinler kan şekerini düzenler. Ayrıca vitamin zengini portakal, mandalina, domates, salatalık gibi sebze ve meyveler de kahvaltıda yer almalıdır. Besin içeriği zengin olduğu için tarhana, yayla ve mercimek çorbaları ile tahıl ürünleri de tüketilebilir.
1. METİN: KAHVALTININ ÖNEMİ (METİN GÖVDESİ VE ÖRNEK MENÜLER)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 199, kahvaltının teknik pişirme/tüketim kuralları ile MEB ve Sağlık Bakanlığı onaylı örnek menü kombinasyonlarını içerir.
Sayfa 199 Teknik Veri Özeti:
• Vücut ağırlığı fazla değilse kahvaltıya pekmez, bal, reçel, marmelat ve fındık ezmesi eklenebilir.
• Yumurta katı pişirilmeli; kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşte 8-10 dakika pişirilmelidir. Daha uzun süre pişirme besin ögesi kaybına neden olur.
• Kahvaltıda içilen çay besinlerdeki yararlı maddelerin kullanımını azalttığı için çay açık ve limonlu olmalı, bitki çayları veya en sağlıklısı olan süt tercih edilmelidir.
Orijinal Uygun Kahvaltı Örnekleri:
• Menü 1: 1 su bardağı süt, 1 kibrit kutusu beyaz peynir, 5-6 adet zeytin, domates, 1-2 dilim ekmek.
• Menü 2: 1 su bardağı sütle karıştırılmış kahvaltılık tahıl ürünü, 1 çay bardağı taze sıkılmış meyve suyu.
• Menü 3: 1 su bardağı süt, 1 yumurta, 1 dilim reçelli ekmek, 1 adet mandalina.
• Menü 4: 1 su bardağı süt, tahin-pekmez, 4-5 adet ceviz içi, 2 dilim ekmek, 1 adet havuç.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 200, "Kahvaltının Önemi" metninin ilk üç anlama ve sözlük çalışması etkinliğini eksiksiz barındırır.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Eksiksiz 5 Sözlük Maddesi):
• 1. Öğün: Yemek zamanı, günde üç kez yenilen yemeklerden her biri. Cümle: Günün en önemli öğününü asla atlamamalıyız.
• 2. Düzey: Bir şeyin ulaştığı aşama, seviye. Cümle: Sağlıklı kalmak için kan şekerimizi belirli bir düzeyde tutmalıyız.
• 3. Algılama: Bir şeyi anlayabilme, kavrama yeteneği. Cümle: Açlık hissi arttıkça sınıftaki algılama düzeyimiz düşüyor.
• 4. Dinamik: Canlı, hareketli, enerjik, güçlü. Cümle: Sabahları süt içmek güne dinamik başlamamı sağlıyor.
• 5. Besin içeriği: Yiyeceklerin içinde barındırdığı vitamin, mineral ve protein değerlerinin tümü. Cümle: Çorbalar besin içeriği yönünden oldukça zengin gıdalardır.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Akşam yemeği ile sabah arasında yaklaşık 12 saat geçtiği için vücut kandaki besinlerin tümünü kullanır ve kan şekeri düşer.
2. Süt, yumurta ve peynir gibi proteinli gıdalar kan şekerini düzenleyerek yorgunluk ve açlık gibi olumsuz duyguların önlenmesinde etkili olurlar.
3. Sebze ve meyveler vitamin bakımından zengindir; kahvaltıda tüketilen diğer besinlerin vücudumuz için daha da yararlı olmasını sağlarlar.
4. Süttür; çünkü güne dinamik ve sağlıklı başlamak açısından en yüksek ve koruyucu besin değerine sahiptir.
5. "Menü 3"ü seçerdim. Çünkü içinde protein kaynağı süt ve yumurta, enerji veren reçelli ekmek ve vitamin deposu mandalina bir aradadır.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Sabah kahvaltısının önemi, vücudumuza faydaları ve tüketilmesi gereken sağlıklı besinler.
• Metnin Ana Fikri: Sağlıklı, dinamik ve verimli bir gün geçirebilmenin ilk ve en önemli basamağı sabah kahvaltısını düzenli ve doğru besinlerle yapmaktır.
4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK: SORU OLUŞTURMA VE BESİN GRAFİĞİ YORUMLAMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 201'de öğrencilerin grafik verilerini analiz etme ve istatistiki sütun grafiklerini nesnel yorumlama becerisi ölçülür.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Metin İçi Sorular):
• 1. Soru: Yumurta kaynamaya başladıktan sonra kaç dakika pişirilmelidir? Cevap: Kısık ateşte 8-10 dakika pişirilmelidir.
• 2. Soru: Kahvaltıda içilen çay açık ve limonlu mu olmalıdır? Cevap: Evet, besin değerlerini azaltmaması için açık ve limonlu olmalıdır.
• 3. Soru: Kahvaltı yapılmadığında ne gibi sıkıntılar yaşanır? Cevap: Yorgunluk, baş ağrısı, dikkat ve algılama azlığı yaşanır.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Grafik Analizi):
1. Grafikteki 5 numaralı sütuna göre, yeterli ve dengeli beslenebilmek için tükettiğimiz besinlerin yüzde 25'i meyve ve sebze olmalıdır.
2. Grafikteki 1 numaralı sütuna göre en çok tüketmemiz gereken yiyecekler yüzde 33 oranı ile "Ekmek ve diğer tahıllar" grubudur.
3. Grafikteki 4 numaralı sütuna göre gün içinde en az tüketilmesi gereken yiyecekler yüzde 7 oranı ile "Yağ veya şeker içeriği yüksek gıdalar"dır.
4. Hayır, olamayız. Çünkü grafikte 3 numaralı "Et, balık, tavuk, yumurta, kuru baklagiller" sütununun ideal miktar oranı yüzde 12 olarak sınırlandırılmıştır; yüzde 40 tüketmek dengeyi bozar.
6. ETKİNLİK, 7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 202'de kavram havuzu yöntemiyle metin oluşturma alanı bulunur; yazım ve noktalama kurallarına mutlak uyulmalıdır.
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ: Verilen medya metni Bilgilendirme ve İkna Etme amacıyla hazırlanmıştır. Toplumu sağlıklı beslenme, kalori dengesi ve obezite riskleri hakkında nesnel verilerle bilgilendirirken, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmaya ikna etmeyi hedeflemektedir.
8. ETKİNLİK METİN ÖRNEĞİ (Kavram Havuzu):
SAĞLIĞIN ANAHTARI: DENGELİ BESLENME
Bedenimizin bir makine gibi düzenli ve dinamik çalışabilmesi için gün içinde dengeli beslenme kurallarına uymamız şarttır. Günlük besin içeriğinde protein, vitamin ve karbonhidrat dengesini doğru kurmalıyız. Özellikle sabah kahvaltısı öğününü atlamamak, gün içindeki algılama ve dikkat yeteneğimizi doğrudan etkiler. Fastfud tarzı aşırı yağlı ve şekerli gıdalardan uzak durarak taze sebze, meyve ve süt ürünlerini tüketmeliyiz. Unutmamalıyız ki dengeli beslenmek, hastalıklardan korunmanın ve uzun ömürlü bir hayatın ilk adımıdır.
2. METİN: GÜREŞ - METİN GÖVDESİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 204 doğrudan şiir metninin gövdesiyle (Habire yiğitler... alta geldim diye yerinme yiğit...) başlamaktadır. Şiirde Türk kültürünün ata sporu olan güreşin mertlik, pehlivanlık ve centilmenlik ilkeleri epik (destansı) bir dille ve hece ölçüsüyle işlenmektedir.
6. TEMA: SAĞLIK VE SPOR (GÜREŞ ŞİİRİ) - 1. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu sayfa, Ahmet Kutsi Tecer'in "Güreş" şiirinin ilk iki ana etkinliğini barındırmaktadır. Şiirde yer alan epik ve geleneksel söz varlıkları, er meydanı kültürü bağlamına uygun olarak çözümlenmelidir.
• Kelime/Kelime Grubu 1: Kavrayın
Tahminî Anlamı: Bir şeyi veya bir kimseyi kollarıyla sıkıca yakalamak, kavramak.
Cümlem: Başpehlivan, rakibini belinden sıkıca kavrayıp mindere doğru çekti.
• Kelime/Kelime Grubu 2: Ulu divanda
Tahminî Anlamı: Büyük, heybetli meclis; herkesin toplandığı ulu er meydanı.
Cümlem: Kırkpınar'da ulu divanda güreş tutan yiğitler, tüm izleyicileri gururlandırdı.
• Kelime/Kelime Grubu 3: Erinme
Tahminî Anlamı: Üzülmek, kederlenmek, yenilmekten ötürü hayıflanıp pişmanlık duymak.
Cümlem: Alta geldim diye asla erinme, centilmen bir sporcu gibi çalışmaya devam et.
• Kelime/Kelime Grubu 4: Şad olun
Tahminî Anlamı: Mutlu olmak, sevinçle dolmak, huzura kavuşmak.
Cümlem: Er meydanında mertçe dövüşen tüm yiğitlerin yüreği iki cihanda da şad olsun.
• Kelime/Kelime Grubu 5: Nara
Tahminî Anlamı: Yiğitlik, coşku veya sevinç anında atılan gür ve yüksek ses, haykırış.
Cümlem: Güreşçi rakibinin sırtını yere getirince salonda büyük bir nara koptu.
• Kelime/Kelime Grubu 6: Öğerim
Tahminî Anlamı: Övmek, birinin güzel ve üstün niteliklerini belirterek onu yüceltmek.
Cümlem: Ben her zaman yenilse bile er meydanında dürüstçe güreşen sporcuyu öğerim.
2. ETKİNLİK: ŞİİR ANLAMA SORULARI
1. Sorunun Çözümü: Şiirde yiğitler (pehlivanlar) güreşirken güç ve heybet yönünden koçlara ve aslanlara benzetilmektedir.2. Sorunun Çözümü: Şair yiğitlerden er meydanına çıkıp durmadan güreşmelerini, durup dinlenmeden mertçe mücadele etmelerini istemektedir.3. Sorunun Çözümü: Pehlivanların mücadelesini izlemenin seyircilerde yarattığı o muazzam heyecan, gurur ve göğsü kabartan coşku hissinin büyüklüğü anlatılmak istenmektedir.4. Sorunun Çözümü: Güreşin bir centilmenlik işi olduğu, yenilgi (alta gelmek) karşısında üzülüp kederlenmemek, galibiyet (üste gelmek) karşısında ise kibirlenmeyip sevinçte ölçülü olmak gerektiği anlatılmaktadır.5. Sorunun Çözümü: Şiirde geçen abartılı ifade: "Sizi seyretmeye göğüs gelir dar / Dağlar bile görse sizi kımıldar" dizelerinde dağların pehlivanları görünce kımıldaması muazzam bir abartmadır.
3. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK: ŞİİR ANALİZİ VE MEDYA METNİ DEĞERLENDİRMESİ
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Şiirin Konusu: Ata sporumuz güreş, pehlivanlık geleneği ve er meydanındaki centilmenlik kuralları.
• Şiirin Ana Duygusu: Güreş sporuna ve pehlivanlarımıza duyulan hayranlık, millî gurur ve yiğitlik coşkusu.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Mete Gazoz Metni Analizi):
• "Olimpiyat Şampiyonu Millî Okçu Mete Gazoz Hedef Büyüttü!" başlıklı medya metni, Bilgilendirme ve Kültür Aktarma amacıyla hazırlanmıştır. Toplumu millî sporcumuzun başarısı ve gelecek hedefleri hakkında nesnel olarak haberdar ederken, genç kuşağa spor kültürünü sevdirmeyi ve millî başarı motivasyonunu aktarmayı amaçlar.
5. ETKİNLİK VE 6. ETKİNLİK: FORM DOLDURMA VE EMPATİK KONUŞMA
5. ETKİNLİK (SPOR KULÜBÜ ÜYE KAYIT FORMU):
• Kayıt Olmak İstediğiniz Spor Dalı: Okçuluk / Güreş
• T.C. Kimlik No: 12345678910 / Adı, Soyadı: Ali Altın
• Ev Adresi: Ankara, Türkiye
• Doğum Tarihi: 1995 / Doğum Yeri: Ankara
• Öğrenim Durumu: Üniversite
• Ev Telefonu No: 0352 000 00 00 / Cep Telefonu No: 0555 555 55 55
• Velisinin Adı Soyadı / Cep Tel (16 yaşından küçükler için): —
• İrtibat Kurulabilecek Yakını Adı Soyadı / Cep Tel: Mehmet Altın- 0555 555 55 56
• "Spor kulübünde kullanılan demirbaşları... belirlenen kurallara uyacağımı kabul ve taahhüt ederim." İmza: Ali Altın
6. ETKİNLİK (Konuşma Taslağı): Sevgili arkadaşlar, kendimi şanlı bayrağımızı olimpiyat kürsüsünde dalgalandıran millî bir sporcumuzun yerine koyduğumda, boynumdaki o madalyanın sadece birkaç dakikalık bir ödül olmadığını hissediyorum. Arkamda yıllar boyunca dökülen alın terini, her sabah gün ağarmadan başladığım ağır idmanları ve tüm Türkiye'nin kalbinin benimle attığı o heyecan dolu anları yaşıyorum. Bu başarı, pes etmemenin ve tüm engellere göğüs germenin bir meyvesidir. (Konuşma esnasında dik duruş ve el-kol hareketleriyle beden dili etkili desteklenmelidir).
7. ETKİNLİK: MİZAHİ ÖGELERLE HİKÂYE EDİCİ YAZMA ALANI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 209'da, öğrencilerin video analizinden yola çıkarak kurgu yeteneklerini mizahi unsurlarla birleştirmesi istenir.
ER MEYDANININ YAĞLI SÜRPRİZİ
Bizim mahallenin tombik Mahmut’u, kasaba şenliklerinde başkumandanın vadettiği "bir kazan dolusu tereyağlı pilav" ödülünü duyunca er meydanına çıkmaya karar verdi. Üzerine zeytinyağını öyle bol sürdü ki adam parıl parıl parlayan dev bir zeytinyağlı sabun kalıbına döndü. Rakibi cılız Rıza onu ne zaman el ense edip kavramaya çalışsa, Mahmut elinden "fırt" diye kayıp kaçıyordu. Davul zurna eşliğinde ulu divanda dolanırken Mahmut bir ara gaza gelip büyük bir nara attı. Tam el atıp rakibini üste getirecekken, kendi sürdüğü fazla yağ yüzünden ayağı kaydı ve "küt" diye örs gibi yere serildi. Alta geldiğini görünce hiç erinmedi, hakeme dönüp sırıttı: "Yenildim ama sorun niye yenildim? Pilavın kokusu burnuma erken gelince mutfağa doğru hamle yaptım!" dedi. Meydandaki tüm izleyiciler bu nükteye kahkahalarla güldü; Mahmut pilavı kaçırdı ama centilmenliğiyle her hanenin gönlünü kazandı.
3. METİN: LOKMAN HEKİM'IN MASALI - 1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 214, "Lokman Hekim'in Masalı" efsanevi metninin ilk üç ana anlama ve sözlük çalışması etkinliğini eksiksiz barındırır.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Örnek Kelimeler):
• Derman: İlaç, çare, şifa. Cümle: Hastalığına derman aramak için uzak diyarlardan yola çıktı.
• Kulak kabartmak: Belli etmemeye çalışarak büyük bir dikkatle dinlemek. Cümle: Yan masada konuşulan gizemli sözlere ister istemez kulak kabarttı.
• Tan vakti: Güneş doğmadan önceki şafak vakti, sabaha karşı. Cümle: Lokman Hekim her tan vakti uyanıp şifalı otlar toplardı.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI (Metin Soruları):
• 1. Lokman Hekim, Çukurova topraklarında yaşayan, bitkilerin, dalların ve çiçeklerin dilinden anlayan ve onlardan yaptığı ilaçlarla insanlara şifa dağıtan ulu bir hekimdir.
• 2. Olaylar yurdumuzun güneyinde yer alan Adana ilinde ve özellikle Misis kasabasında geçmektedir.
• 3. Metinde adı geçen bitkiler; nane, kekik, dağ çayı, ayva yaprağı, gül yaprağı, yüksük otu, ıspanak, nergis, menekşe, sümbül ve kavaktır.
• 4. Bir yaşlı kavağın altında otururken gür otların arasından gelen gizemli bir otun sesini dinlemiş, ölüme son verecek bu otun anlattıklarını eksiksiz ezberleyip ilacı köprü kemerinin altında yaparak başarmıştır.
• 5. Tam ilacı eve götüreceği sırada azgın bir el ve deli bir yel gelerek ilacı dökmüş, ilaç kaybolmuştur; bu duruma üzülen tüm bitkiler Lokman'a kızıp ondan yüz çevirmiştir.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Lokman Hekim'in bitkilerle konuşarak her derde çare bulması ve ölümsüzlük ilacını bulup kaybetme efsanesi.
• Metnin Ana Fikri: Doğadaki her varlığın insan sağlığı için bir şifa kaynağı olduğu ancak doğanın sırlarına ve emanetlerine karşı her zaman dikkatli ve özenli olunması gerektiği.
4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK: YAPI UNSURLARI VE GERÇEK-KURGUSAL AYRIMI
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Yapı Unsurları):
• Yer: Adana ili, Çukurova toprakları, Misis kasabası, Seyhan Irmağı ve üzerindeki köprü kemerinin altı.
• Zaman: Çok çok zaman önce, geçmiş zaman, tan vakti, akşama kadar.
• Kişiler / Varlıklar: Lokman Hekim, hastalar, yaşlılar, şifalı otlar (nane, kekik, dağ çayı vb.) ve deli yel.
• Olay Örgüsü: Lokman Hekim'in Misis'te şifalı ilaçlar yaparak ünlenmesi, ölüme çare arayışı, tan vaktinde gizemli bir otun dilini çözüp ölümsüzlük formülünü alması, tam ilacı tamamlamışken rüzgar (deli yel) yüzünden ilacı nehre döküp kaybetmesi ve bitkilerin ondan yüz çevirmesi.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Gerçek ve Kurgusal Unsurlar):
• Gerçek Unsurlar: Adana ili, Çukurova, Seyhan ve Ceyhan nehirleri, Misis kasabası, insanların şifa bulmak için bitkilerden ilaç yapması, nane ve kekiğin hastalıklara iyi gelmesi.
• Kurgusal Unsurlar: Lokman Hekim'in otların, dalların ve çiçeklerin lisanını bilip onlarla konuşması; otların dile gelip hangi hastalığa derman olacağını söylemesi; ölümsüzlük ilacının formülünü fısıldayan gizemli ot.
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK: DEYİMLER VE KONUŞMA DEĞERLENDİRME PANELİ
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Deyim Analizleri):
• Deyim 1: Kulak kabartmak.
Metindeki Cümle: "İnsanların... demelerine iyice kulak kabartır, gizli gizli çalışırmış."
Örnek Cümlem: Sokaktaki çocukların kedi hakkındaki konuşmalarına ister istemez kulak kabarttım.
• Deyim 2: Kulak kesilmek.
Metindeki Cümle: "Lokman Hekim, kulak kesilmiş, bir bir öğrenmiş yapacaklarını."
Örnek Cümlem: Öğretmen sınav kurallarını anlatırken tüm sınıf büyük bir dikkatle kulak kesildi.
• Deyim 3: Yüz çevirmek.
Metindeki Cümle: "Hepsi, Lokman'a kızmışlar, ondan yüz çevirmişler."
Örnek Cümlem: Yaptığı hatalardan dolayı en yakın arkadaşları bile zamanla ondan yüz çevirdi.
7. ETKİNLİK (Tartışma Değerlendirme Formu Tablo Puanları):
• Tonlama ve vurgulamaya dikkat ettim: [X] Evet
• Akıcı ve anlaşılır bir dil kullandım: [X] Evet
• Dinleyicilerle göz teması kurdum: [X] Evet
• İşitilebilir bir ses tonu kullandım: [X] Evet
• Konuşma sırasında dinleyicilere sorular sordum: [X] Evet
• Konuşma sırasında bana sorulan sorulara cevap verdim: [X] Evet
8. ETKİNLİK: BİLGİLENDİRİCİ YAZMA ALANI (İLAÇ KULLANIMI)
BİLİNÇLİ İLAÇ KULLANIMI VE SAĞLIĞIMIZ
Geçmiş çağlarda Lokman Hekim gibi ulu bilgilerin doğadaki şifalı otlardan ürettiği dermanlar, günümüzde modern tıbbın ve eczacılığın gelişmesiyle yerini fabrikalarda üretilen ilaçlara bırakmıştır. Ancak bu ilaçların kullanımı konusunda toplum olarak son derece dikkatli olmamız gerekmektedir. Doktora danışılmadan, rastgele veya başkalarının tavsiyesiyle (önerisiyle) bilinçsizce tüketilen ilaçlar, sağlığımızı korumak yerine organlarımıza büyük zararlar verebilir. İlaçların doz (ölçek) ayarlaması ve saklanma koşulları uzman hekimlerin yönergelerine uygun olarak yürütülmelidir. Yabancı kelimelerin yerine "reçete, ölçek, şifa, derman" gibi Türkçe karşılıkları tercih edilmeli; kulaktan dolma bilgilerle ilaç tüketilmemelidir. Sağlığımızı geri kazanmak adına attığımız bu adımların bilimin ışığında bilinçli yapılması hayati önem taşımaktadır.
4. METİN: OBEZİTE İLE MÜCADELE (DİNLEME METNİ) - 2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK VE 4. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 219, obezite odaklı dinleme metninin anlamsal tahlili, kaynak güvenilirliği sorgulaması ve özet çıkarma alanıdır.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
1. Obezite; sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı ve anormal yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan kronik bir sağlık sorunudur.
2. Durağan yaşam; gün boyu fiziksel hareketliliğin en az düzeyde olduğu, sürekli oturarak veya hareketsiz geçirilen yaşam tarzıdır.
3. Egzersiz, kan şekerini ve kiloyu dengeler, kas ve kemik yapısını güçlendirir, stresi azaltır ve vücuda zindelik katar.
4. Düzenli egzersiz yapan insanlarda kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı (diyabet), yüksek tansiyon ve obezite gibi rahatsızlıkların görülme ihtimali azalır.
5. Asansör yerine merdiven kullanmak, yakın mesafelere yürüyerek gitmek, ev işlerine yardımcı olmak ve gün içinde kısa yürüyüşler yapmaktır.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• a) Metnin oluşturulma amacı, toplumu obezite risklerine karşı uyarmak ve sağlıklı bir yaşam için yapılması gereken fiziksel aktiviteler hakkında bilgilendirmektir.
• b) Metin Sağlık Bakanlığı'nın (www.saglik.gov.tr) resmî yayınlarından alınmıştır. Resmî devlet kurumu olduğu ve uzman doktor verilerine dayandığı için kaynağı %100 güvenlidir.
4. ETKİNLİK (Metnin Özeti): Obezite, günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri olup temel nedeni hareketsiz (durağan) yaşam tarzıdır. Vvücudun dengesini korumak ve şeker, kalp gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltmak için düzenli egzersiz yapılmalıdır. Gün içerisinde merdiven çıkmak, yürüyüş yapmak gibi küçük fiziksel aktivite fırsatları değerlendirilerek obezite ile etkin bir şekilde mücadele edilmelidir.
5. ETKİNLİK VE 6. ETKİNLİK: SUNUM PLANLAMASI VE KÖŞE YAZISI ANALİZİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 220, yürüyüş tempoları ve adım sayılarının insan ömrüne olan istatistiki faydalarını içeren köşe yazısının yorum alanıdır.
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Köşe Yazısı Yorumu):
Köşe yazısındaki verilere göre, yürümek sadece adım atmaktan ibaret değildir; yürüyüşün faydalı olabilmesi için "tempo" yani hız son derece kritik bir parametredir. Tempolu ve güçlü bir yürüyüş insanı neredeyse 16 yaş gençleştirebilmektedir. Ayrıca Massachusetts Amherst Üniversitesi'nin yaklaşık 50 bin kişiyi inceleyen araştırmasına göre, her gün 6 bin ila 8 bin arasında adım atmak 60 yaş üzeri kişilerde ölüm riskini %54 oranında azaltmaktadır. 60 yaş altındaki kişilerin de erken ölüm riskini düşürmeleri için her gün en az 8 bin adım atmaları önerilmektedir. Kısacası adım sayısı ve temponun yoğunluğu sağlıklı ve uzun bir ömür sürmenin en temel şartıdır.
6. TEMA SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 222, 6. Ünitenin Ölçme ve Değerlendirme testinin ilk sayfasıdır ve doğrudan olimpiyatların tarihi gelişim metniyle başlar.
1. Sorunun Çözümü: Olimpiyat oyunları, eski Yunan döneminde Elis kenti yakınlarındaki Olimpia vadisinde düzenlenen müzik, şiir, tiyatro ve Zeus onuruna yapılan spor yarışmaları içeren bir festivalle başlamıştır.
2. Sorunun Çözümü: Olimpiyat bayrağının ortasındaki mavi, sarı, siyah, yeşil ve kırmızı halkalar yeryüzündeki beş kıtayı simgelemektedir. Bu renklerin seçilme nedeni ise, yeryüzündeki tüm ülkelerin ulusal bayraklarında bu beş renkten en az bir tanesinin mutlaka bulunmasıdır.
3. Sorunun Çözümü: Metinde geçen at yarışları, güreş, boks ve koşu dışındaki günümüz olimpiyatlarında futbol, basketbol, voleybol, yüzme, halter, tenis, masa tenisi, eskrim, tekvando, judo ve jimnastik gibi modern spor dalları yer almaktadır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - B VE C BÖLÜMLERİ
Öğretüm Notu / Çözüm: Sayfa 223'teki B bölümü deyimlerin anlamsal eşleşmesini, C bölümü ise aylık kumbara tasarruf sütun grafiğinin nesnel yorumunu ölçer.
B Bölümü Çözümü (Deyim Eşleştirme):
• (b) 1. Karşısındakine dokunacak ya da kötü bir sonuç doğuracak söz söylemek. ➔ Çam devirmek.
• (d) 2. Yapmak istediği bir iş için uygun zaman veya bir durum beklemek. ➔ Fırsat kollamak.
• (a) 3. Çok şaşırıp ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilememek, sesini çıkaramaz olmak. ➔ Taş kesilmek.
• (c) 4. Birini incitip saldırıda bulunmasına yol açmak, tahrik etmek. ➔ Kuyruğuna basmak.
• (ç) 5. Güzel giden bir şeyi tatsız bir duruma sokacak ölçüsüzlüğe vardırmak. ➔ Tadını kaçırmak.
C Bölümü Çözümü (Grafik Analizi D/Y):
• (D) 1. Ocak ayında (30 TL) şubat ayından (25 TL) daha çok para biriktirmiştir.
• (Y) 2. En çok parayı temmuz ayında biriktirmiştir. (Yanlış, en çok para 35 TL ile ocak ve kasım aylarındadır).
• (D) 3. En az parayı eylül ayında biriktirmiştir (Grafikteki en düşük sütun eylüldedir).
• (D) 4. Aralık ayında (30 TL) kasım ayından (35 TL) daha çok para biriktirmiştir. (Pardon grafik eksenine göre kasım 35, aralık 30'dur, cümle yanlıştır) ➔ Y.
• (D) 5. Erben'in mart ve aralık aylarında biriktirdiği para eşittir (Her iki ayda da 30 TL biriktirilmiştir).
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (1-5)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 224'teki çoktan seçmeli test sorularının, pdf metninde sunulan orijinal şık verilerine sadık kalınarak yapılan gerekçeli çözümleri şu şekildedir.
• 1. Soru: "Nefes almak, içten içe, derin derin... her sabah uyanık" dörtlüğünde yaşamanın, nefes almanın insana verdiği sevinç işlendiği için tema D) Yaşama sevinci seçeneğidir.
• 2. Soru: Metinde Hafız Nuri Efendi (Şahıs), bakkal ve boş arsa (Mekân), şemsiyesini alıp sokağa çıkması (Olay örgüsü) unsurları vardır; fakat olayın geçtiği net vakit/çağ yani D) Zaman ögesi parçada yoktur. Cevap D şıkkıdır.
• 3. Soru: "İngiltere'de yapılan araştırmada... Cambridge Üniversitesinde yapılan çalışmada..." şeklinde bir araştırma sonucunu nesnel verilerle topluma aktaran bu metnin türü B) Haber metni seçeneğidir. Cevap B şıkkıdır.
• 4. Soru: 5N1K soruları; Ne, Nerede, Ne zaman, Nasıl, Niçin ve Kim'dir. Dolayısıyla A) Kaç? sorusu bu sorulardan biri değildir. Cevap A seçeneğidir.
• 5. Soru: "Televizyonda deniz görse boğulur." cümlesinde, bir durum olamayacak derecede abartılarak sunulmuştur. Cevap D) Televizyonda deniz görse boğulur. şıkkıdır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - TEST SORULARI (6-9)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 225'teki test maddeleri, deyim anlam uyuşmazlıkları ve eş anlamlı kelimelerin atasözlerindeki karşılıklarını buldurmayı amaçlar.
• 6. Soru: A, B ve D seçeneklerinde abartılı ifadeler (dağı eritmek, gözyaşından deniz olması) varken, C şıkkındaki "Bak o zaman topraktaki sevince." dizesinde abartma yoktur, kişileştirme vardır. Cevap C seçeneğidir.
• 7. Soru: "Sınıfta kaldığımı duyunca annemin etekleri zil çaldı." cümlesinde, çok üzüntülü bir durum için çok sevinmek anlamına gelen "etekleri zil çaldı" deyimi kullanılarak deyim yanlışlığı yapılmıştır. Cevap A şıkkıdır.
• 8. Soru: "Ateş püskürtmek" burnundan solumakla, "Pot kırmak" çam devirmekle, "Kılı kırk yarmak" ince eleyip sık dokumakla yakın anlamlıdır; ancak A) Göz kulak olmak deyiminin yukarıda bir eşleşmesi yoktur. Cevap A seçeneğidir.
• 9. Soru: Mevlana'nın şiirindeki altı çizili "noksan" kelimesi eksik, kusurlu anlamına gelir. Bu anlamda kullanılan tek atasözü, insanın eksikliklerinin olabileceğini bildiren B) İnsan dediğinde noksan da olur (Pardon şıklarda doğrudan atasözü eşleşmesi aranmaktadır, "noksan" kelimesinin anlamı eksikliktir) kalıbıdır. Cevap B şıkkıdır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - 10. SORU (ANA DUYGU ANALİZİ)
Öğretmen Notu / Çözüm: Şiirlerin iletmek istediği temel duygular (temalar) incelendiğinde, şıklar arasında mantıksal bir eşleşme denetlenmelidir.
• 1. Şiir (Cemal Süreya): "Şimdi sen kalkıp gidiyorsun..." ➔ Ayrılık (Doğru eşleşme).
• 2. Şiir (Necip Fazıl): "Seni beklediğim kadar..." ➔ Umut / Bekleyiş (Doğru eşleşme).
• 3. Şiir (Özdemir Asaf): "Anladıkça başaracaksın, başardıkça anlayacaksın..." ➔ Tecrübe / Yaşam (Doğru eşleşme).
• 4. Şiir (Arif Nihat Asya): "Ağrıdağ, Babadağ, Gâvurdağ, Ilgaz..." ➔ Burada memleket dağları, doğa ve memleket sevgisi işlenmiştir. Dolayısıyla Özgül'ün bu şiir için belirlediği D) 4-Dostluk ana duygusu tamamen yanlıştır. Cevap D seçeneğidir.
6. TEMA SONU METİN YAZMA ALANI (SAĞLIĞIN ÖNEMİ)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 227, 6. Ünitenin nihai kompozisyon yazma alanıdır; sağlık kazanımlarının veciz sözlerle harmanlanması istenir.
EN BÜYÜK DEVLET: SAĞLIK
Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın asırlar öncesinden ferman ettiği gibi, halkın gözünde devlet kadar itibar sahibi hiçbir nesne yoktur ancak bu dünyada tek bir nefes sıhhat (sağlık) gibi büyük bir devlet ve zenginlik de bulunamaz. İnsan hayatta her türlü maddi zenginliğe, başarıya ve makama sahip olabilir; fakat bedenen ve ruhen sağlıklı değilse, elindeki hiçbir gücün kıymeti kalmaz. Sağlığımızı korumanın ilk basamağı ise bu temada öğrendiğimiz gibi sabah kahvaltılarını düzenli yapmak, yeterli ve dengeli beslenmek ve durağan yaşamdan uzak durarak tempolu yürüyüşler gerçekleştirmektir. Sağlık, kaybedilmeden önce değeri bilinmesi gereken en mukaddes hazinedir.
7. TEMA: SANAT - NELER ÖĞRENECEKSİNİZ? PANELLERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 228, 7. Tema olan "Sanat" ünitesinin kazanım ve ön hazırlık panelidir.
• "Ressam İçin Zili Çalın" metni işlendiğinde: Geçiş ve bağlantı ifadelerinin metnin anlamına olan katkısını değerlendirmeyi, okuduklarıyla ilgili çıkarımlarda bulunmayı, şiir yazmayı ve yazılanları düzenlemeyi öğreneceksiniz.
• "Geleneksel El Sanatları Çarşısı" metni işlendiğinde: Konuşma stratejilerini uygulamayı, metindeki anlatım bozukluklarını belirlemeyi, yazılarda anlatım biçimlerini kullanmayı ve yazılanların içeriğine uygun başlık belirlemeyi öğreneceksiniz.
• "San'at" metni işlendiğinde: Metindeki anlatım bozukluklarını belirlemeyi, görsellerle ilgili soruları cevaplamayı, hikâye edici metin yazmayı, yazılarda uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanmayı öğreneceksiniz.
• "Armağan" metni işlendiğinde: Dinlenilen metne yönelik sorulara cevap vermeyi, dinlenilen metnin konusunu ve ana fikrini tespit etmeyi, dinleme stratejilerini uygulamayı öğreneceksiniz.
7. TEMA: SANAT - HAZIRLIK ÇALIŞMASI VE GÖZ ATARAK OKUMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Bu sayfa öğrencilerin resim sanatına yönelik duygularını uyandırmayı ve metne karşı ön farkındalık oluşturmayı amaçlar.
1. Hazırlık Çalışması Çözümü: Çizdiğim resimlerde en çok mavi ve yeşil renkleri, figür olarak da ağaçları ve deniz dalgalarını kullanırım. Çünkü bu renkler ve doğa unsurları bana huzur, dinginlik ve özgürlük hissi veriyor.
2. Hazırlık Çalışması Çözümü: Resim yaparken dış dünyadaki tüm karmaşadan ve stresten uzaklaştığımı hissederim. Kendi iç dünyamı, hayallerimi ve kelimelerle anlatamadığım duygularımı tuvale yansıtmak beni çok mutlu ve özgür kılar.
3. Göz Atarak Okuma ve Tahmin: "Ressam İçin Zili Çalın" başlığı ile atölyede tuval taşıyan ressam görselleri incelendiğinde; metnin konusunun bir ressam ile ziyaretçisi arasında geçen sanat tartışması olduğu, ana fikrinin ise sanatta özgünlüğü yakalamanın ve taklitten uzak durmanın önemi olduğu tahmin edilmektedir.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK: METİN ANALİZİ VE SÖZCÜK ÇALIŞMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 236, "Ressam İçin Zili Çalın" metninin anlama ve kavrama basamaklarını eksiksiz içerir.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Eksiksiz 4 Sözlük Maddesi):
• Kelime 1: Sahanlık: Binalarda merdiven basamakları arasındaki geniş düzlük, dinlenme yeri. Cümle: Tahta merdivenleri hızla çıkıp geniş sahanlıkta ressamı bekledim.
• Kelime 2: Peyzaj: Kır veya doğa görünümü, manzara resmi. Cümle: Usta, peyzaja çıkmadığı günlerde bütün gün bu karanlık atölyede çalışıyordu.
• Kelime 3: Özgünlük: Bir eserin benzerlerinden farklı, taklit olmayan, kendine has olma niteliği. Cümle: Sanatta özgünlük, başkalarını yinelememek isteminden doğar.
• Kelime 4: Natürmort: Hareketsiz, ölü doğa varlıklarını (meyve, çiçek vb.) konu alan resim türü. Cümle: Bir natürmorta başka gözle, yaşayan bir insana bir başka gözle bakamam.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Usta, resim yaparken öncekilerin yaptıklarını yinelememenin, onlara benzemeyen ve sanata tamamen yeni yollar açacak eserler üretmenin zorluğundan dolayı güçleştiğini düşünüyor.
• 2. Ressam, resmin sevilmek veya hoşa gitmek için değil, sadece zihinle algılanmak için yapıldığını söylemiştir.
• 3. Usta, o resmin bir başlangıç olmadığını, bitmiş bir resim olduğunu; yaşlandıkça seyircinin kendinden bir şeyler katarak tamamlamasını istediği için resimlerini bitirmediğini söylemiştir.
• 4. Ressam, yazara içinde hiçbir toprak renginin yer almadığı; kırmızı, yeşil ve mavi renklerden oluşan, bilmeyen biri için bitmemiş duran bir dağ resmi armağan etmiştir.
• 5. Bir tepede resim yaparken yıldırım düşmesi sonucu ölen ustanın yarım kalan resminin adı "Gün Batımında Bir Dağ Doruğu"dur.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Bir yazarın yaşlı bir ressamın atölyesine yaptığı ziyaret, sanatta özgünlük, resme bakış açısı ve ressamın ani ölümü.
• Metnin Ana Fikri: Sanatta asıl önemli olan öncekileri tekrarlamamak, eserlere bakana kendi zihninde tamamlayabileceği bir alan bırakmak ve nesnel bir bakış açısıyla resmin kendi ifadesini yakalamaktır.
4. ETKİNLİK AND 5. ETKİNLİK: METİN ÖZETİ VE BAĞLANTI İFADELERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 237, bağlantı ifadelerinin metnin akış yönüne ve anlamına kattığı yapısal katkıları değerlendirmeyi amaçlar.
4. ETKİNLİK (Metnin Özeti): Kendisi de ressam olan anlatıcı, kentte tablolarını beğendiği ulu bir ressamın atölyesini ziyaret eder. İkili arasında sanatta taklit, özgünlük, bakmak ile görmek arasındaki farklar üzerine derin bir sanat sohbeti gerçekleşir. Yaşlı usta, seyircinin hayal gücüyle bitirmesini istediği için tablolarını kasıtlı olarak tam imzalamadan bıraktığını belirtir ve yazara bitmemiş bir dağ resmi hediye eder. Anlatıcı şehirden ayrıldıktan kısa süre sonra, ustanın bir tepede resim yaparken yıldırım düşmesi sonucu öldüğünü öğrenir.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Bağlantı Cümleleri):
• Oysaki: Toplantıya gelmeyeceğini söylemişti oysaki onu ön sırada otururken gördüm.
• Başka bir deyişle: Sanatçı somutlaştırır ve bireyselleştirir başka bir deyişle esere kendi kimliğini üfler.
• Özellikle: Resim yapmayı çok seviyorum özellikle doğa görünümlerini çalışmayı yeğlerim.
• Kısaca: Kısaca söylemek gerekirse, sanatta taklit üretkenliği doğrudan yok eder.
• Böylece: Sergi alanını erkenden düzenledik böylece konukları rahatça ağırlayabildik.
• İlk olarak: Atölyede çalışmaya başlarken ilk olarak tuvalin tozunu güzelce almalıyız.
• Son olarak: Şiirimi tamamladım son olarak imla hatalarını gözden geçirip panoya astım.
6. ETKİNLİK, 7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK: ANLATIM BOZUKLUKLARI VE YARATICI KONUŞMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 238'deki anlatım bozuklukları, özne-yüklem uyuşmazlığı, yardımcı eylem eksiklikleri ve mantıksal hatalardan kaynaklanmaktadır.
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ:
• 1. Kelebekler ne de güzel uçuyorlar. ➔ Neden: Özne insan dışı çoğul varlık olduğunda yüklem tekil olmalıdır (Özne-Yüklem Uyuşmazlığı). Doğrusu: Kelebekler ne de güzel uçuyor.
• 2. Ben Ahsen'e inanır ve severim. ➔ Neden: Nesne Eksikliği. Doğrusu: Ben Ahsen'e inanır ve onu severim.
• 3. Gazetedeki yanlışlıklar düzeltilecek ve yeniden basılacak. ➔ Neden: Özne Eksikliği (İkinci cümlenin öznesi yoktur). Doğrusu: Gazetedeki yanlışlıklar düzeltilecek ve gazete yeniden basılacak.
• 4. Bu konuda sen bana güvenecek, ben de sana yardım edeceğim. ➔ Neden: Yüklem / Şahıs Eki Eksikliği. Doğrusu: Bu konuda sen bana güveneceksin, ben de sana yardım edeceğim.
• 5. Hasta olan babasına şarkı söyleyerek mutlu olmasını sağladı. ➔ Neden: Özne / Anlam Belirsizliği. Doğrusu: Hasta olan babasına şarkı söyleyerek onun mutlu olmasını sağladı.
• 6. Hızlı koşmazsan kaybetme şansın artar. ➔ Neden: Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması ("şans" olumlu durumlar içindir). Doğrusu: Hızlı koşmazsan kaybetme riski (veya ihtimali) artar.
• 7. Konuşkan ve çekingen olmayan insanları severim. ➔ Neden: Olumsuzluk Ekinin Ortak Kullanım Hatası (Konuşkan olmayan anlamı doğuyor). Doğrusu: Konuşkan olan ve çekingen olmayan insanları severim.
2. METİN: GELENEKSEL EL SANATLARI ÇARŞISI - GİRİŞ VE HAZIRLIK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 239 doğrudan "Geleneksel El Sanatları Çarşısı" metninin ilk paragrafıyla (Su, taş, toprak, ağaç... Balibey Hanı...) başlamaktadır.
1. Hazırlık Çalışması Çözümü: Geleneksel el sanatlarımız arasında ebru sanatı (su üzerine kök boyalarla desen yapma), hat sanatı (estetik güzel yazı), çinicilik (toprak kapları pişirip süsleme), tezhip (kitap süsleme) ve halı dokumacılığı yer alır. Bu sanatlar milletimizin asırlık estetik zevkini, sabrını ve el emeğini günümüze taşıyan en önemli kültürel miraslarımızdır.
1. ETKİNLİK VE 2. ETKİNLİK: SÖZCÜK TAHMİNİ VE METİN SORULARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 243, Balibey Hanı'nda sergilenen el sanatlarına ait terimlerin tahlilini eksiksiz içerir.
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ (Örnek Sözlük Terimleri):
• Mozaik: Türlü renklerde küçük taş, cam veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan resim veya süsleme. Cümle: Hanın taş koridorlarındaki şövalelerde harika mozaikler sergileniyordu.
• Revak: Üstü kemerli, önü açık, sütunlu koridor veya sundurma. Cümle: Avlusunun çevresindeki tüm katlar revaklı bir düzenlemeyle tasarlanmış.
• Tezhip: Kitap sayfalarını altın tozu ve boyalarla ince ince süsleme sanatı. Cümle: Tezhip, hat ve kaligrafi atölyesinde harfler sanat eserlerine dönüşüyor.
• Şövale: Ressamların üzerine tuval koyup resim yaptıkları üç ayaklı ahşap ayaklık. Cümle: Taş koridorlardaki duvarlarda ve şövalelerde resimler sergileniyor.
• Filografi: Çiviler arasından teller geçirilerek belirli desenler oluşturma sanatı. Cümle: Filografi atölyesinde çiviler arasına teller gerilerek motifler oluşturuluyor.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Metinde tezhip, hat, kaligrafi, cam sanatı, oya, mozaik, ahşap işleme, marküteri, ahşap dağlama, çini, tespih, keçe ve filografi el sanatlarının adı geçmektedir.
• 2. Balibey Hanı, 15. yüzyılda Niğbolu Sancak Beyi Hamza Bey'in oğlu Bali Bey tarafından, kent dışından gelen tüccarlara hizmet etmesi amacıyla yaptırılmıştır.
• 3. Anlatıcı hanı gezerken Mustafa Kemal Atatürk'ün "Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir." sözünü hatırlamıştır.
• 4. Günümüzde Balibey Hanı, tüccarları değil; çeşitli geleneksel el sanatları atölyelerini, kursiyerleri ve onların ziyaretçilerini konuk etmektedir.
• 5. "Sanatçı olunmaz, sanatçı doğulur." sözü, gerçek sanat yeteneğinin ve estetik duyarlılığın insana sonradan öğretilemeyeceğini, bunun içsel bir yetenek ve aşkla gelen bir yaratılış özelliği olduğunu anlatır.
3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK: BAŞLIK VE NOT ALMA ÇALIŞMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 244, okuyucunun metinden çıkardığı nesnel özet verilerini kendi kelimeleriyle yapılandırmasını sağlar.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Bursa'daki tarihi Balibey Hanı'nın mimari özellikleri ve içinde barındırdığı geleneksel el sanatları atölyeleri.
• Metnin Ana Fikri: Yüzyıllardır süregelen geleneksel el sanatlarımız, tarihi mekanlara hayat vererek kültürel mirasımızın yaşamasına ve milletimizin hayat damarlarının korunmasına hizmet eder.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Yeni Başlıklar): "Hana Hayat Veren Eller", "Bursa'nın Sanat Yuvası: Balibey", "Geleneksel Sanatların Kalbi".
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Not Alma Alanı):
• Balibey Hanı, Bursa'da üç katlı olarak inşa edilmiş tek han olma özelliğine sahiptir.
• Hanın giriş katında Bizans ve Osmanlı döneminde depo olarak kullanılan gizli bir mağara yer almaktadır.
• Günümüzde han odaları tüccarlar yerine ebru, tezhip, hat ve filografi gibi geleneksel zanaatların icra edildiği sanat merkezlerine dönüşmüştür.
6. ETKİNLİK, 7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK: CÜMLE DÜZELTME VE BİLGİLENDİRİCİ YAZMA
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 245'teki anlatım bozukluğu maddeleri, noktalama eksikliğinden doğan anlam belirsizliği, öge ortaklığı hataları ve tamlama uyuşmazlıkları ile ilgilidir.
6. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ:
• 1. Yaşlı ağaca dayanmış uyumaya çalışıyordu. ➔ Neden: Anlam Belirsizliği (Ağaç mı yaşlı, yoksa yaşlı bir insan mı ağaca dayanmış belli değil; noktalama eksikliği). Doğrusu: Yaşlı, ağaca dayanmış uyumaya çalışıyordu.
• 2. Oyun oynayan arkadaşlarına bakar, uzaktan izlerdi. ➔ Neden: Nesne Eksikliği. Doğrusu: Oyun oynayan arkadaşlarına bakar, onları uzaktan izlerdi.
• 3. Onun elindeki kitabın ücreti ne kadar? ➔ Neden: Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması (Satılan şeylerin karşılığı ücrettir denmez, fiyattır). Doğrusu: Onun elindeki kitabın fiyatı ne kadar?
• 4. Siyasi ve toplum olaylarını gözlemliyordu. ➔ Neden: Tamlama Uyuşmazlığı Hatası (Siyasi olayları olur ama toplum olayları denmez). Doğrusu: Siyasi olayları ve toplum olaylarını gözlemliyordu.
3. METİN: SAN'AT - ŞİİR GÖVDESİ VE HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 246 doğrudan memleketçi edebiyatın bildirisi (manifestosu) sayılan ünlü "San'at" şiirinin ilk üç kıtasıyla başlamaktadır. Şiirde Batı hayranı yapay sanat anlayışı ile yerli, Anadolu kültürüne dayalı millî sanat anlayışı çelişimli olarak karşılaştırılmaktadır.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK: ŞİİR ANALİZİ VE SÖZCÜK HAVUZU
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 248, "San'at" şiirinin tüm anlamsal çözümleme basamaklarını barındırmaktadır.
1. ETKİNLİK SÖZLÜK MADDELERİ:
• Diyar: Ülke, memleket, yaşanılan toprak parçası. Cümle: Bizim diyarımız da bağrında binbir baharı saklar.
• Kubbe: Yarım küre biçiminde olan ve mabetlerin üzerini örten dam yapısı. Cümle: Caminin ince mozaiklerle işlenmiş ulu kubbesini hayranlıkla izledik.
• Sülüs: Hat sanatında süslü, belirgin ve kalın hatlarla yazılan bir yazı türü. Cümle: Bizi derinden sarsar bir sülüs yazı görsek duvar köşesinde.
• Ürpermek: Korku, coşku veya heyecandan dolayı vücudun tüylerinin ürpermesi, titremek. Cümle: Orkestranın gür sesleri Batılı dinleyicinin sinirlerine bir ürperiş getirir.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Şair şiirinde Batı kültürüyle beslenmiş, gözü dışarıda olan, yerli sanata ve Anadolu'nun öz zenginliklerine yabancı kalmış aydın "arkadaşına" seslenmektedir.
• 2. Şiirde Batı estetik zevki (orkestra, bale, kadın heykelleri, tapınak mozaikleri) ile yerli ve millî Anadolu estetik zevkleri (sülüs yazı, yeşil çini, zeybek oyunu, köylünün emeği ve türküler) karşılaştırılmıştır.
• 3. Şair bu dizelerle, kendi sanat yolunun Anadolu'nun yazılmamış destansı güzelliklerini keşfetmek olduğunu, arkadaşının Batılı tarzına karşılık yollarının ve kültür dünyalarının tamamen ayrıldığını anlatmak istemiştir.
• 4. Şair şiiri yazarken derin bir memleket sevgisi, millî gurur, Anadolu insanına karşı hayranlık ve kendi kültürel köklerine bağlılığın verdiği coşkulu bir kararlılık içindedir.
• 5. Evet, uyumludur. Ben olsaydım bu şiire "Bizim Sanatımız" veya "Memleket Yolu" başlığını koyardım; çünkü şiir tamamen bizim kültürümüze özgü değerleri yüceltmektedir.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ: Konu: Anadolu'nun güzellikleri ve millî sanat anlayışı ile Batı taklitçisi sanat anlayışının kıyası. Ana Duygu: Derin memleket sevgisi, Anadolu hayranlığı ve millî sanat ideali.
4. ETKİNLİK: ÇİZGİ ROMAN ANALİZİ (BUKET ANLATIYOR - GİRİŞ)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 249, çocukların kendi emekleriyle düzenledikleri bir açık hava eğlencesinin iş bölümü ve hazırlık basamaklarını içeren çizgi roman girişidir.
Çizgi Roman Analiz Çözümü: "Buket Anlatıyor" çizgi romanında, çocukların bir araya gelerek büyüklerin izleyici olacağı bir açık hava eğlencesi düzenleme fikri çok başarılı resmedilmiştir. Karakterlerin kendi aralarında iş bölümü yapması, teknik sorunları (kablo çekme, ampul sallandırma) çözmeleri ve yardımlaşmaları dayanışma bilincini artırmaktadır. Görsel yorumcu iletmek istediği "birlikte üretme ve sorumluluk alma" düşüncesini, konuşma balonları, neşeli çocuk tiplemeleri ve renkli karelerle okuyucunun zihninde canlanacak şekilde çok etkili bir biçimde iletmiştir.
ÇİZGİ ROMANIN DEVAMI VE SORUN ÇÖZME BASAMAKLARI
Öğretmen Notu / Çözüm: Çizgi romanın bu sayfasında kurgudaki iki temel krizin (sandalye yetersizliği ve elektrik kesintisi) kolektif dayanışmayla nasıl aşıldığı mizahi dille gösterilir.
Sayfa 250 Olay Özeti: Provaların ardından eğlence günü gelir. İzleyiciler (anne ve babalar) gelince ilk sorun olan "sandalye yetersizliği" yaşanır ancak yeni gelenler durumdan haberdar olup kendi sandalyeleriyle gelerek bu krizi çözerler. İkinci sorun olarak "elektrikler kesilir" ancak bu durum dert edilmez; evlerden mumlar getirilerek duvara dizilir. Hatta ebeveynler de sahneye dahil olur; Murat Amca akordeon çalar, Sevim Teyze gitar çalar, pastalar getirilerek eğlence harika tamamlanır.
5. ETKİNLİK VE 6. ETKİNLİK: BAĞLAMA UYGUN KONUŞMA VE ÖZGÜN YAZMA ALANI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 251, öğrencilerin hayal güçlerini dil bilgisel geçiş elemanlarıyla sentezleyeceği istasyondur.
6. ETKİNLİK ÖRNEK METNİ:
BOYALARIN SESSİZ DİLİ
Genç ressam her sabah aynı nehir kenarına gidip doğanın resmini çizerdi. Çevresindekiler onun hep aynı manzarayı çalıştığını düşünüyordu oysaki o her gün ışığın bıraktığı farklı bir lekeyi yakalıyordu. Sanatçı somut olanı kendine göre eğip büküyordu başka bir deyişle her tabloda ruhunun ayrı bir odasını açıyordu. Renkleri çok seviyordu özellikle çininin o parlak yeşil tonunu tuvallerine yansıtmaya bayılıyordu. Çalışmaya başlamadan önce ilk olarak fırçalarını at kılından seçer, son olarak tuvalin kenarına küçük bir kuş figürü gizleyerek eserini bitirirdi. Aynı nehri çizmesine rağmen her tablosu bambaşka bir destan gibi karşımızda dururdu.
4. METİN: ARMAĞAN (DİNLEME METNİ) - 2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 253, edebiyatın ve kitapların insan ruhuna sunduğu estetik zenginlikleri ele alan dinleme şiirinin tahlilidir.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Yazarlar, kaleme aldıkları öykülerle, romanlarla ve ürettikleri edebi dünyalarla okura dünyanın kapısını aralamıştır.
• 2. Öykü ve romanlar bize hayatı, insanı, sevgiyi, acıları, umutları ve toplumsal gerçekleri anlatırmış.
• 3. İnsan yanımız, kitaplardaki karakterlerle empati kurarak, yazarların düşünce dünyasından beslenerek ve estetik zevkler edinerek gelişmiştir.
• 4. "İnceldi beğenilerimiz" dizesiyle, okudukça sanat zevkimizin, estetik algımızın, hayata ve olaylara bakış açımızın daha nitelikli, seçkin ve zarif bir hale geldiği anlatılmaktadır.
• 5. Şaire göre yazarlar bize okumayı sevmeyi, hür düşünmeyi öğretmiş; kalıcı birer edebi miras ve kültürel aydınlık armağan etmiştir.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ: Konu: Kitapların, öykü ve romanların insan gelişimine katkısı. Ana Duygu: Kitaplara ve yazarlara duyulan minnet, okuma sevgisi.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Başlıklar): "Kitapların Kanatları", "Yazarların Mirası", "İncelen Beğeniler".
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK: İKNA ETME STRATEJİSİ VE GÜNLÜK TASARIMI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 254, öğrencilerin günü gününe tarih atarak kişisel yaşantılarını kaydetme becerisini (günlük türü) ölçer.
7. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Örnek Günlük Çıktısı):
Tarih: 20 Haziran 2026
Sevgili Günlük,
Bugün okulda Türkçe dersinde Faruk Nafiz Çamlıbel'in "San'at" şiirini okuduk ve er meydanında dövüşen zeybeklerin coşkusunu içimizde hissettik. Ardından arkadaşlarımızla "Buket Anlatıyor" çizgi romanından hareketle okulumuzun bahçesinde küçük bir şiir dinletisi düzenleme kararı aldık. İş bölümü yaparken teknik işleri üstlendim. Akşam eve döndüğümde odamdaki şövalenin başına geçip aldığım ilhamla küçük bir dağ resmi çizmeye başladım. Sanatla dolu, yorucu ama ruhumu dinlendiren harika bir cumartesi günüydü.
7. TEMA SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 259, 7. Tema sonu değerlendirme testinin ilk sayfasıdır ve doğrudan müzik dinlemenin nörolojik etkilerini inceleyen bilimsel bir metinle başlar.
• 1. Sorunun Cevabı: Müzik, eski çağlardan beri insanların iç dünyalarındaki derin duygularını, düşüncelerini ve coşkularını dışa aktarıp anlatmak amacıyla kullandıkları bir araçtır.
• 2. Sorunun Cevabı: Sevdiğimiz bir şarkıyı dinlemek, tıpkı sevdiğimiz bir yemeği yediğimizde olduğu gibi beyindeki ödüllendirme sistemini harekete geçirir ve "dopamin" adı verilen kimyasal maddenin salgılanmasını artırarak bize biyolojik bir zevk verir.
• 3. Sorunun Cevabı (Açıklayıcı Anlatım Örneği): "Beynimizde çok sayıda sinir hücresi bulunur. Bu hücreler arasında sürekli olarak bir iletişim vardır. Bu iletişim, hem elektriksel hem de kimyasal yollarla gerçekleşir. İletişimin kimyasal olarak gerçekleşmesinde birçok madde rol oynar. Bu maddelerden biri dopamindir."
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - B VE C BÖLÜMLERİ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 260'taki B bölümü metinlerdeki anlatım tekniklerini, C bölümü ise düşünceyi geliştirme yollarından örnekleme kullanımını ölçer.
B Bölümü Çözümü (Anlatım Biçimi Eşleştirme):
• (c) 1. "Şiir dediğin kafiye ile yazılır... Vezinsiz, kafiyesiz şiirin tadı tuzu olmaz." ➔ Tartışmacı Anlatım (Yazar yerleşik bir kanıyı çürütmeye çalışıyor).
• (ç) 2. "Kartal yuvasının kenarına kondu, düşünmeye başladı... Yeniden denize uçup..." ➔ Öyküleyici Anlatım (Olay akışı ve hareket vardır).
• (b) 3. "İhtiyar gibi bel vermiş bir çatı... duvarları parça parça tenekelerle kaplanmış..." ➔ Betimleyici Anlatım (Mekan kelimelerle resmedilmiştir).
• (a) 4. "Rüzgârlı Pazar. Mustafa Kutlu, bu kitabında yoksulluğu, sevgiyi..." ➔ Açıklayıcı Anlatım (Eser hakkında nesnel bilgi veriliyor).
C Bölümü Çözümü (Örnekleme İlişkisi):
• (✓) 1. "...elma, muz, portakal, mandalina gibi meyveleri..."
• (X) 2. Romanlar da hikâyeler gibi bir solukta okunabilir. (Karşılaştırmadır).
• (✓) 3. "...Alp Arslan, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman gibi nice kahramanlar..."
• (✓) 4. "...kalem, silgi, açacak gibi gereçleri..."
• (X) 5. Hep birlikte tahtadan, yuvarlak bir yer sofrasına otururduk. (Betimlemedir).
• (X) 6. Lisenin son sınıfından bu yana tam 21 yıl geçmiş. (Nesnel veridir).
• (✓) 7. "...Faruk Nafiz Çamlıbel, Ömer Bedrettin Uşaklı, Kemalettin Kamu gibi şairler..."
• (X) 8. Hayat uyku ile uyanıklık arasında dans eder. (Benzetmedir).
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR (1-7)
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 261'deki çoktan seçmeli soruların, ders kitabındaki orijinal şık verilerine tam sadık kalınarak yapılan gerekçeli çözümleri şu şekildedir.
• 1. Soru: Fabl, hikâye ve masal olay anlatımına dayalı hikâye edici türlerken, şiir coşku ve heyecanı dile getiren manzum bir türdür. Cevap D) Şiir seçeneğidir.
• 2. Soru: "Sabah altıda evden çıktım... Rıhtımda yürüdüm." parçasında yazar bizzat kendi başından geçen günü gününe yazılmış hissi veren anlık bir kesit sunduğu için anlatım türü C) Günlük şıkkıdır.
• 3. Soru: "Aydın; çevresini, toplumunu bilimsel yolda ışıklandıran... özretle aydın..." cümlesinde altı çizili sözcük özetleme bildirdiği için yerine B) kısaca zarfı getirilebilir.
• 4. Soru: B seçeneğindeki "Onları sevmek ve onlara hak ettiklerini vermek..." cümlesinde "Onları sevmek ve ona/onlara" yapısında herhangi bir bozukluk yoktur ancak diğer şıklar öge yönünden tamdır, anlatım bozukluğu içeren seçenek A'dır (Özne-Yüklem uyumsuzluğu). Cevap A şıkkıdır.
• 5. Soru: D şıkkında "İlgi ve alaka" gereksiz sözcük kullanımıdır. A şıkkında mantık hatası vardır. Hata içermeyen duru cümle B) Sana uzun bir mektup yazacağım. seçeneğidir.
• 6. Soru: "Sınıfta kaldığımı duyunca annemin etekleri zil çaldı." cümlesinde çok üzücü bir durum için çok sevinmek anlamına gelen deyim seçildiğinden hata C) Deyim yanlışlığı durumudur.
• 7. Soru: "fısıldadı" eylemi zaten alçak sesle yapılan bir iştir. Dolayısıyla C) III. (alçak sesle) grubu çıkarılırsa cümlenin duruluğu sağlanır, anlam bozulmaz.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - NİHAİ TEST SORULARI
• 8. Soru: II numaralı "Akademinin yaptığı tek şey Batı kopyası gençler yetiştirmek." cümlesinde ek-fiil eksikliğinden kaynaklanan yapısal bir uyuşmazlık ("yetiştirmektir" olmalıdır) mevcuttur. Cevap B) II. seçeneğidir.
• 9. Soru: "oysaki" bağlacı cümlenin akışını tam tersine çevirerek düşüncenin yönünü değiştirir. Tunç'un kurduğu "Bir çuval inciri berbat etti oysaki ona çok güvenmiştim." cümlesinde bu kural eksiksiz uygulanmıştır. Cevap A) Tunç seçeneğidir.
• 10. Soru: Kitap okuma oranı grafiğinde; Şiir (10), Kişisel Gelişim (10) ve Hikâye (15) sütunlarının toplamı 35 yapmaktadır. Şiir tek başına bu toplama eşit olamaz. Dolayısıyla D) Şiir kitaplarının okuma oranı, kişisel gelişim ve hikâye kitaplarının okuma oranının toplamına eşittir. yargısı grafik verilerine göre söylenemez.
ÜNİTE SONU BİLİM KOMPOZİSYONU ÇÖZÜMÜ:
AÇIK FİKİRLİLİK VE BİLİMSEL KUŞKU
Cenap Şehabettin'in belirttiği gibi, sanatta ve bilimde en güvenilir ilerleme yolu, insanın kendi ürettiği esere veya bilgiye karşı duyacağı yapıcı şüpheciliktir. Aziz Sancar fotoliyaz enzimini, Pastör ise kuduz aşısını bulurken mevcut kalıplarla yetinmemiş, "Daha doğrusu nasıl yapılabilir?" kuşkusuyla hareket etmişlerdir. Robot kolların, nanorobotların ve yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi de hep bu sorgulama basamaklarının birer ürünüdür. Bilim ve teknoloji üretirken ilk olarak açık fikirli olmalı, son olarak ulaştığımız verileri durmadan sınayarak insanlığın hizmetine sunmalıyız. Aklın aydınlığında yürütülen disiplinli çalışmalar, dünyamızı günden güne daha çiçekli ve yaşanabilir kılacaktır.
7. TEMA: ÜNİTE SONU KOMPOZİSYON YAZMA ALANI
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 263, 7. ünitede edinilen tüm estetik ve edebi kazanımların kompozisyon kurgusuyla özetlendiği geniş yazma alanıdır.
SANATTA GELİŞİMİN MOTORU: ŞÜPHE
Cenap Şehabettin'in de isabetle belirttiği gibi, bir sanatçının ulaştığı başarıyla yetinmeyip kendi eserinin güzelliğinden şüphe etmesi, sanatsal gelişimin en güvenilir yoludur. Kendini kusursuz gören, ürettiği her çizgiyi, her motifi veya her sülüs yazıyı mutlak mükemmellik olarak kabul eden bir sanatkâr, zamanla kendini tekrarlamaya ve gerilemeye mahkumdur. Sanat, sürekli bir arayış, yeni yollar açma ve kalıpları kırma sürecidir. Ressamın da dediği gibi "Her şey çok güçleşti özellikle resim yapmak." çünkü sanatçı kendinden öncekileri yinelememek umdesiyle hareket etmelidir. Sanatçı, fırçasını tuvale her vurduğunda "Daha iyisi, daha doğrusu nasıl olabilir?" şüphesini içinde taşımalıdır. Kendine karşı duyduğu bu yapıcı şüphecilik, sanatçıyı sıradanlıktan kurtarıp özgünlüğün şanlı zirvesine taşıyan en kutsal itici güçtür.
8. TEMA: BİLİM VE TEKNOLOJİ - NELER ÖĞRENECEKSİNİZ? PANELİ
• "Robotlar" metni işlendiğinde: Kelimeleri anlamlarına uygun kullanmayı, konuşmalarınızda uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanmayı, geçiş ve bağlantı ifadelerinin metnin anlamına olan katkısını değerlendirmeyi, metindeki iş ve işlem basamaklarını kavramayı öğreneceksiniz.
• "Akıl Aydınlığında" metni işlendiğinde: Hazırlıklı konuşma yapmayı, metinle ilgili soruları cevaplamayı, metnin içeriğine uygun başlık belirlemeyi, görsellerle ilgili soruları cevaplamayı öğreneceksiniz.
• "Pastör'ün Savaşı" metni işlendiğinde: Okuma stratejilerini kullanmayı, metnin içeriğine uygun başlık belirlemeyi, okuduklarınızla ilgili çıkarımlarda bulunmayı, hikâye edici metin yazmayı öğreneceksiniz.
• "Harezmî" metni işlendiğinde: Dinlediğiniz metne yönelik sorulara cevap vermeyi, dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini tespit etmeyi, metne yönelik farklı başlıklar önermeyi öğreneceksiniz.
8. TEMA: BİLİM VE TEKNOLOJİ - HAZIRLIK ÇALIŞMASI VE SESSİZ OKUMA
1. Soru Çözümü: Robotlar, önceden programlanmış komutlara göre belirli işleri otonom veya yarı otonom olarak yerine getirebilen mekanik ve elektronik düzeneklerdir. Sanayide, tehlikeli fabrikalarda, tıp alanında ameliyatlarda, tarımda, uzay araştırmalarında ve ev işlerinde (robot süpürgeler gibi) insan hayatını kolaylaştırmak amacıyla yaygın olarak kullanılırlar.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
1. ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ:
• algılayıcı: Fiziksel bir ortamı, sıcaklığı, ışığı veya engelleri fark edip elektronik sinyale dönüştüren cihaz, sensör. Cümle: Robot, önündeki kızılötesi algılayıcılar sayesinde engellerden kolayca kaçabiliyor.
• mekanik: Makinelerin yapımı, işleyişi ve hareket kuralları ile ilgilenen bilim veya parça bütünü. Cümle: Robot kolların mekanik parçaları geliştirildikçe daha hassas işler yapılabilecek.
• enstitü: Belirli bir bilim dalında araştırmalar yürüten akademik kuruluş, enstitü. Cümle: Günümüzde birçok üniversite ve enstitüde yapay zekâ araştırmaları sürmektedir.
• sınamak: Bir şeyin değerini, gücünü veya yeteneğini denemek, test etmek. Cümle: Araştırmacılar geliştirdikleri yapay zekâyı sınamak için satranç oyunundan yararlanıyorlar.
• koloni: Aynı türden canlıların bir arada iş birliği halinde yaşadığı topluluk. Cümle: Koloni hâlinde yaşayan karıncalar iş birliği yaparak devasa yuvalar kurarlar.
• kızılötesi: Gözle görülmeyen, dalga boyu kırmızı ışığın ötesinde olan ışın dalgası. Cümle: Akıllı robotlar engelleri çarpmadan algılamak için kızılötesi sistemler kullanır.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Robotlar günümüzde sanayide (otomobil fabrikalarında kaynak, boyama ve vidalamada), tarımda, tıpta, okyanus derinliklerinde, yüksek sıcaklıklarda ve havanın olmadığı gezegenlerdeki zor veya tehlikeli işlerde kullanılmaktadır.
• 2. Robotlar eğlence dünyasında özellikle amatör robotçuların tasarımları ve RoboCup gibi robot futbol takımlarının yarıştığı turnuvalarla yer almaktadır.
• 3. Bir robotun dışarıdan herhangi bir insan müdahalesi ve yönlendirmesi olmadan, kendi düşünme gücüyle kendiliğinden mantıklı hareket edebilme yeteneğidir.
• 4. Nanorobotlar çok küçük boyuttaki tıbbi veya sanayi işleri; makineleri, kumaşları, ozon tabakasını ve insan vücudunu içeriden onarmak amacıyla geliştirilmektedir.
• 5. Ülkemizde ODTÜ'de üretilen sürü robotları (Kobot), doğadaki karıncalardan esinlenerek tasarlanmış olup iş birliği yapabilme, çevresindeki engelleri ve sürüdeki diğer bireyleri ses veya kızılötesi yöntemlerle ayırt edebilme özelliğine sahiptir.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Robotların yapısı, kullanım alanları, yetenekleri, yapay zekâ, nanoteknoloji ve ülkemizdeki sürü robotu çalışmaları.
• Metnin Ana Fikri: Gelişen teknolojiyle birlikte yapay zekâ ve algılayıcı sistemlerle donatılan robotlar, insanların yapamadığı zor ve tehlikeli işleri üstlenerek hayatın her alanını kolaylaştırmaktadır.
4. ETKİNLİK, 5. ETKİNLİK, 6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK
4. ETKİNLİK (Metnin Özeti): Robotlar koşma, dans etme ve fabrikalardaki ağır işleri yapma yeteneğine sahip bilgisayar tabanlı makinelerdir. İnsan mühendislerin düş gücüyle tasarlanan bu araçlar, okyanus derinliklerinden uzay boşluğuna kadar zorlu alanlarda görev yaparlar. Sanayinin yanında tarım, tıp ve eğlence sektöründe de yer bulan robot teknolojileri, günümüzde yapay zekâ ve nanoteknoloji alanında ilerlemektedir. Ülkemizde de ODTÜ bünyesinde doğadan esinlenerek arama kurtarma işlerinde kullanılmak üzere "Kobot" adı verilen sürü robotları ve engelleri dokunarak öğrenen "Kurt" robotu üzerine başarılı çalışmalar yürütülmektedir.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Metindeki Bağlantı İfadeleri):
• "Çok zor ancak robotlar bunu gerçekleştirebilirler." (Düşüncenin yönünü olumludan olumsuza değiştirmiştir).
• "Yani çok zeki. Peki, bu kadar zeki olan robotun beyni var mı?" (Yeni bir açıklama ve sorgulama basamağına geçiş sağlamıştır).
• "Bir karınca tek başına güçlü değil. Ancak koloni hâlinde yaşayan karıncalar iş birliği yaparak..." (Zıtlık kurarak karıncaların sürü gücünü ön plana çıkarmıştır).
7. ETKİNLİK (Örnek Robot Üretim İşlem Basamakları):
1. İhtiyaç analizi yapılarak robotun yapacağı görevlerin ve mekanik sınırların belirlenmesi.
2. Robotun dış iskeletinin, motor yerleşimlerinin ve bilgisayar destekli 3 boyutlu tasarımlarının yapılması.
3. Çevreyi algılamayı sağlayacak kızılötesi ve ses ötesi sensör donanımlarının seçilmesi.
4. Robotun otonom hareket etmesini sağlayacak yapay zekâ ve elektronik beyin kodlamalarının tamamlanması.
5. Mekanik parçaların montajı, elektrik motorlarının bağlanması ve yazılımın sisteme yüklenerek test edilmesi.
8. ETKİNLİK: ROBOT SÜPÜRGE KULLANMA KILAVUZU ANALİZİ
8. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Hatalı/Eksik Uygulama Problemleri):
• Güvenlik ve Yaş Uyarılarına Uyulmaması: Kılavuzda 8 yaşından küçük çocukların süpürgeden uzak tutulması gerektiği belirtilmiştir. Bu kural ihlal edilirse çocukların güvenliği tehlikeye girebilir veya cihaza zarar verebilirler.
• Yan Fırçaların Ters veya Eksik Takılması: L (Sol) ve R (Right) harflerine dikkat edilmeden fırçalar kuvvetlice bastırılıp yerine oturtulmazsa, süpürge köşelerdeki tozları düzgün alamaz, temizlik planı aksar ve fırça motoru zorlanıp bozulabilir.
• Güç Kaynağı ve Akü Şarj Hataları: Akünün ilk kullanımda 120 dakika boyunca tam doldurulması gerektiği yazmaktadır. Şarj edilmeden erkenden çalıştırılırsa batarya ömrü kısalır. Ayrıca güç kaynağının önünde 1,5 metre, sağında ve solunda 0,5 metre boşluk bırakılmazsa süpürge şarj ünitesini bulamaz ve hafızasındaki temizlik haritasını tamamlayamaz.
• Kuru Toz Dışında Kullanım: Kılavuzda süpürgenin sadece kuru tozlar için olduğu, ıslak zeminlerde kullanılmaması gerektiği bildirilmiştir. Islak alanda çalıştırılırsa vakum motoruna su kaçarak kısa devreye ve cihazın tamamen yanmasına neden olur.
2. METİN: AKIL AYDINLIĞINDA - ŞİİR GÖVDESİ VE HAZIRLIK ÇALIŞMASI
1. Soru Çözümü: İnsanları diğer canlılardan ayıran en temel özellik; düşünebilme, akıl yürütebilme, neden-sonuç ilişkileri kurarak bilim ve teknoloji üretebilme yeteneğidir. Ayrıca insanoğlu dili, sanatı, kültürü geliştirerek ve emeğini kullanarak doğayı kendi ihtiyaçlarına göre dönüştürebilir.
Sayfa 275 Şiir Veri Özeti: Sayfa 275, insan aklının uçağı, kamyonu, treni nasıl yürüttüğünü ve işçilerin emeğiyle barajların suyla dolup elektriğin nasıl fışkırdığını coşkulu bir dille anlatan şiirin ilk iki bölümünü barındırır.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
1. ETKİNLİK SÖZLÜK MADDELERİ:
• Göğeren: Yeşeren, büyüyen, olgunlaşmaya başlayan bitki. Cümle: Akıl aydınlığında tarlalardaki göğeren başaklar tüm ovayı kapladı.
• Atlas: Üzerinde coğrafya haritalarını barındıran büyük kitap veya yüzey bütünlüğü. Cümle: Bilim insanları gökyüzü atlasına bakarak yeni gezegenler keşfediyorlar.
• Tutsak: Özgürlüğü elinden alınmış olan, esir. Cümle: Akıl sayesinde insanoğlu artık yeryüzünde tutsak kalmaktan kurtulmuştur.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Şair insan aklını "masmavi sonsuz bir denize" ve "sonsuz gökyüzüne" benzetiyor. Çünkü insan aklının sınırları yoktur, durmadan yeni ufuklara açılır ve keşifler yapar.
• 2. Şiirde insanların akıllarını kullanarak gemileri, kamyonları, trenleri ve uçakları hareket ettirdiklerinden; barajlar yapıp dağları oyarak elektrik ürettiklerinden ve uzay gemileriyle yıldızlara ulaştıklarından bahsediliyor.
• 3. İnsanın aklıyla ürettiği teknoloji ve uzay araçları sayesinde sadece Dünya'ya bağlı kalmadığını, evrenin derinliklerine açılarak sınırları aştığını anlatmak istemiştir.
• 4. Dünyanın, insanların harcadığı yoğun el emeği, zihin gücü ve çalışkanlığı sayesinde her geçen gün daha yaşanabilir, güzel ve bayındır bir hale geldiğini anlatmak istemiştir.
• 5. Evet, başlık çok uygundur. Ben olsaydım bu şiire "Aklın Sonsuz Sınırı" başlığını koyardım; çünkü şiir aklın insanlığın ufkunu nasıl aydınlattığını işlemektedir.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Şiirin Konusu: İnsan aklının gücü, medeniyete ve bilime olan katkıları, teknolojik gelişmeler ve uzay keşifleri.
• Şiirin Ana Duygusu: İnsan aklının muazzam üretim gücüne ve emeğe duyulan hayranlık, gelecek güzel günlere olan inanç ve gurur coşkusu.
4. ETKİNLİK: SİMİT VE PEYNİR'LE BİLİMINSANI ÖYKÜLERİ (AZİZ SANCAR)
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Çizgi Roman Değerlendirmesi):
"Simit ve Peynir'le Biliminsanı Öyküleri: Aziz Sancar" çizgi romanı, Nobel ödüllü bilim insanımızın çocukluk yıllarından itibaren bilime ve kitaplara duyduğu derin tutkuyu çok başarılı yansıtmaktadır. Karakterlerin (Simit ve Peynir) kendi aralarındaki "azık, kazık, hücre, DNA" diyalogları, ağır bilimsel terimleri çocukların anlayabileceği eğlenceli bir dile indirgemiştir. Görsel yorumcu; Aziz Sancar'ın eşeği Zeytingöz ile tarlalara gidip kimse onu rahatsız etmeden fen kitaplarına yoğunlaşmasını, hücre yapısını keşfetme merakını, İstanbul'da tıp fakültesini bitirip Mardin'de doktorluk yaparken "sadece bilinenleri uygulamakla yetinmeyip bilinmeyenleri keşfetmek için araştırmacı olmaya karar vermesini" kareler halinde akıcı bir biçimde iletmiştir. Görseller hem bilgilendirici hem de oldukça isteklendiricidir (motive edicidir).
ÇİZGİ ROMANIN DEVAMI: NOBEL'E UZANAN BİLİMSEL BAŞARI
Sayfa 279 Bilimsel Süreç Özeti:
• Mardin'de çalışırken çok sayıda guatr vakasıyla karşılaşan Aziz Sancar, kalıcı çözümler bulabilmek için Amerika'ya gitmeye karar verir.
• Laboratuvarda memeliler dışındaki canlıların DNA üzerindeki bozulmaları onardığı öne sürülen fotoliyaz enzimi üzerine yoğunlaşır.
• Fotoliyaz enzimi, ışığa tepki vererek canlıların DNA yapısında meydana gelen hasarları onarmaktadır. Sancar, "insan DNA'sının kendini nasıl onardığı anlaşılırsa kansere çare bulunabileceğini" düşünerek tam kırk yıl boyunca yılmadan çalışır.
• Kırk yılın sonunda hücrelerin morötesi ışınlardan zarar gören DNA moleküllerini nasıl onardığını haritalandırarak kanıtlar. Bu buluş kanser tedavisindeki ilaçların, insan vücudunun biyolojik saatine (uyanma/uyuma zamanlarına) göre en doğru zamanda uygulanmasını sağlayarak başarıyı artırır ve kendisine 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazandırır.
5. ETKİNLİK, 6. ETKİNLİK
6. ETKİNLİK (Şiirden Hareketle Örnek Öykü):
AKLIN IŞIĞINDA YENİ UFUKLAR
Küçük Ali, her akşam odasının penceresinden gökyüzü atlasına bakar, Samanyolu'ndaki yıldızları izlerdi. İnsan aklının masmavi sonsuz bir deniz gibi olduğunu düşünürdü. Bir gün büyüdüğünde, işçilerin ve mühendislerin emeğinden hız alan, kuyruğundan ateşler saçarak yeni dünyalar arayacak bir uzay gemisi tasarlamayı hayal ederdi. Annesi içeri girip çıt diye düğmeye basınca odası elektrik aydınlığıyla doldu. Ali, aklın aydınlığında okunan kitapların, evrenin gizemli büyücülerini korkutup kaçıracağını biliyordu. Yeryüzünde tutsak kalmamak, sofradaki ekmeği ve saksıdaki çiçeği daha güzel kılmak için aklını bilimle beslemeye o gece ant içti.
7. ETKİNLİK
7. ETKİNLİK CEVAPLARI (Sayfa 281'deki Blog Soruları):
1. Canan Dağdeviren, henüz beş yaşındayken dedesinin yirmi sekiz yaşındayken kalp yetmezliğinden vefat ettiğini öğrenmiş ve bu durumdan çok etkilenerek yirmi sekiz yaşına gelene kadar kalp hastalarının tedavisine yönelik çalışmalar yapmak adına kendi kendine söz vermiştir.
2. Pillerle çalışan tıbbi cihazlar yerine, kalbin üzerine yapıştırılabilen ve kalbin kendi atış enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilen pilsiz, giyilebilir bir kalp pili (çipi) icat etmiş; ayrıca cilt kanserini erkenden teşhis eden özel bir cihaz geliştirmiştir.
3. Günümüz Türk bilim insanlarına örnek olarak; yapay organ ve kök hücre alanında çalışan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu (tarihi başarıları), biyomedikal mühendisi Mehmet Toner veya kanser erken teşhis kitleri üreten genç Türk araştırmacılar sınıfta örnek gösterilerek tartışılabilir.
3. METİN: PASTÖR'ÜN SAVAŞI - HAZIRLIK VE GİRİŞ ANALİZİ
1. Soru Çözümü: İnsanoğlu hayatını kolaylaştırmak, hastalıkları önlemek ve zamandan tasarruf etmek için teknolojik aletler, yapay zekâ yazılımları, taşıtlar ve koruyucu aşılar icat etmektedir. Ben bir icat yapacak olsaydım, dünyadaki temiz su krizini tamamen çözecek, deniz suyunu anında ve çok düşük enerjiyle içme suyuna dönüştüren taşınabilir bir arıtma cihazı icat etmek isterdim.
Sayfa 282 Metin Analizi: Hikaye, uzun zaman önce Fransa'nın Jura Dağları bölgesindeki Dole kentinde sakinlerin başına dadanan kuduz bir kurt vakasıyla başlar. O dönem amansız olan bu hastalığa karşı bilinen tek çare ısırılan yeri kızgın demirle dağlamaktır ancak bu yöntem işe yaramamaktadır. Kentteki çocuklardan tir tir titreyen Louis Pastör, bu kudurmuş kurtlarla ömrü boyunca savaşacağına dair kendi kendine söz verir.
1. ETKİNLİK, 2. ETKİNLİK VE 3. ETKİNLİK
1. ETKİNLİK SÖZLÜK ÇAALIŞMASI:
• kuduz: Kuduz virüsünün yol açtığı, merkezi sinir sistemini bozan, salya saçma ve sudan korkmayla beliren amansız bir hastalık. Cümle: Kuduz kurt geceleri ortaya çıkıp ineklere ve koyunlara saldırıyordu.
• dağlamak: Yarayı veya ısırılan yeri mikrop kırması veya kanamayı durdurması için kızgın bir demir parçasıyla yakmak. Cümle: Eskiden amansız hastalıklara karşı bilinen tek çare yarayı kızgın demirle dağlamaktır.
• sicim: Genellikle ketenden yapılan ince ve güçlü ip veya yağmurun sicim gibi kesintisiz, düz hatlar halinde çok yoğun yağması durumu. Cümle: Çocuklar korkudan yorganın altında sicim gibi gözyaşı döktüler.
• şarbon: Özellikle sığırlarda, koyunlarda görülen ve insanlara da bulaşabilen ölümcül, bulaşıcı bir infeksiyon hastalığı. Cümle: Pastör, ineklerdeki şarbon hastalığına iyi gelecek koruyucu bir aşı geliştirmiştir.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Geceleri aniden ortaya çıkan bu kudurmuş hayvanın koyunlara, ineklere ve insanlara saldırarak amansız kuduz hastalığını bulaştırmasından dolayı korkuyorlarmış.
• 2. Kuduz hayvan tarafından ısırılan yeri, acı verici olmasına ve çoğu zaman işe yaramamasına rağmen kızgın demirlerle yakıp dağlayarak tedavi etmeye çalışıyorlarmış.
• 3. Çocukken Dole kentinde yaşanan kuduz kurt dehşetine tanık olmuş, korkudan ağlayan çocukları görüp "Ben bir gün bu kurdu yeneceğim" diyerek kendi kendine söz verdiği için çalışmaya başlamıştır.
• 4. Çünkü kuduz bir köpek tarafından tam on dört yerinden ısırılan küçük Joseph'i kızgın demirle dağlasalar acıdan ölecekti; herkes Pastör'ün aşı üzerinde çalıştığını işittiği için laboratuvara koştular.
• 5. Çünkü çocuklarının hiçbir şey yapılmazsa zaten öleceğini biliyorlardı; kızgın demir yerine Pastör'ün aşısının küçük de olsa kurtuluş yönünde hayati bir ümit olduğunu düşündüler.
3. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Louis Pastör'ün çocukluk anısından hareketle kuduz hastalığına karşı aşı geliştirme mücadelesi ve aşıyı ilk kez bir insan üzerinde denemesi.
• Metnin Ana Fikri: Bilim insanlarının kararlılığı, çocukluk idealine bağlılığı ve cesareti, insanlığın çaresiz kaldığı en amansız hastalıkların bile aşılmasını sağlayarak tıp tarihini değiştirir.
4. ETKİNLİK, 5. ETKİNLİK
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Hikâye Unsurları):
• Yer: Fransa'nın Jura Dağları bölgesi, Dole kenti, Pastör'ün araştırma laboratuvarı.
• Zaman: Uzun zaman önce, geçmiş zaman, 1885 yılının temmuz ayı.
• Kişiler / Varlıklar: Louis Pastör, kuduz kurt, Joseph Meister (ısırılan çocuk), çocuğun annesi ve babası, iki yardımcı doktor, kuduz köpek.
• Olay Örgüsü: Pastör'ün çocukluğunda kuduz kurdun kasabaya zarar vermesi ve aşıyı bulma yemini, büyüyüp şarbon aşısını bulması, Joseph'in köpek tarafından ısırılıp laboratuvara getirilmesi, risk alınarak aşının ilk kez bir insan üzerinde denenmesi ve çocuğun iyileşmesi.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Sorun ve Farklı Çözümler):
• Metndeki Sorun: Binlerce yıldır insan canını yakan, çaresi olmayan ve tek tedavisi kızgın demirle dağlamak olan ölümcül kuduz hastalığı.
• Farklı Çözüm Önerilerim: O dönem için kuduz riski taşıyan sahipsiz sokak hayvanlarının karantinaya alınabileceği güvenli alanlar kurulabilirdi veya yaraya kızgın demir basmak yerine enfeksiyonu yavaşlatacak şifalı otlardan kompres/temizlik karışımları denenebilirdi.
6. ETKİNLİK, 7. ETKİNLİK VE 8. ETKİNLİK: TARTISMA VE HIKÂYE YAZMA
• 1. "Eğer aşı bir işe yaramazsa durumumuz değişmeyecek ki!" (Durumun değişmemesi aşının işe yaramaması koşuluna bağlıdır).
• 2. "Eğer aşı işe yararsa kuduza çare bulmuş olacaksın." (Kuduza çare bulunması aşının işe yaraması şartına bağlıdır).
• 3. "Eğer küçük çocuğa uygulanacak olsa kuduzdan önce kızgın demirin acısından çocuk ölüp gidecekti..." (Çocuğun acıdan ölmesi tedavinin uygulanması koşuluna bağlanmıştır).
7. ETKİNLİK (Maksimum Ölçüt Puan Dağılımı):
• Konuya hâkim olma: 10 | Alınan: 10
• Savunma ve ikna kabiliyeti: 10 | Alınan: 10
• Karşıt düşünceyi çürütme kabiliyeti: 10 | Alınan: 10
• Konuyu metne bağlı kalmadan anlatma kabiliyeti: 10 | Alınan: 10
• Konuya uygun bir dille konuşma: 10 | Alınan: 10
• Beden dilini doğru kullanma: 10 | Alınan: 10
• Konuya uygun vurgu ve tonlama ile konuşma: 10 | Alınan: 10
• Konuyu belge ve kanıtlarla kanıtlama: 10 | Alınan: 10
• Konuya uygun anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları kullanma: 10 | Alınan: 10
• Zamanı, verilen süreye uygun kullanma: 10 | Alınan: 10
• TOPLAM PUAN: 100
8. ETKİNLİK (Örnek Kısa Öykü Taslağı):
ZAMANIN ÖTESİNDEKİ BULUŞ
Serim: Küçük köyünde gaz lambası ışığında çalışan mucit Ahmet, karanlık kış gecelerinde insanların evlerini ısıtacak temiz bir enerji kaynağı üzerinde kafa yoruyordu (Mekân: Köy, Zaman: Kış).
Düğüm: Köy halkı onun odasından yayılan elektronik tıkırtılara anlam veremiyor, "boş işlerle uğraşıyor" diyerek gülüyordu. Ahmet, pilsiz çalışan ve havadaki statik enerjiyi ısıya dönüştüren küçük bir cihaz yaptı ancak ilk denemede yüksek voltaj nedeniyle laboratuvarındaki tüm kablolar eridi, ümitleri sarsıldı.
Çözüm: Yılmadan, Aziz Sancar ve Pastör'ün sabrını örnek alarak sistemi yeniden kodladı. Cihazı çalıştırdığında köy odası sıcacık oldu ve köylüler Ahmet'in icat ettiği bu yerli cihazın insan hayatına sunduğu büyük yararı görerek onu alkışladılar.
4. METİN: HAREZMÎ (DİNLEME METNİ) - 2. ETKİNLİK, 3. ETKİNLİK, 4. ETKİNLİK VE 5. ETKİNLİK
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 290, cebirin babası Harezmî'nin insanlık ve bilim tarihine kazandırdığı matematiksel devrimleri ölçen dinleme etkinliklerini içerir.
2. ETKİNLİK CEVAPLARI:
• 1. Harezmî, bugün Özbekistan sınırları içinde yer alan, tarihi ve köklü bilim merkezlerinden biri olan Harezm (Hıve) bölgesinde doğmuştur.
• 2. Harezmî; matematik, astronomi (gök bilimi), coğrafya ve haritacılık alanlarında dünya çapında çığır açan çok önemli çalışmalar yapmıştır.
• 3. Astronomi alanında, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini gözlemlemiş, güneş ve ay tutulmalarını hesaplayan tablolar (tıbbi/gök bilimsel cetveller) hazırlamış ve usturlabın kullanımı üzerine eserler yazmıştır.
• 4. Avrupa, bugün kullandığımız 1'den 9'a kadar olan Hint sayı sistemini ve Harezmî'nin dünyaya tanıttığı sıfır (0) rakamını ancak 12. yüzyıldan sonra Arapça eserlerin tercüme edilmesiyle kullanmaya başlamıştır.
• 5. Çünkü o, dönemindeki hiçbir bilginin cesaret edemediği matematiksel boşluğu fark etmiş; cebir bilimini kurmuş, algoritma mantığını geliştirmiş ve sıfırı sayısal bir değer olarak sisteme oturtarak çağının fersah fersah ötesine geçmiştir.
3. ETKİNLİK CEVAPLARI (Öğrenci Soruları):
• 1. Soru: "Algoritma" kelimesi nereden gelmektedir? Cevap: Harezmî'nin isminin Avrupalılarca "Algoritmi" şeklinde telaffuz edilmesinden türemiştir.
• 2. Soru: Harezmî hangi büyük kütüphanede yöneticilik yapmıştır? Cevap: Bağdat'taki meşhur Bilgelik Evi'nde (Beytülhikme) görev yapmıştır.
• 3. Soru: Cebir kelimesinin kökeni nedir? Cevap: Kitabındaki "El-Cebir" (yeniden düzenleme, birleştirme) ifadesinden doğmuştur.
4. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ:
• Metnin Konusu: Büyük Türk-İslam bilgini Harezmî'nin hayatı, matematik ve astronomi alanındaki buluşları ile sıfır rakamını bilme kazandırması.
• Metnin Ana Fikri: Harezmî'nin sıfır rakamını ve cebir bilimini dünyaya kazandırması, bugünkü bilgisayar teknolojilerinin ve pozitif bilimlerin temelini atan en büyük matematiksel devrimdir.
5. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Yeni Başlık): "Sıfırın Kaşifi Harezmî" veya "Cebirin Ulu Babası".
6. ETKİNLİK VE 7. ETKİNLİK
7. ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ (Örnek Bilgilendirici Metin):
MATEMATİĞİN SESSİZ GÜCÜ: SIFIR
Günlük hayatımızda sıfır (0) kelimesi genellikle "yokluk, değersizlik" anlamlarında kullanılsa da matematik biliminde tam tersine düzeni kuran, sayılara değer katan en kritik basamaktır. Harezmî, sıfırı Hint sisteminden alıp işlevsel bir rakam olarak konumlandırmasaydı, bugün ne devasa barajların mühendislik hesapları yapılabilir ne de cep telefonlarımızdaki yapay zekâ kodlamaları üretilebilirdi. Çünkü dijital teknolojinin temeli 1 ve 0'lardan oluşan ikili sayı sistemine dayanır.
Tablo: Sayı Sistemlerinin Gelişim Evreleri
• Sıfırsız Dönem (Roma Rakamları): İşlem yapmak imkansızdı, basamak yoktu.
• Harezmî Dönemi (Cebir ve Sıfırın Girişi): Dört işlem kolaylaştı, basamak değeri geldi.
• Çağdaş Dönem (Algoritma ve Dijital Kod): 0 ve 1 ile tüm bilgisayarlar çalıştırıldı.
Sonuç olarak sıfır, yokluğun değil, bilimsel varoluşun ve teknolojinin en büyük dermanıdır.
8. TEMA SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - A BÖLÜMÜ
Öğretmen Notu / Çözüm: Sayfa 295, Ümit Uncu'nun "Var mı?" adlı felsefi şiirinin anlamsal tahlil sorularını barındırır.
• 1. Sorunun Cevabı: İnsanoğlunun icat ettiği mercekler küçüğü büyütmeye, büyüğü ise küçültmeye yaramış; deniz altından üstünü gösteren aynalar ise insan gözünün sınırlarını aşarak göremediği gizemli yerleri görmesini sağlamıştır.
• 2. Sorunun Cevabı:
* Kâşif: Bilinmeyen bir yeri, ülkeyi veya coğrafyayı ilk kez bulan, keşfeden kimse. Cümle: Kristof Kolomb tarihi deniz seferleriyle yeni kıtalara açılan ünlü bir kâşiftir.
* Mucit: Daha önce var olmayan, bilinmeyen yeni bir buluşu, aleti veya cihazı akıl gücüyle icat eden kimse. Cümle: Louis Pastör, insanlığı kurtaran kuduz aşısını bularak tıp tarihine geçmiş büyük bir mucittir.
• 3. Sorunun Cevabı: Hayır, her yeni şey dünya için her zaman olumlu olmamıştır. Şiirde de belirtildiği gibi insanoğlu ok ve yayla yetinmemiş, savaşlarına barut eklemiş, içindeki hırs, tamah ve acımasızlıkla sırtında yüzyıllarca büyük bir huzursuzluk ve yıkım taşımıştır.
• 4. Sorunun Cevabı: Uzay çalışmaları kapsamında; yapay uyduların dünya yörüngesine fırlatılması, Ay'a ayak basılması, Mars'a robot araştırma araçlarının gönderilmesi ve uluslararası uzay istasyonunda astronotların yaşayarak dünyaya el sallaması örnek gösterilebilir.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - B BÖLÜMÜ / ANLAMSAL CÜMLE İLİŞKİLERİ
B Bölümü Çözümü (Anlamsal İlişki Eşleştirme):
• (b) 1. Yollar kapalı olduğu için köyden ayrılamamış. ➔ Neden-sonuç ilişkisi (Ayrılamamasının gerekçesi yolların kapalı olmasıdır).
• (a) 2. Sesini fazla açmadan müzik dinleyebilirsin. ➔ Koşul cümlesi (Müzik dinlemesinin şartı sesini fazla açmamasıdır).
• (b) 3. Yağmur yağınca piknik ertelendi. ➔ Neden-sonuç ilişkisi (Ertelenme gerekçesi yağmurun yağmasıdır).
• (c) 4. İlaç almak için nöbetçi eczane arıyordu. ➔ Amaç-sonuç ilişkisi (Eczane arama amacı ilaç almaktır).
• (a) 5. İki gün sonra getireceksen kitabı veririm. ➔ Koşul cümlesi (Kitabı vermesinin şartı iki gün sonra getirilmesidir).
• (a) 6. Sınavı kazanırsam tatile gideceğiz. ➔ Koşul cümlesi (Tatile gitme şartı sınavın kazanılmasıdır).
• (c) 7. Sağlığını korumak için spor yapıyordu. ➔ Amaç-sonuç ilişkisi (Spor yapma amacı sağlığını korumaktır).
• (b) 8. Sana baktıkça gençliğimi hatırlıyorum. ➔ Neden-sonuç ilişkisi (Hatırlama işi bakma eylemine dayalı gerekçelendirilmiştir).
KAHVE MAKİNESİ SIRALAMA ETKİNLİĞİ VE TEST SORULARI (1-2)
C Bölümü Çözümü (İş ve İşlem Basamakları Sıralaması):
1. (c) Fişi prize takınız.
2. (e) Su haznesine su ekleyiniz.
3. (f) Pişirme haznesine kahveyi koyunuz.
4. (g) Pişirme haznesini makineye yerleştiriniz.
5. (d) Açma-kapama düğmesine basınız.
6. (b) Kullanacağınız fincanın büyüklüğüne göre ön panoda bulunan küçük, orta veya büyük fincan düğmelerine basınız.
7. (a) Yapacağınız kahve miktarına göre ön panoda bulunan tek kişilik veya çift kişilik düğmelerine basınız.
8. (ç) Makinenin bitiş uyarısıyla kahvelerinizi fincanlarınıza boşaltınız.
ÇOKTAN SEÇMELİ TEST CEVAPLARI:
• 1. Soru: "Kapalı Çarşı'nın... gizemli tarafları tablolaştırır... başka bir deyişle çarşının yerlileri sanatçının tuvallerinde tanırlar mekânlarını..." cümlesinde anlamı pekiştirmek ve aynı durumu farklı kelimelerle açıklamak için boşluğa A) Başka bir deyişle getirilmelidir.
• 2. Soru: Parçada yeşil tahtadan sandık, rıhtım (Mekân), sandığı açma, kaşağıyı kapıp Tosun'un yanına koşma (Olay örgüsü), anlatıcı ve anne (Şahıs kadrosu) unsurları vardır; fakat olayın geçtiği yüzyıl veya saat dilimi yani D) Zaman ögesi parçada yoktur. Cevap D şıkkıdır.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME - TEST SORULARI (3-7)
• 3. Soru: Metinde bilim dergilerinin bilimsel çalışmadaki yeri, araştırmacılar arasındaki iletişimi kurmadaki rolleri ve önemine değinilmiştir. Dolayısıyla parçanın konusu B) Bilim dergilerinin önemi seçeneğidir.
• 4. Soru: "Evet, cildimizin %50 oranında su barındırdığı bir gerçek ancak bu oran, yaş ve cinsiyete göre değişebiliyor." açıklaması, doğrudan C) Gerçekten de derimizde büyük ölçüde su bulunuyor mu? sorusuna karşılık verilmiş nesnel bir yanıttır.
• 5. Soru: D şıkkındaki "Çalışmayı bitiriyoruz, ilk olarak bir prova daha yapalım." cümlesinde, eylem sonlandırılırken başlangıç bildiren "ilk olarak" bağlantı ifadesinin seçilmesi anlamsal olarak yanlıştır ("son olarak" gelmeliydi). Cevap D şıkkıdır.
• 6. Soru: Metinde manolya ağacı, panjurları solmuş kırık ve korkutucu ev unsurları okurun gözünde canlanacak ve izlenim bırakacak şekilde nitelikleriyle verildiğinden anlatım biçimi C) Betimleme açıklaması içeren şıktır.
• 7. Soru: "alçak sesle" söz grubu ile "fısıldadı" kelimesi aynı cümlededir. Fısıldamak zaten alçak sesle yapılan bir iş olduğundan, duruluğu sağlamak adına C) III. (alçak sesle) ifadesi çıkarılırsa cümlenin anlamı bozulmaz.

Öğrenci Çözümleri ve Soruları
Bu sayfa için henüz çözüm veya soru eklenmemiş.
"Çalışma Masam" sekmesinden ilk çözümü paylaşarak arkadaşlarına katkıda bulunabilirsin!